Sınav notu: Prosthetic Dentistry I
Mandibula hareketleri, dişsiz hastanın değerlendirilmesi, protez öncesi hazırlık, teşhis ölçüleri ve çeneler arası ilişkiler; 13 şekil, 60 hatırlatma kartı, 25 soru
Prosthetic Dentistry I · Üsküdar Üniversitesi · Diş Hekimliği
Bu not, Prosthetic Dentistry I dersinin beş sunumunu (246 slayt) sınav önceliğine göre özetler. Her bölüm "Sınavda çıkabilecekler" kutusuyla başlar; sayılar, sınıflamalar ve sıralamalar kalın yazıldı. Önce kutuları ve şekilleri çalışın, sonra tabloları ezberleyin; en sonda son tekrar tablosu, hatırlatma kartları ve 25 soruluk deneme sınavı var.
1. Movements of the Mandible — Mandibula hareketleri, artikülasyon ve tam protez okluzyonu
Kaynak slaytlar: 1–107
- Saf menteşe (rotasyon) açılması ≈20–25 mm, maksimum açma 40–45 mm (slayt 36'da 4–6 cm). Rotasyon alt, translasyon üst eklem boşluğunda olur.
- Çalışan ve dengeleyen taraf: çalışan kondil döner (+ Bennett hareketi), dengeleyen kondil öne-aşağı-içe kayar. Bennett açısı ort. 15° (10–20°), immediate side shift 1–4 mm, Fischer açısı ≈5°.
- Sagittal (protrusiv) kondil yolu eğimi 30–40°, ort. 33°; kesici rehberliği (doğal dişlerde ≈40°); overbite ↑ → rehberlik dikleşir, overjet ↑ → yatıklaşır.
- Posselt zarfı: posterior, anterior ve üst temas sınırı, fonksiyonel hareket. Sentrik kayma 1–1,25 mm, point centric ≈%10, istirahat aralığı 2–4 mm; Gothic arch'ın tepesi = CR.
- Kısaltmalar: CR, RCP, ICP, PP, EEP, MP, MMO, LC, EC.
- Hanau's Quint (5 faktör): kontrol eden faktörler (kondil = posterior, kesici = anterior), Thielemann formülü. Yalnız kondil yolu eğimi değiştirilemez.
- Camper düzlemi (ala–tragus), Frankfurt düzlemiyle 10–15° açı yapar; mum duvar kuralları; Spee, Wilson ve Monson eğrileri.
- Bilateral dengeli okluzyon ve lingualize okluzyon (endikasyon, dezavantaj); üç nokta teması; destek ve yönlendirici tüberküller; Christensen fenomeni.
1.1 Doğal dişler ile tam protez dişleri neden farklı davranır?
Tam protezde bütün dişler kaideyle birlikte tek blok hâlinde hareket eder ve periodonsiyum yoktur. Bu yüzden doğal dişlenmede gerekmeyen kurallar (bilateral denge gibi) tam protezde zorunlu hâle gelir.
| Özellik | Doğal dişler | Tam protez dişleri |
|---|---|---|
| Hareket | Her diş bağımsız hareket eder | Hepsi kaideyle grup hâlinde hareket eder |
| Erken temastan korunma | Periodonsiyumdan gelen proprioseptif geri bildirim erken teması önler | Bu mekanizma yoktur |
| Maloklüzyon | Yıllarca sorun çıkarmayabilir | Hemen sorun çıkarır |
| Dikey kuvvetler | İyi tolere edilir | Tolerans belirgin şekilde sınırlı |
| Bilateral denge | Gerekli değil | Şart |
| İkinci büyük azı | Etkin çiğneme için gerekli | Bu bölgedeki aşırı kuvvet kaide distorsiyonuna yol açabilir |
1.2 Pozisyonlar, düzlemler ve eksenler
- 4 mandibular pozisyon: istirahat (rest) pozisyonu, sentrik okluzyon, sentrik ilişki (centric relation, CR), sentrik okluzal ilişki (centric occlusal relation).
- 3 düzlem: sagittal, frontal, horizontal (transverse). Mandibula hareketi tek yönlü değildir; tüm düzlemlerde birleşik ve karmaşıktır.
- Eksen (axis): bir cismin etrafında döndüğü düz çizgi. Rotasyon: bir eksen etrafında dönme.
- Tam protez yapımında referans pozisyonlar: CR, maksimum interkuspal pozisyon (MIP), postural (istirahat) pozisyon.
- Mandibula hareketini anlamak için 5 faktör (slayt 20): 1) başlangıç pozisyonu (CR), 2) hareket tipi (rotasyon / translasyon), 3) hareket yönü (sagittal / frontal / horizontal), 4) hareketin derecesi, 5) hareketin klinik olarak saptanabilirliği.
- Terminal menteşe ekseni (terminal / transverse hinge axis): iki kondil de CR'deyken iki kondil merkezinden geçen menteşe eksenidir; mandibulanın bu andaki konumu terminal menteşe ekseni pozisyonudur. Menteşe ekseni (hinge axis): iki kondilin translasyon yapmadan etrafında döndüğü teorik eksen.
| Rotasyon ekseni | Hareketin düzlemi | Ne olur? | Tek başına oluşur mu? |
|---|---|---|---|
| Horizontal (transvers) eksen | Sagittal | Açma-kapama; CR'de iki kondil merkezinden geçer = terminal menteşe ekseni, saf rotasyon | Evet (ilk 20–25 mm) |
| Frontal (vertikal) eksen | Horizontal | Bir kondil terminal menteşe konumundan öne çıkar, diğeri yerinde kalır; eminens eğimi ekseni yatırır | Hayır |
| Sagittal (ön-arka) eksen | Frontal | Bir kondil aşağı iner, diğeri terminal menteşe konumunda kalır | Hayır |
Sagittal eksen slaytı (22) ve "Translational movement" slaytı (24) yanlışlıkla frontal eksenin metnini tekrarlıyor. Sagittal eksen rotasyonunda bir kondil aşağı iner (öne değil). Ayrıntı için "Slayt notları ve düzeltmeler" bölümüne bakın.
1.3 Rotasyon ve translasyon: ağız açmanın iki evresi
| Rotasyon (menteşe, hinge) | Translasyon (kayma, sliding) | |
|---|---|---|
| Nerede olur? | TME'nin alt eklem boşluğunda (kondil–disk) | Üst eklem boşluğunda (disk–artiküler eminens); kondil temporal kemiğin eklem yüzeyleri üzerinde kayar |
| Tanım | Sabit bir eksen etrafında dönme | Cismin bütün noktaları aynı yönde ve aynı hızda yer değiştirir; mandibula bir bütün olarak yer değiştirir |
| Ağız açıklığı | Kapalı konumdan ≈20–25 mm'ye kadar saftır | 20–25 mm'den sonra rotasyona eklenir → maksimum 40–45 mm |
| Hangi hareketlerde? | Yalnız ilk 20–25 mm'lik açılmada | İlk 20–25 mm'lik açılma dışındaki bütün hareketlerde |
Açma, kapama, protrüzyon, retrüzyon ve lateral hareketlerin hepsine birden eksantrik (non-centric) hareketler denir. Gerçek hayatta mandibula hareketleri karmaşıktır; rotasyon ve translasyon genellikle birlikte olur.

Şekli nasıl okumalı: Üstteki slayt görselindeki kırmızı ve mavi çerçeveler eklem bölgelerini işaretliyor; alttaki büyütmelerde bu bölgeleri yakından görüyorsunuz. 1 numarada kondil fossanın içinde kalarak yalnızca döner (kırmızı dairesel ok); bu, ilk ≈20–25 mm'lik saf menteşe açılmasıdır. 2 numarada kondil artiküler eminensin altına öne-aşağı kaymıştır (kırmızı düz ok), yani rotasyona translasyon eklenmiştir. Şekil, "açılmanın ilk kısmı saf rotasyon, geri kalanı rotasyon + translasyon" kuralını gösteriyor.
- "Rotasyon üst eklem boşluğunda olur" yanlış: rotasyon alt, translasyon üst eklem boşluğunda olur.
- "Translasyon yalnız protrüzyonda görülür" yanlış: ilk 20–25 mm hariç bütün hareketlerde görülür.
- 20–25 mm (saf rotasyonun sınırı) ile 40–45 mm (maksimum açma) karıştırılmamalı.
1.4 Protrüzyon, retrüzyon ve lateral hareketler
- Protrüzyon: mandibulanın öne hareketi. Kondil terminal menteşe konumunu geçince artiküler eminens boyunca ilerler. CR'den itibaren izlenen yola protrusiv kondil yolu, oluşan açıya protrusiv kondil yolu açısı denir: 30–40°. Görevi: lokmayı kavramak ve kesmek.
- Retrüzyon: mandibulanın geriye hareketi; iki yolla olur: 1) retraktör kasların istemli kasılmasıyla (ör. temporal kasın posterior lifleri), 2) hekimin çeneden mandibulayı geriye itmesiyle (pasif manipülasyon).
- Lateral hareketler (lateral excursions): mandibulanın orta hattan sağa veya sola uzaklaşması. Görevi: büyük lokmaları öğütmek.
- Çalışan taraf (working side): mandibulanın hareket ettiği yöndeki ark yarısı; bu taraftaki kondil = çalışan kondil.
- Dengeleyen taraf (non-working, balancing side): hareket yönünün karşısındaki ark yarısı; bu taraftaki kondil = dengeleyen kondil.
- Normal açma-kapamada iki kondil yaklaşık simetrik hareket eder; lateral harekette farklı yollar izler.
| Çalışan (working) kondil | Dengeleyen (non-working) kondil | |
|---|---|---|
| Hareket | Esas olarak rotasyon + hafif lateral kayma | Öne + aşağı + içe (medial) kayma |
| Hareket tipi | Rotasyon + (az) translasyon | Yalnız translasyon (kayma) |
| İlgili terim | Bennett hareketi (laterale ve yukarı / aşağı / geriye kayabilir) | Bennett açısı (horizontal düzlemde), Fischer açısı (sagittal düzlemde) |

Şekli nasıl okumalı: Mandibulaya üstten bakıyorsunuz; ön dişler aşağıda ve hareket hastanın soluna doğru. 1 numaralı dengeleyen kondil öne-aşağı-içe kayar; kırmızı ok bu yolu, siyah kesikli çizgi sagittal referansı, aradaki sarı yay Bennett açısını (≈15°) gösterir. 2 numaralı çalışan kondil esas olarak yerinde döner (kırmızı dairesel ok) ve hafifçe laterale kayar (sarı ok); bu kayma Bennett hareketidir. Şekilden, Bennett açısının dengeleyen tarafa, Bennett hareketinin ise çalışan tarafa ait olduğunu görebilirsiniz.
1.5 Kondil ve kesici rehberliği: açılar ve sayılar
Kondil rehberliği TME anatomisiyle belirlenir. Diş kaybından doğrudan etkilenmez, aynı hastanın sağ ve sol tarafında farklı olabilir. İki grupta değerlendirilir: sagittal kondil yolu eğimi (protrusiv kondil yolu) ve lateral kondil rehberliği (Bennett açısı). Kondil yolu eğimleri morfolojik değerlerdir; sabit kabul edilir, dişler olsun olmasın vardır ve ömür boyu değişmez.
| Kavram | Tanım | Değer |
|---|---|---|
| Protrusiv (sagittal) kondil yolu eğimi | Protrüzyonda kondilin izlediği yol ile yatay referans düzlem arasındaki açı; CR'den protrüzyona giderken değerlendirilir; esas olarak artiküler eminens eğimi belirler | 30–40°, ort. ≈33° |
| Etkileyen faktörler | TME'nin kemik anatomisi, mandibula kaslarının aktivitesi, hareketi yönlendiren ve sınırlayan ligamanlar | — |
| Lateral kondil yolu eğimi / Bennett açısı (progressive side shift) | Lateral harekette dengeleyen kondilin yolu ile sagittal düzlem arasındaki açı; horizontal düzlemde görülür, dengeleyen tarafta oluşur | 10–20°, ort. 15° |
| Immediate side shift | Lateral harekette mandibula kitlesinin topluca laterale kayması | 1–4 mm |
| Bennett hareketi | Çalışan kondilin lateral ve üç boyutlu kayması: laterale + yukarı, laterale + aşağı ya da laterale + geriye | — |
| Fischer açısı | Protrusiv kondil yolu ile dengeleyen kondil yolunun sagittal izdüşümü arasındaki açı; sagittal düzlemde değerlendirilir. Dengeleyen kondil lateral harekette protrüzyondakinden daha dik iner | ≈5° |
| Kesici rehberlik eğimi | Protrüzyonda alt kesicilerin izlediği yol ile yatay referans düzlem arasındaki açı; doğal dişlerde üst ön dişlerin palatal yüzleri yönlendirir | Doğal dişlerde ≈40° (slayt 77); slayt 29: ≈10° |
Şekli nasıl okumalı: (a) panelinde yandan bakıyorsunuz: kırmızı ok protrüzyondaki kondil yolu; yatay referansla yaptığı sarı açı ≈33°'dir. Mavi kesikli ok, dengeleyen kondilin lateral harekette izlediği daha dik yoldur; iki ok arasındaki küçük mor açı Fischer açısıdır (≈5°). (b) panelinde üstten bakıyorsunuz: dengeleyen kondilin yolu sagittal referansla Bennett açısını (≈15°) yapar, çalışan kondil ise döner ve laterale kayar. Hangi açının hangi düzlemde ölçüldüğünü buradan ezberleyin: kondil yolu ve Fischer sagittalde, Bennett horizontalde.
Kesici rehberliği (incisal guidance): mandibulanın protrüzyonunda oluşan ön rehberliktir; alt kesici kenarlarının üst kesicilerin palatal yüzleri boyunca izlediği yoldur. Anterior kontrol faktörüdür. Etkileyen faktörler: overjet (yatay örtüşme), overbite (dikey örtüşme), üst ön dişlerin palatal eğimi ve morfolojisi. Kondil rehberliğinden farkı: hekim, yapay ön dişlerin dizimiyle bu açıyı değiştirebilir.
| Değişiklik | Kesici rehberliği | Protrüzyonda arka dişler | Dengeli artikülasyon için |
|---|---|---|---|
| Overbite ↑ | Dikleşir | Daha çok ayrılır | Daha dik tüberkül eğimi gerekebilir |
| Overjet ↑ | Yatıklaşır | Daha az ayrılır | Daha yatık tüberkül yeterli olabilir |
Şekli nasıl okumalı: Her panelde kırmızı ok alt kesici kenarının izlediği yolu, sarı kesikli dik üçgen ise overbite (OB, dikey kenar) ve overjet (OJ, yatay kenar) değerlerini gösterir; θ açısı kesici rehberliğidir. (b) panelinde yalnız OB artmış ve ok dikleşmiş; (c) panelinde yalnız OJ artmış ve ok yatıklaşmış. Kabaca θ'yı OB/OJ oranı belirler: OB rehberliği dikleştirir, OJ yatırır.
- Bennett hareketi → çalışan kondil, mm cinsinden lateral kayma. Bennett açısı → dengeleyen kondil, derece, horizontal düzlem.
- Fischer açısı sagittal düzlemde: protrusiv kondil yolu ile dengeleyen kondil yolunun sagittal izdüşümü arasındaki ≈5°.
- Kondil yolu eğimi hastaya aittir, diş kaybıyla değişmez; kesici rehberliğini hekim değiştirir.
- Slaytlarda kesici rehberliği için iki ayrı değer var: slayt 29'da ≈10°, slayt 77'de doğal dişlerde ≈40°. Soru "doğal dişlenme" diyorsa 40°.
33 – 15 – 5 – 1-4: sagittal kondil yolu ≈33°, Bennett açısı ≈15°, Fischer açısı ≈5°, immediate side shift 1–4 mm. "OB dikleştirir, OJ yatırır."
1.6 Christensen fenomeni
Protrüzyonda kondil eminens boyunca öne-aşağı iner, ön dişler ise uç uca temas eder. Bu nedenle arka dişler arasında önden arkaya doğru genişleyen kama şeklinde bir aralık oluşur; buna Christensen fenomeni denir (slayt 71). Mum duvarlarda da protrüzyonda arka bölgede aralık açılır.

Şekli nasıl okumalı: Profil çizimde ön dişler uç uca temasta (yeşil daire, 3), kondil ise eminens boyunca öne-aşağı inmiş (kırmızı ok, 1). Kondilin inişi arka bölgeyi daha çok açtığı için arka dişler arasında önden arkaya genişleyen kama şeklinde aralık oluşur (2, çift ok). Tam protezde bu aralık kapanmazsa protez devrilir; kompansasyon eğrisi ve uygun tüberkül eğimiyle protrüzyonda üç nokta teması korunur.
Slayt 26 Christensen fenomenini "retrüzyonda" diye tanımlıyor; bu hatalı. Fenomen protrüzyonda oluşur (slayt 71 de böyle diyor).
1.7 Sınır hareketleri: Posselt zarfı
Posselt'in hareket zarfı (envelope of motion), mandibula hareketinin üç boyutlu sınırlarıdır. Alt kesici noktasının (iki alt santral kesicinin ortası) hareketi izlenerek kaydedilir. Hareketin dış sınırlarına sınır hareketleri (border movements) denir. Bu hareketleri ligamanlar, TME anatomisi, kaslar ve diş temasları sınırlar. Zarf sagittal, frontal ve horizontal düzlemlerde incelenir.
| Kısaltma | Açılımı | Anlamı |
|---|---|---|
| CR | Centric Relation | Diş temasından bağımsız maksillomandibular ilişki |
| RCP | Retruded Contact Position | Mandibula CR'de kapanırken oluşan ilk diş teması |
| ICP | Intercuspal Position | Dişlerin maksimum interkuspidasyon konumu (= MIP) |
| PP | Postural Position | Mandibulanın fizyolojik istirahat konumu |
| E–E / EEP | Edge-to-Edge Position | Üst ve alt ön dişlerin kesici kenarlarının karşılaştığı konum |
| MP | Maximum Protrusion | Mandibulanın en ön konumu |
| MO / MMO | Maximum Mouth Opening | Ağız açılırken ulaşılan en alt konum |
| LC | Lateral Contact | Lateral harekette diş teması |
| EC | Edge-to-Edge Contact | Lateral harekette uç uca diş teması |
Sagittal düzlemde sınır ve fonksiyonel hareketler: posterior sınır, anterior sınır, üst (superior) temas sınırı ve fonksiyonel hareket.
- Posterior sınır hareketi: iki evre
- Evre 1, terminal menteşe hareketi: kondiller CR'dedir; mandibula kondil translasyonu olmadan saf rotasyonla açılır; hareket terminal menteşe ekseni etrafında olur. Mandibula farklı kondil konumlarında da yalnız rotasyonla açılabilir, ancak bu konumlar tekrarlanması zor konumlardır; tekrarlanabilir menteşe hareketi yalnız kondiller CR'deyken elde edilir.
- Evre 2, rotasyon + translasyon: ≈20–25 mm interinsizal açıklıktan sonra saf rotasyon biter; kondiller artiküler eminens boyunca öne ve aşağı kayar. Bu evrede mandibulayı sfenomandibular ligaman stabilize eder. Kondil öne-aşağı giderken mandibulanın ön kısmı geriye-aşağı hareket eder. Maksimum açmayı kapsüler ligaman sınırlar: 4–6 cm.
- Anterior sınır hareketi: maksimum açıklıktan (MMO) maksimum protrüzyona (MP) uzanır; mandibula yukarı ve öne hareket eder. Lateral pterygoid kaslarının alt başları kondilleri önde tutar. Maksimum açıklıkta kondiller önde ve aşağıdadır ama maksimum protrusiv konumda olmak zorunda değildir. MP'ye giderken hareket esas olarak rotasyondur, kondiller hafifçe geriye kayar. Stilomandibular ligaman aşırı protrüzyonu sınırlar.
- Üst temas sınırı hareketi: ligamanlar değil diş temasları belirler; dişlerin okluzal yüzeylerini izler. Yolunu etkileyenler: CR ile MIP arasındaki ilişki, arka dişlerin tüberkül eğimleri, ön dişlerin overbite ve overjet değeri, üst ön dişlerin lingual morfolojisi, genel çeneler arası ilişkiler.
- CR'de bir veya birkaç diş temas edebilir; CR'deki ilk temas = RCP. Buradan mandibula öne ve yukarı kayarak MIP'e gelir: sentrik kayma (CR–MIP slide), tipik olarak ≈1–1,25 mm; yönü ve miktarı okluzal morfolojiye bağlıdır.
- Long centric: dikey boyutta belirgin değişiklik olmadan öne harekete izin verilmesi; freedom in centric kavramıyla ilişkilidir.
- Point centric: CR ile MIP'in çakışması, yani sentrik kayma olmaması; bireylerin ≈%10'unda görülür.
- Fonksiyonel hareketler Posselt zarfının içinde olur. Fizyolojik istirahatte mandibula postural konumdadır ve dişler birbirinden ayrıktır. Karşıt dişler arasındaki dikey mesafe ≈2–4 mm'dir: interoklüzal istirahat aralığı (freeway space). Postural konum, retrüze konumun biraz önündedir; ne kadar önde olduğu kişiden kişiye değişir.
- Baş postürü maksimum interkuspidasyon ilişkisini ve mandibulanın alışılmış kapanma yolunu değiştirir (dik, 45° geriye yaslanmış, 30° öne eğik).
- ICP'den protrüzyona başlanınca alt ön dişler üst ön dişlerin palatal yüzleri boyunca kayar; bu temas mandibulayı öne ve aşağı yönlendirir. Palatal yüzlerin eğimi kesici rehberliğinin dikliğini belirler.
- Alt ve üst ön dişler uç uca (EEP) konuma gelir.
- Bu noktadan sonra alt ön dişler üst ön dişlerin önüne geçer; yol, kondil rehberliğine ve okluzal ilişkilere bağlı olarak görece yataydır.
- Okluzal şemaya göre arka diş temasları hareketi etkileyebilir; sonunda maksimum protrüzyona (MP) ulaşılır; daha ileri hareketi TME'nin anatomik ve ligamentöz yapıları sınırlar.
Şekli nasıl okumalı: Alt kesici noktasının yandan çizdiği sınırları okuyun: mor kalın çizgiler eklem ve ligamanların sınırladığı posterior (1) ve anterior (2) sınırlardır, kırmızı üst kenar (3) ise dişlerin belirlediği temas sınırıdır. Posterior sınırın düz kısmı saf rotasyonu (≈20–25 mm), kesikli kısmı rotasyon + translasyonu gösterir; beyaz nokta geçiş yeridir. Üst kenardaki kısa CR→ICP çizgisi sentrik kaymadır. Yeşil nokta (PP) ICP'nin 2–4 mm altındaki istirahat konumu, mavi kesikli damla (4) çiğneme döngüsüdür; fonksiyonel hareketlerin hepsi zarfın içinde kalır.
Horizontal düzlemde sınır ve fonksiyonel hareketler:
- Gothic arch (ok ucu) izi: bir çeneye kayıt plağı, karşı çeneye çizici uç (stylus) takılır. Mandibula protrusiv ve lateral sınır hareketleri yaparken stylus ok ucu şeklinde karakteristik bir iz çizer. İzin tepesi, tekrarlanabilir CR konumunu belirlemek için kullanılır.
- Sınır hareketleri eşkenar dörtgen (rhomboid) şekil oluşturur; 4 segmenti: sol lateral, sol lateral protrusiv, sağ lateral, sağ lateral protrusiv sınır hareketi.
- Sol lateral sınır hareketi: CR'den itibaren sağ kondil öne, içe ve aşağı hareket eder (dengeleyen kondil); sol kondil esas olarak döner, hafif lateral kayma yapabilir (çalışan kondil).
- Sol lateral protrusiv sınır hareketi: maksimum sol lateral konumdan mandibula öne ve orta hatta doğru gelir; sol kondil öne ve içe (sağa doğru) hareket eder; sağ kondil zaten öndedir, çok az ilerler; iki kondil de maksimum protrusiv konuma yaklaşır.
- Sağ taraf hareketleri bunların aynadaki görüntüsüdür (sağ lateralde sağ kondil çalışan, sol kondil dengeleyen kondildir).
- Ağız ne kadar açıksa lateral hareketlerde o kadar küçük gothic arch'lar oluşur.
- Fonksiyonel hareketler MIP çevresinde sınırlı bir alanda olur; lokma küçüldükçe lateral sapma ve çiğneme döngüsünün kapladığı alan azalır, hareketler MIP çevresinde yoğunlaşır.

Frontal düzlemde sınır ve fonksiyonel hareketler: sınır hareketleri kalkan (shield) şeklindedir: üstte dar, yanlara doğru genişler, maksimum açıklıkta birleşir. 4 segmenti: sol lateral üst sınır, sol lateral açılma sınırı, sağ lateral üst sınır, sağ lateral açılma sınırı.
- Üst lateral sınır hareketi: MIP'ten mandibula aşağı ve laterale eğri bir yol izler; şeklini esas olarak çeneler arası ilişki ve okluzal temaslar belirler; kondil, disk ve fossa ilişkileri de etkiler; maksimum lateral miktarı TME'nin anatomik ve ligamentöz yapıları sınırlar. Sağ ve sol yollar benzerdir, diş morfolojisi küçük asimetriler yaratabilir.
- Lateral açılma sınırı hareketi: laterale konveks bir yol izler ve maksimum açıklığa yaklaşırken orta hatta döner.
- Çiğneme hareketi: açılırken mandibula aşağı ve hafifçe laterale gider; kapanırken eğri, sıklıkla eliptik ya da damla (tear-drop) şeklinde bir yolla MIP'e döner. Açılma ve kapanma yolları farklıdır; döngünün şekli lokmanın kıvamına, okluzal ilişkilere ve kişinin nöromusküler örüntüsüne göre değişir.
Üç boyutta: sınır hareketleri birlikte Posselt zarfı denen hacmi oluşturur. Zarfın üst sınırını okluzal diş temasları, diğer sınırlarını büyük ölçüde TME anatomisi ve ligamanlar belirler.
| Yapı | Posselt zarfındaki görevi |
|---|---|
| Sfenomandibular ligaman | Posterior sınırın 2. evresinde mandibulayı stabilize eder |
| Kapsüler ligaman | Maksimum ağız açıklığını sınırlar (4–6 cm) |
| Stilomandibular ligaman | Aşırı protrüzyonu sınırlar |
| Lateral pterygoid alt başları | Anterior sınır hareketinde kondilleri önde tutar |
| Diş temasları | Üst temas sınırını belirler |
"Sfeno stabilize eder, Kapsül açmayı sınırlar, Stilo ileri gitmeyi durdurur." Üst sınır = dişler.
1.8 Artikülasyon yasaları: Hanau's Quint
Amaç: yapay dişleri hastanın anatomik koşullarına ve mandibula hareketlerine göre dizerek tam protezde dengeli okluzyon elde etmek. Artikülatör mandibula hareketlerini taklit eder ve diş dizimini kolaylaştırır. Dengeli artikülasyon için uygun overjet–overbite ilişkisi kurulmalı ve eksantrik hareketlerde stabilite için en az 3 okluzal temas noktası korunmalıdır.
Hanau's Quint (dengeli artikülasyonun 5 faktörü):
- Kondil rehberlik eğimi → posterior kontrol faktörü
- Kesici rehberlik eğimi → anterior kontrol faktörü
- Okluzal düzlemin oryantasyonu
- Kompansasyon eğrisi
- Tüberkül eğimi (cusp inclination)
İlk ikisi kontrol eden faktörlerdir; kalan üçü bu ikisiyle uyumlu olacak şekilde ayarlanır. Hanau yasalarında kondil yolu eğimi dışındaki bütün değerler değiştirilebilir kabul edilir. Beş faktör birbirine bağlıdır: bazıları doğru, bazıları ters orantılıdır. Bu ilişkiyi Thielemann formülü gösterir:
Dengeli okluzyon = (Kondil yolu eğimi × Kesici rehberliği) / (Tüberkül yüksekliği × Okluzal düzlem eğimi × Spee eğrisi)
Şekli nasıl okumalı: Üstteki kesir Thielemann formülüdür: payda kontrol eden iki faktör (mor), paydada dişlerin dizimiyle ayarlanan üç faktör (mavi) yer alır. Yeşil çift ok pay ile payda arasındaki doğru orantıyı (pay büyürse payda da büyümeli), kırmızı oklar aynı grup içindeki ters orantıyı gösterir. Alttaki örnekler, dik bir kondil yolunun neden daha yüksek tüberkül ya da daha belirgin bir kompansasyon eğrisi gerektirdiğini açıklar.
Okluzal düzlemin oryantasyonu
- Okluzal düzlem: dişlerin okluzal yüzeylerinin ortalama seviyesini temsil eden hayali düzlemdir. Tam protezde anatomik ve fonksiyonel işaretlere göre kurulur; genellikle Camper düzlemine (ala–tragus hattı) yaklaşık paraleldir; eğimi seçilen bir yatay referans düzleme göre değerlendirilir.
- Camper düzlemi: burun kanadının (ala) alt sınırından tragusun üst sınırına uzanan düzlem.
- Frankfurt düzlemi: tragusun üst noktası ile orbitanın en alt noktasından geçen düzlem. Camper ile Frankfurt arasında 10–15° açı vardır.
- Okluzal düzlem ve stabilite: okluzal düzlem ile destek kreti arasındaki dikey mesafe arttıkça devirici kaldıraç kuvvetleri artar. İleri mandibular rezorpsiyonda okluzal düzlemi alt krete biraz yaklaştırmak stabiliteyi artırabilir.
- Mum duvarda okluzal düzlem (slayt 83): üst mum duvar önden interpupiller hatta, profilden Camper düzlemine paralel olur; mandibula istirahatteyken üst dudaktan birkaç mm taşar. Dikey boyut belirlendikten sonra alt mum duvar arkada retromolar pedin orta ve üst üçte birlik kısımları hizasından geçer.
Kompansasyon eğrileri ve tüberküller
| Eğri | Yönü | Tanım | Tam protezdeki görevi |
|---|---|---|---|
| Spee eğrisi | Ön-arka (anteroposterior) | Alt kanin uçlarından arka dişlerin bukkal tüberküllerinden geçip ramusun ön kenarına uzanan eğri | Protrüzyonda arka diş temaslarını korur |
| Wilson eğrisi | Mediolateral | Arka dişlerin bukkolingual eğimlerinin frontal düzlemde oluşturduğu eğri | Lateral harekette bilateral temasları korur |
| Monson küresi | Üç boyutlu | İki eğriyi birleştiren teorik küre modeli | — |
- Tüberkül yüksekliği (cusp height): tüberkül ucu ile tabanı arasındaki dikey mesafe; tanımlı bir referans düzleme göre ölçülür.
- Tüberkül eğimi (cusp angle): tüberkülün eğimli yüzü ile yatay referans düzlem arasındaki açı; tüberkül yamaçlarının dikliğini belirler.
Diş kaybından sonra kret rezorpsiyonu destek dokuları azaltır; protez fonksiyon sırasında hareket edip dengesizleşebilir. Amaç protez hareketini en aza indirmek ve stabiliteyi artırarak hastanın protezi rahat ve etkili kullanmasını sağlamaktır. Doğal dişlenmede gerekmeyen bilateral denge, tam protezde bu yüzden şarttır.
1.9 Tam protezde okluzyon: bilateral dengeli ve lingualize okluzyon
Bilateral dengeli okluzyon (BBO): sentrik ve eksantrik konumlarda arkların iki tarafında aynı anda okluzal temas olmasıdır. Eksantrik hareketlerde bilateral arka temaslar korunur ve protezin devrilmesi azalır. Doğal dişlenmede nadirdir ("third-phase occlusion"; 50 yaş üstünde görülebilir). Konvansiyonel tam protezlerde ve implant destekli protezlerde kullanılır. İki şemayla kurulabilir: konvansiyonel bilateral dengeli ve lingualize okluzyon.
Konvansiyonel bilateral dengeli okluzyon
- Belirgin tüberküllü anatomik arka dişler kullanılır.
- CR'de: destek (fonksiyonel) tüberküller üst palatal ve alt bukkal tüberküllerdir; karşı fossalar ve marjinal sırtlarla temas ederler. Temaslar iki tarafta aynı anda ve eşit dağılır; ön dişlerde temas hafif ya da hiç yoktur.
- Lateral harekette:
- Çalışan taraf: karşıt arka dişler arasında temas korunur; hem bukkal hem lingual tüberkül eğimleri temas edebilir. Ön diş teması olabilir ama arka dişleri ayırmamalı ve protezi dengesizleştirmemelidir.
- Dengeleyen taraf: denge temasları üst palatal tüberküller ile alt bukkal tüberkül eğimleri arasındadır; ön diş teması gerekmez.
- Üç nokta (tripod) teması: protrüzyonda temaslar üç bölgede korunur: 1 ön (karşıt ön dişler) + 2 arka (sağ ve sol, genellikle ikinci büyük azılar). Üçgen bir destek oluşur ve protezin devrilmesi azalır.
Dengeli okluzyonun amaçları: fonksiyonel ve eksantrik hareketlerde stabiliteyi artırmak; okluzal kuvvetleri destek dokulara daha eşit dağıtmak; protezin devrilmesini ve yerinden oynamasını azaltmak; destek dokulardaki aşırı basıncı azaltıp konforu artırmak.
Dengeyi ve stabiliteyi artıran faktörler:
| Faktör | Ne olmalı? |
|---|---|
| Okluzal temaslar | Aynı anda, eşit dağılmış, bilateral; saptırıcı interferans olmadan |
| Kret anatomisi | Geniş, iyi şekillenmiş kretler daha iyi destek ve stabilite sağlar |
| Diş konumu | Arka dişler destek kretlerin üzerinde ve nötral bölge içinde |
| Bukkolingual diş genişliği | Daha dar arka dişler lateral kuvvetleri azaltır |
| Kuvvet dağılımı | Kuvvet destek dokulara yönlenmeli, devirici momentler azaltılmalı |
Lingualize okluzyon
- Üst palatal tüberküller birincil fonksiyonel tüberküllerdir ve alt arka dişlerin santral fossalarına temas eder.
- Bu temaslar sentrik okluzyonda korunur; eksantrik hareketlerde bilateral dengeli temas verecek şekilde de düzenlenebilir.
- Üst bukkal tüberküller genellikle temas dışında tutulur.
- Amaç çiğneme kuvvetlerini destek dokulara daha uygun yönlendirmek ve dengesizleştirici lateral kuvvetleri azaltmaktır. Tam protezde ve bazı implant destekli overdenture'larda kullanılır.
| Lingualize okluzyon endikasyonları (6) | Dezavantajları (4) |
|---|---|
| İleri derecede rezorbe kretler (stabilite zayıf) | Teknik hassasiyeti yüksek: dikkatli dizim ve seçici aşındırma gerekir |
| Bıçak sırtı ya da elverişsiz kret anatomisi | Üst bukkal tüberküller temas dışında: estetik için dikkatli diş seçimi ve dizimi gerekir |
| Artmış çeneler arası mesafe | Uygun tüberkül morfolojisinde dişler gerekir |
| Arka bölgede çapraz kapanış dizimi gerekmesi | Temas alanı konvansiyonele göre azalabilir; bu, çiğneme etkinliğinin düştüğü anlamına gelmez |
| Üst tam protez karşısında alt implant destekli overdenture | — |
| Daha iyi stabilite ve kuvvet dağılımı istenen hastalar | — |
Şekli nasıl okumalı: İki panelde de üst ve alt büyük azının frontal kesitine bakıyorsunuz; bukkal taraf solda, dil tarafı sağda. Kırmızı noktalar temasları gösterir: (a) konvansiyonel okluzyonda iki destek tüberkülü (üst palatal P ve alt bukkal b) karşı fossalara oturur. (b) lingualize okluzyonda yalnızca üst palatal tüberkül alt santral fossaya oturur; üst bukkal (B) ve alt bukkal (b) tüberküller temas dışındadır. Yeşil ok, kuvvetin krete dik yönlendiğini gösterir.
| Konvansiyonel bilateral dengeli | Lingualize | |
|---|---|---|
| Fonksiyonel tüberkül | Üst palatal ve alt bukkal | Yalnız üst palatal |
| Üst bukkal tüberkül | Lateral harekette temas edebilir | Temas dışında |
| Kuvvet yönü | Daha fazla lateral bileşen | Krete daha dik, lateral kuvvet ↓ |
| Tipik kullanım | Anatomik dişler, iyi kret | Rezorbe / bıçak sırtı kret, çapraz kapanış, implant overdenture |
1.10 Arka dişlerin okluzal anatomisi
- Yükseltiler: tüberküller; sırtlar (marjinal, triangüler, transvers, oblik).
- Çukurlar: fossalar, oluklar (sulkus), gelişim olukları, ek (suplemental) oluklar.
| Fonksiyonel tüberküller (supporting, centric) | Yönlendirici tüberküller (non-supporting, guiding) | |
|---|---|---|
| Hangileri? | Üst palatal + alt bukkal | Üst bukkal + alt lingual |
| Görevi | Ana okluzal kuvvetleri taşır, dikey boyutu korur, okluzal stabilite sağlar; MIP'te karşı dişle stabil temas kurar | Mandibula hareketlerini yönlendirir, lokmanın delinmesine ve kontrolüne katkı verir; MIP'te ana destek temasını vermez |
- Tüberkül–fossa ilişkisi: fonksiyonel tüberkül, karşı dişin santral ya da triangüler fossasına temas eder; stabil destek sağlar ve kuvvetleri dişlerin uzun eksenleri boyunca yönlendirir.
- Tüberkül–fossa temas tipleri:
- Tripod (üç nokta) teması: fonksiyonel tüberkül tüberkül ucuyla değil, fossayı çevreleyen eğimli yüzeylere üç ayrı noktadan değer; stabilite sağlar ve kuvvetleri dağıtır.
- Tüberkül ucu–fossa teması: tüberkül ucu fossaya nokta şeklinde değer; hassas okluzyon, en az yüzey teması.
- Tüberkül eğimi (yüzeyi)–fossa teması: tüberkül yüzeyinin daha geniş bir alanı fossaya değer; kuvvetleri daha geniş alana dağıtabilir.

"Üstte içteki, altta dıştaki taşır." Üst palatal + alt bukkal = fonksiyonel (destek). Kalan ikisi (üst bukkal + alt lingual) yönlendiricidir. Lingualizede taşıyan tek tüberkül üst palataldir.
2. Evaluation of Edentulous Patients — Dişsiz hastanın değerlendirilmesi
Kaynak slaytlar: 108–145
- Yaşlanmanın protez uyumuna etkileri: D vitamini ve kalsiyum eksikliği → kemik; demir ve B12 eksikliği → mukoza değişiklikleri; diyabet; SSS dejenerasyonu, işitme ve görme kaybı; nöromusküler dejenerasyon.
- Rezorpsiyon yönü: mandibulada önce lingual genişlik etkilenir; maksillada bukkalden palatale ilerler.
- Hasta hikâyesinin 6 başlığı; memnun hastada relining ya da rebasing; başarısız protezde kısa kenarın yerleri (tuber; retromolar ve distolingual).
- Yanlış dikey boyut bulguları: fazlası → sürekli diş teması, masseter ve kret ağrısı, dudaklar ayrık; azlığı → dudaklar ince ve büzülmüş, mandibula önde.
- Ekstraoral muayene: dudak ("f" ve "v" sesleri), yanak ısırma, doku ve kas tonusu. İntraoral muayene: en iyi kret U şekilli, paralel duvarlı, geniş; kretler arası mesafe.
- Yumuşak damak Class I–III ve post-dam genişliği (geniş / orta / dar).
- İleri rezorpsiyonda belirginleşen yapılar: milohyoid sırt, eksternal oblik sırt, genial tüberküller; tuber ve ön bölgede undercut; torus ve ekzostoz.
- Tam protez başarısızlığının başlıca nedeni: yetersiz ilk muayeneye bağlı yanlış tedavi planı.
2.1 Tam dişsizliğin ve yaşlanmanın etkileri
Tam dişsizliğin psikolojik ve fizyolojik etkileri vardır.
Yaşlanmanın protez uyumuna etkileri:
- Bazı mineral ve vitaminlerin yetersiz alınmasına bağlı beslenme eksiklikleri: D vitamini ve kalsiyum eksikliği kemik sağlığını, demir veya B12 eksikliği oral mukozayı etkiler; protez uyumu zorlaşır.
- Diyabet ve gastrointestinal sorunlar gibi sistemik hastalıklar sık görülür ve protez bakımının ihmal edilmesine yol açabilir.
- Santral sinir sisteminde dejenerasyon, işitme ve görme kaybı protez tedavisine uyumu etkiler.
- Nöromusküler sistemde ve kaslarda dejenerasyon çiğneme kapasitesini azaltır.
Yaşlı hastalarda zorluklar:
- Kendini ihmal edilmiş ya da dışlanmış hisseden yaşlı hastanın yeni protez için işbirliği zordur.
- Çiğneme kaslarının tonusu azalır → çiğneme gücü ↓.
- Deri elastikiyeti kaybolur → ağız açıklığı kısıtlanır.
- Dil atrofisi, tat duyusunun azalması, büyümüş ve hareketi azalmış dil → alt protezin stabilitesi ↓.
- Tükürük fonksiyonu azalır → mukoza hassasiyeti ↑, tutuculuk (retansiyon) ↓.
Çene kemiği rezorpsiyonu: dişsizlikle rezorpsiyon artar, protez taşıyan alan küçülür, tutuculuk ve stabilite azalır. Mandibulada önce lingual genişlik etkilenir; maksillada rezorpsiyon bukkalden palatale ilerler.
Şekli nasıl okumalı: Frontal kesitte (a) panelinde başlangıçta üst ve alt kret tepeleri (noktalar) aynı dikey hat üzerindedir. (b) panelindeki kesikli çizgiler eski konturdur: maksiller kret yukarı-içe, mandibular kret aşağı-dışa göç etmiştir (kırmızı oklar). Sarı kesikli kret hattı artık dışa eğiktir, yani üst kret alt kretin içinde kalmıştır; çeneler arası mesafe de artmıştır. Bu tablo, çapraz kapanış diziminin ve lingualize okluzyonun neden gündeme geldiğini açıklar.
2.2 Hasta hikâyesi (anamnez)
İlk randevu karşılıklı anlayış ve güven kurmak için önemlidir. Hasta bilgileri kaydedilir ve her an ulaşılabilir tutulur. Hastayı sorgularken tüm dikkat ona verilmelidir. İlk değerlendirmede yüz oranları, dudak hareketleri ve konumu, profil eğriliği ve ağız dokularının görünürlüğü not edilir.
- Rutin bilgiler: adres, telefon; yaş (gençler daha kolay uyum sağlar, dokuları daha iyi iyileşir); cinsiyet (kadınlar ve gençler estetiğe daha çok önem verir); meslek (estetiği öne çıkarabilir); hastanın hekiminin adı ve iletişim bilgisi (konsültasyon için).
- Hastanın şikâyeti: hastanın kendi sözleriyle dinlenir; yorumları ve ifadeleri önemlidir; ana şikâyet belirlenir.
- Geçmiş dental hikâye: önceki tedaviler ve diş kaybının nedenleri; beklentiler (hekim gerçekçi olmayan söz vermemeli); ne kadar süredir dişsiz; önceki protezler ve memnuniyetsizliğin nedenleri.
- Genel tıbbi hikâye: genel fiziksel durum, sindirim hastalıkları, diyabet, malnütrisyon, Parkinson; kullanılan ilaçlar ve ağızdaki etkileri; sigara; beslenme alışkanlıkları. Cerrahi planlanıyorsa hepatit, kanama bozuklukları, SSS ve sindirim sorunları, kemoterapi.
- Sosyal hikâye: yaşam koşulları, stres düzeyi, çalışma koşulları, mental ve psikolojik durum.
- Mevcut protezlerin değerlendirilmesi: diş şekli ve boyutu, dikey ve yatay ilişkiler, okluzal düzlem, estetik ve fonetik özellikler.
2.3 Mevcut protez: düzelt mi, yenile mi?
Protezler aşınma, kırılma ya da estetik kaygılar nedeniyle yenilenebilir. Bazen hasta memnunken aile yeni protez için ısrar eder; bu hastalar yeni proteze uyum sağlamakta zorlanabilir.
| Durum | Yaklaşım |
|---|---|
| Hasta memnun, doku uyumu kötü | Relining (iç yüzeyin yenilenmesi); doku düzenleyici (tissue conditioner) kullanılabilir |
| Hasta dişlerden memnun, kaide kötü | Rebasing (dişler korunarak tüm protez kaidesinin değiştirilmesi) |
| Memnun hasta, özellikle yaşlı | Dikkat: tamamen yeni bir proteze uyum sağlamakta zorlanabilir |
| Mevcut protezi kullanamayan hasta (özellikle alt çene) | Dikkatli olunmalı; mevcut protezde belirgin bir hata yoksa yeni protez gerekmeyebilir; psikolojik duruma dikkat; destek dokusu sınırlıysa preprotetik cerrahide konservatif yaklaşım |
| Başarısız protez | Hataları düzeltmek yerine protezin yenilenmesi gerekir |
Başarısız protezin nedenleri:
- Kısa protez kenarları: maksillada özellikle tuber bölgesinde, mandibulada retromolar ve distolingual bölgelerde.
- Yanlış şekillendirilmiş cilalı yüzeyler.
- Ön dişlerin yanlış konumu: üst ön dişler doğru konumdan çok önde ya da arkada dizilirse hem estetik hem dil desteği bozulur, stabilite azalır ve cilalı yüzeyler tutuculuğa katkı vermez. Alt ön dişler çok önde dizilirse benzer sorunlar kas kuvvetleri nedeniyle daha ağır olur.
- Erken temaslar ve dengesiz okluzyon: özellikle lateral harekette kritiktir; tam okluzal temasın olmaması fonksiyon dışında da stabilite ve tutuculuğu etkiler. Dengesiz artikülasyonda artmış overbite çiğnemeyi engelleyebilir; overbite aşınmayla zamanla artabilir; mandibula öne geldikçe overjet belirgin azalabilir.
- Yanlış dikey boyut: aşırı kalın protezler fonksiyonu ve konuşmayı zorlaştırır. Dikey boyut fazlaysa dişler sürekli temas eder, kaslarda (özellikle masseter) ve kretlerde ağrı olur, dudaklar ayrık kalabilir. Azsa dudaklar büzülmüş ve ince görünür, mandibula öne çıkar.
- Okluzal düzlemin eğimi ve seviyesi: okluzal düzlem alveoler kretlere ve Camper düzlemine paralel olmalıdır; eğikse protez fonksiyonda hareket eder. Fazla geniş alt arka dişler nötral bölgeyi aşar ve stabiliteyi bozar.
Yeni protez mi, eskinin rehabilitasyonu mu? Daha önce tam protez kullanmış hasta daha kolay uyum sağlar. Fonksiyon şikâyeti olmayan ama uyum sorunu beklenen hastada eski protez rehabilite edilebilir. Uzun yıllar dişsiz kalmış hastada uyum sorunları çıkabilir.
Relining yalnız dokuya bakan iç yüzeyi yeniler. Rebasing dişleri koruyup tüm kaideyi değiştirir. "Dişler iyi, kaide kötü" → rebasing; "kaide iyi, doku uyumu kötü" → relining.
Üstte TUBER, altta RETROMOLAR + DİSTOLİNGUAL. Başarısız protezde kenar kontrolüne bu üç bölgeden başlayın.
2.4 Klinik muayene
Muayene sırası (slayt 132): genel görünüm → yüz → yanaklar → dudaklar → yumuşak dokular ve dil → tükürük → mevcut protezler → protez taşıyan alanlar.
Ekstraoral muayene: genel görünüm, yüz, dudaklar, yanaklar, TME, çene hareketleri, doku ve kas tonusu.
- Genel görünüm: genel sağlık ve fiziksel durum hakkında bilgi verir, hijyen durumunu yansıtır; yüz, eller ve postür gözlenir.
- Yüz: kronolojik yaş ile biyolojik görünüm karşılaştırılır. Kas ve bağ dokusu kaybına bağlı kırışıklık ve atrofi ağız içinde de görülebilir. Labiomental açıdaki değişiklikler yatay ve dikey çene ilişkileri hakkında bilgi verir ve angular şeilite yol açabilir. Dudaklar ve oluklar mevcut protez hakkında ipucu verir.
- Dudaklar: normalde kapalıdır; hasta ağzını sürekli açık tutuyorsa burun tıkanıklığı olabilir. Eski protezin ön dişleri çok öndeyse dudak kapanması zorlaşır. Dudak tonusu ve kalınlığı önemlidir; yaşla dudaklar incelir, vermilyon sınırı belirginliğini kaybeder; dudak elastikiyetinin kaybı prognozu kötüleştirir. Protezler dudakları desteklemelidir; ince dudaklarda dişlerin daha lingualde dizilmesi gerekebilir.
- Yanaklar: dudaklardaki gibi yaşa bağlı değişiklikler olur; elastikiyet kaybı yanak ısırmaya yol açar; okluzal düzlem boyunca beyazımsı keratinize bir hat oluşabilir.
- TME: sorunlar nadirdir ve uygun protezle düzelebilir; eklem veya kas ağrısı ve ağız açmada kısıtlılık kontrol edilir.
- Çene hareketleri: çiğneme örüntüsü stabil kalmalı, yapay dişler hep aynı noktalardan temas etmelidir; okluzal düzlem çiğneme örüntüsünü korumalıdır.
- Doku ve kas tonusu: yanak ve dudak dokularının esnekliği ya da sertliğidir. Dokular çok sertse protezin oturması zorlaşır ve periferik sızdırmazlık bozulabilir; çok hareketliyse stabilizasyon etkilenir. Kas tonusu ve dil kontrolü konuşma izlenerek değerlendirilir. Protez değerlendirmesinde hastaya "f" ve "v" sesleri söyletilerek diş–dudak ilişkisi incelenir.
İntraoral muayene: mukoza ve kalınlığı, alveoler kretler, kretler arası ilişki, sert ve yumuşak damağın şekli, kas ve frenulum yapışmaları, vestibül sulkusu, sublingual bölgeler, dil, tükürük, sert doku değerlendirmesi, mukoza değerlendirmesi, özel muayeneler.
- Alveoler kretler: boyut, ark formu (kare, oval, üçgen) ve duvar paralelliği değerlendirilir. U şekilli, paralel duvarlı, geniş kretler en iyi desteği verir.
- Kretler arası ilişki: ön bölgede maksiller kret mandibular kretin biraz labialinde olmalı; arkada maksillanın daha az daralmış olması tercih edilir. Class II ve III vakalar orijinal diş konumlarına göre değerlendirilir. Aşırı kretler arası mesafe kaldıraç kuvvetlerini artırıp tutuculuk ve stabiliteyi azaltır; yetersiz mesafe diş dizimini ve istirahat aralığının sağlanmasını zorlaştırır.
- Sert ve yumuşak damak: sert damak düz, yuvarlak, U ya da V şeklinde olabilir. Yumuşak damağın hareket derecesi ve eğimi değişkendir ve posterior palatal seal (post-dam) tasarımı için kaydedilmelidir.
| Yumuşak damak sınıfı | Hareketlilik | Post-dam |
|---|---|---|
| Class I | Az hareketli | Geniş |
| Class II | Orta derecede hareketli | Orta |
| Class III | Çok hareketli | Dar |

Şekli nasıl okumalı: Sagittal kesitte sert damak (noktalı kemik) solda, yumuşak damak sağdadır; kırmızı ok sert–yumuşak damak birleşimini gösterir. a, b ve c eğrileri yumuşak damağın sert damaktan ayrılış açısını gösterir: a yataya yakın ve az hareketlidir (Class I), c keskin şekilde aşağı iner ve çok hareketlidir (Class III). Sağdaki renkli çubukların uzunluğu post-dam genişliğini temsil eder: Class I geniş, Class II orta, Class III dar.
- Frenulum ve kas yapışmaları: sayıları ve yerleri kontrol edilir; krete kadar yapışanlar tutuculuğu etkiler ve düzeltme gerektirir.
- Vestibül: rezorpsiyon nedeniyle sulkus–kret mesafesi her noktada değerlendirilir; vestibül sulkusu ön ve mental bölgelerde çok sığ olabilir.
- Sublingual bölgeler: lingual rezorpsiyon kret yüksekliğini etkiler; derinlik ve olası tükürük taşları değerlendirilir; distolingual bölge özel dikkat ister.
- Dil: nötral bölgeye taşabilir; dil küçükse lingual sızdırmazlık zor sağlanır; dil hareketi ve koordinasyonu protezin stabilizasyonuna yardım eder.
- Tükürük: miktarı ve viskozitesi değerlendirilir; tutuculuğu etkiler.
- Sert doku değerlendirmesi: kret üzerindeki kemik çıkıntıları aranır; yer yetersizse cerrahi düzeltme gerekebilir. İleri rezorpsiyonda milohyoid sırt ve eksternal oblik sırt belirginleşir, genial tüberküller yüksek görünebilir. Ağır rezorpsiyona rağmen hastalar zamanla uyum sağlayabilir; kas desteği belirleyici olur. Maksiller tuberlerde veya ön bölgede kemik undercut'ları görülebilir. Torus ve ekzostozlar cerrahi olarak çıkarılmayı gerektirebilir.
- Oral mukoza: oral kanserler başlangıçta inflamasyon, ağrı ya da tükürük akışında değişiklikle ortaya çıkabilir; dikkatle incelenmelidir. Stratum korneum bazı bölgelerde çok ince ya da hiç olmayabilir. Mantar enfeksiyonları, ülserler, eski protezlerin yarattığı defektler ve inflamasyon görülebilir. Mukoza inflamasyonu genellikle ağrısızdır ama yanma ya da sıcaklık hissi olabilir. Yaşla yumuşak dokular atrofiye olur; epitel, mukoza ve submukoza incelir, keratinizasyon azalır. Değerlendirilecek lezyonlar: protez stomatiti, papiller hiperplazi, angular stomatit, alerjiler, deformiteler, epulis fissuratum, fibröz hiperplazi, atrofik ağız sendromu.
Muayene tam protez yapımına yönelik olsa da ağız ve yüzdeki bütün lezyonların teşhisi önemlidir. Tam protez başarısızlığının en önemli nedenlerinden biri, yetersiz ilk muayeneye bağlı yanlış tedavi planıdır.
3. Preprosthetic Oral Preparation for Edentulous Patients — Protez öncesi ağız hazırlığı
Kaynak slaytlar: 146–169
- Ağız hazırlığı gereken 3 hasta grubu.
- Doku düzenleyiciden (tissue conditioner) önce düzeltilmesi gereken 4 sorun.
- Protez stomatiti: tanımı, 9 etiyolojik faktör, tedavisi; papiller hiperplazi (kaidenin rahatlatma bölgelerinde).
- Epulis fissuratum: nedenleri (kronik travma, ince protez kenarları, aynı protezin uzun süre kullanımı) ve yönetimi (kenarı kısalt, doku düzenleyici, mümkünse cerrahiden kaçın).
- Sarkık (flabby) kret: en sık üst ön bölgede; hiç kret olmamasından iyidir.
- Protez taşıyan alanı genişletmenin 5 yöntemi; sulkus derinleştirmenin ayrıntıları (mental sinir, damak grefti, akrilik splint).
- Torus ve ekzostozda cerrahi endikasyonları (3); gömülü yapılarda %30–40 patoloji; yetersiz çeneler arası mesafede tuber redüksiyonu (önce sinüs radyografisi).
3.1 Kimler ağız hazırlığına ihtiyaç duyar?
- Kötü protez deneyimi olan ve protez başarısını engelleyen anatomik anomalileri bulunan hastalar.
- İleri alveoler kret rezorpsiyonu olan ve kas ya da yumuşak doku yapışmaları kret üzerine uzanan hastalar.
- Eski protezlerini kullanırken yumuşak doku anomalileri gelişmiş hastalar.
3.2 Cerrahi olmayan hazırlık
Uyumsuz protezlerdeki okluzyon ve artikülasyon hataları yumuşak dokuları travmatize eder; bu travmalar sıklıkla protez stomatitiyle ilişkilidir. Protezin geçici olarak çıkarılmasıyla protez taşıyan alanlardaki inflamasyon geriler. Bu sorunlar düzeltilmeden yeni protez yapılırsa altta yatan kemik kaybı devam edebilir. Protezi çıkarmanın yanında, çiğneme kuvvetlerinin eşit dağılması için doku düzenleyici materyaller kullanılabilir.
- Eski protezin büyük sorunları önce düzeltilir: kaidenin aşırı uyumsuzluğu, küçük (yetersiz) kaide, istirahat aralığı için yer olmaması, okluzyon ve artikülasyon hataları.
- Doku düzenleyici uygulanır; çiğneme kuvvetlerinin eşit dağılması sağlanır.
- Protez düzenli aralıklarla kontrol edilir, basınç noktaları giderilir.
- Dokular iyileştikten sonra yeni protez aşamasına geçilir.
3.3 Protez stomatiti ve papiller hiperplazi
Protez stomatiti (denture stomatitis): protez kaidesi altındaki mukozanın kronik inflamasyonudur. Yaygın ya da lokal kızarıklık şeklinde, ileri olgularda ise inflamatuvar hiperplazi olarak görülebilir. Ağır formlarda Candida yayılarak angular şeilit ve glossit gibi lezyonlara yol açabilir.

| Etiyolojik faktörler (9) | Tedavi |
|---|---|
| 1. İleri yaş | Travmanın birincil nedeni ortadan kaldırılır |
| 2. Kötü beslenme | Ağız ve protez hijyeni iyileştirilir |
| 3. Hormonal bozukluklar | Protez kaidesi altındaki dokular dinlendirilir |
| 4. Geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı | Gerekirse antifungal tedavi |
| 5. Protezin yarattığı travma | Doku düzenleyiciler kullanılabilir |
| 6. Kötü ağız hijyeni | Uyumsuz kaide, dikey boyut ya da kaide genişliği düzeltilir |
| 7. Malign hastalıklar | Başarılı tedavi için altta yatan neden bulunup giderilir |
| 8. Kserostomi (ağız kuruluğu) | — |
| 9. Uyumsuz protezler | — |
Hastadan gelen 6: yaş, beslenme, hormon, antibiyotik, malignite, kserostomi. Protezden gelen 3: travma, hijyen, uyumsuzluk.
Papiller (granüler) inflamatuvar hiperplazi: protez kaidesinin rahatlatma (relief) bölgelerinde oluşan doku fazlalığıdır; ikincil mantar enfeksiyonuyla komplike olabilir. Tedavi: antifungal ilaçlar, doku düzenleyiciler, lezyon büyükse cerrahi eksizyon.
3.4 Cerrahi hazırlık: yumuşak doku cerrahisi
Eski ya da uyumsuz protezlerin kronik irritasyonu her zaman protez düzeltmeleriyle giderilemeyebilir; kret rezorpsiyonu da yumuşak doku cerrahisi gerektirebilir.
| Durum | Ne? / Neden? | Yönetim |
|---|---|---|
| Epulis fissuratum (protezin yol açtığı hiperplazi) | Protez kenarlarının mukozaya değdiği yüzeylerde fibröz bağ dokusu hiperplazisi; nedenleri: kronik travma, ince protez kenarları, aynı protezin uzun süre kullanımı | Kenarları kısaltıp irritasyonu kaldır; doku düzenleyici; gelecekteki protez için gerekli dokuyu zayıflatacağından mümkünse cerrahiden kaçın; gerekirse lazer ya da konvansiyonel cerrahi |
| Sarkık (flabby) kret | Kemik desteği olmayan fibröz dokudan oluşan kret; en sık üst ön bölgede | Sarkık kret bile hiç kret olmamasından iyidir; doku aşırıysa kısmi cerrahi eksizyon |
| Krete kadar uzanan kas ve frenulum yapışmaları | Çene hareketlerinde stabiliteyi bozar, periferik sızdırmazlığı engeller | Cerrahi olarak yeniden konumlandırma |
| Tuberlerdeki fibröz doku | Büyük, avasküler fibröz doku; kombinasyon sendromu ya da başka nedenler; kaide ve diş dizimi için gereken alanı işgal eder | Cerrahi; aşırı bilateral undercut protezin takılıp çıkarılmasını engelliyorsa da cerrahi gerekir |


Protez taşıyan alanın genişletilmesi: tutuculuğun birincil faktörü rezidüel krettir. İleri rezorpsiyonda yumuşak doku yapışmaları çok yüzeyelleşir. Alanı genişletmek için 5 yöntem vardır: kemik grefti, sulkus derinleştirme, vestibüloplasti, kret ogmentasyonu, vertikal kemik ogmentasyonu.
Sulkus derinleştirme (vestibüloplasti):
- Vestibül derinliğini artırıp daha iyi bir protez taşıyan alan sağlamak için yapılır. Yöntem, mevcut mukoza miktarına ve mental sinirin konumuna bağlıdır.
- Bazen yumuşak doku grefti gerekir; genellikle damaktan alınır.
- İyileşme sırasında yeni vestibül derinliğini korumak için cerrahiden önce akrilik cerrahi splint hazırlanır.
- Mevcut protez cerrahi stent olarak kullanılacaksa planlanan işleme göre önceden düzenlenmelidir.
- Ek işlemler: belirgin milohyoid sırtların veya genial tüberküllerin küçültülmesi, protez uzantısını ve stabiliteyi engelleyen yüksek frenulum yapışmalarının düzeltilmesi.
- "Epulis fissuratumda ilk tedavi cerrahi eksizyondur" yanlış: önce kenarlar kısaltılır ve doku düzenleyici uygulanır.
- "Sarkık kret her zaman tamamen çıkarılmalıdır" yanlış: sarkık kret bile kretsizlikten iyidir; ancak aşırıysa kısmen çıkarılır.
- Papiller hiperplazi kaidenin rahatlatma bölgesinde, epulis fissuratum ise protez kenarında gelişir.
3.5 Cerrahi hazırlık: sert doku cerrahisi
- Alveoloplasti: aşırı anatomik çıkıntıları ya da diş çekimi defektlerini düzeltmek için gerekebilir. İki çenenin ön bölgesinde aşırı undercut'lar olabilir; çekimlerden kalan keskin kemik kenarları da düzeltilmelidir.
- Undercut'lı, ince kretler: tipik olarak alt premolar ve ön labial bölgelerdedir. Kret çok darsa cerrahiden sonra kemik grefti düşünülebilir; kret zaten genişse yalnız undercut'lar düzeltilir.
- Yetersiz çeneler arası mesafe: tuberlerden lokal kemik kaldırılması gerekebilir. Alt dişlerin çekimi sıklıkla üst büyük azıların aşırı sürmesine yol açar. Cerrahiden önce sinüslerin radyografik değerlendirmesi şarttır.
- Paralel olmayan kretler protezin yerinden çıkmasına neden olur. Labial ve bukkalde bilateral kemik undercut'ları sorun yaratabilir: küçükse block-out ile yönetilir; aşırıysa tek ya da iki taraflı düzeltme gerekir.
- Ekzostoz ve toruslar: ekzostozlar en sık maksilla ve mandibulanın bukkal veya fasiyal yüzlerindeki küçük kemik çıkıntılarıdır; protezin yerleşmesini engelliyorsa çıkarılabilir. Toruslar karakteristik yerlerde, en sık damakta ya da mandibulanın lingual yüzünde görülür. Küçük olanlarda rahatlatma (relief) yeterlidir.
- Estetik sorun yaratan kemik yapılar: Class II ve III vakalarda küçük kemik düzeltmeleri çeneler ve yumuşak dokular arasındaki ilişkiyi iyileştirebilir. Dişlerin labiale göçü kemik yapıların öne çıkmasına neden olabilir. Ağır Class II ve III vakalarda osteotomi, kemik grefti ya da ikisi birden gerekebilir.
- Gömülü yapılar: vakaların %30–40'ında patolojik bulgu vardır; rutin radyografik değerlendirme şarttır, karar hastaya özgü verilir. Karar ölçütleri: gömülü yapı sistemik sağlığı etkileyebilecek bir odak enfeksiyon kaynağı mı, protezin uyumunu veya fonksiyonunu engelliyor mu?
- Oral kanserler: kronik irritasyon oral kansere yol açabilir; alkol ve tütün riski artırır. Düzeltmelere rağmen iyileşmeyen travmatik ülserler izlenmelidir; aşırı büyük hiperplastik lezyonlar da dikkatle takip edilmelidir.
- Küçük, düzgün yüzeyli, mukozası normal → rahatlatma (relief) yeterli.
- Yüksek derecede lobüllü ya da düzensiz şekil → cerrahi.
- Kaideyle örtüldüğünde dil hareketlerini kısıtlayacak kadar büyük → cerrahi.
- Üzerini örten mukoza çok ince → cerrahi.
Protez düzeltmelerine rağmen iyileşmeyen ülser ya da büyüyen hiperplastik lezyon izlenmeli, gerekirse biyopsi için yönlendirilmelidir. Alkol ve tütün kullanan hastada eşik daha düşük tutulur.
4. Taking Diagnostic Impressions-1 — Teşhis (ön) ölçüleri
Kaynak slaytlar: 170–182
- Ölçünün iki temel faktörü: ölçü kaşığı + ölçü maddesi; tam protezde ölçü iki aşamalıdır (ilki stok kaşıkla ön ölçü).
- Stok kaşık seçimi: protez yapılacak tüm alanı kapsamalı, kretler kaşığın ortasında olmalı; dişsiz kaşıklar oval/yuvarlak, metal ya da plastik, delikli ya da deliksiz.
- İyi ön ölçünün özellikleri; ölçü maddesi için ≈5 mm boşluk.
- Üst ölçü: hamular çentikleri birleştiren hat dahil edilir; modiolus çevresinde kas şekillendirmesi; titreşim hattı kopya kalemiyle işaretlenebilir; kaşık önce arkadan yerleştirilir.
- Alt ölçü: dil hafifçe kaldırılır; ölçü tek hamlede, kenarlardan desteklenerek çıkarılır.
- Dezenfeksiyon ve döküm: 10 dakika içinde; gecikirse nemli pamukla en fazla 30 dakika.
- Bulantı refleksi yönetimi; sık hatalar (alt lingual ve üst anterior kenar eksikliği, metal–doku teması).
4.1 Kaşık, madde ve iyi ön ölçünün özellikleri
- Ölçü kaşığı: ölçü maddesini ağza taşır, istenen bölgelerle sınırlar ve sertleşme sırasında kontrol eder.
- Ölçü maddesi: tam protezde ölçüler iki aşamada alınır; ilk aşama stok kaşıkla ön ölçüdür (ikinci aşama, ön ölçüden elde edilen modelde hazırlanan kişisel kaşıkla alınan ölçüdür).
- Stok kaşık: protez planlanan tüm alanları kapsamalı; dişsiz kretler kaşığın ortasına gelmeli. Dişsizler için standart kaşıklar rezorbe kretlere uyacak şekilde oval ya da yuvarlaktır; metal veya plastik, delikli veya deliksiz olabilir.
- İyi bir ön ölçü: sulkusun derinliğini ve kalınlığını tüm uzunluğu boyunca yansıtır; bütün önemli anatomik yapıları doğru kaydeder. En iyi sonuç krete uyan ve ölçü maddesine ≈5 mm yer bırakan kaşıklarla alınır.
- Önemli notlar: frenulum bölgeleri doğru kaydedilmeli; milohyoid kasın kaydına özellikle dikkat edilmeli. Kısa kenarlı kaşık eksik kayda, çok uzun kaşık kasın yerinden itilmesine ve kenarların aşırı uzun çıkmasına yol açar.
4.2 Üst ve alt çeneden ön ölçü
Üst çene ölçüsünde dikkat edilecekler: hamular çentikleri birleştiren hat ölçüye dahil edilmelidir. Kaşık yerleştikten sonra madde sertleşirken çevre kaslar, özellikle modiolus çevresindekiler, şekillendirme için hareket ettirilir; dudaklar fizyolojik sınırlar içinde oynatılır. Ön ölçüde genellikle alginat kullanılır; kaşıklar anatomik uyum için mumla düzenlenebilir. Üst ölçüde titreşim hattı (vibrating line) ölçüden önce kopya (silinmez) kalemle işaretlenebilir.
- Kaşığın arka kısmı önce yerleştirilir.
- Alginatın yumuşak damak bölgesine akması sağlanır.
- Sonra ön kretler oturtulur; dudaklar hareket ettirilerek madde şekillendirilir.
- Madde kaşık kenarlarını örtmelidir; ıslak parmakla düzeltilebilir.
- Kaşık oturtulurken hastadan dilini hafifçe kaldırması istenir.
- Ağız açıklığı kısıtlıysa dudakları çekmek için ayna kullanılır.
- Alginat sertleştikten sonra kalın bölgelerin de sertleşmesi için biraz daha beklenir.
- Kaşık kenarlarından desteklenerek tek hamlede çıkarılır.

4.3 İyi ölçünün şartları, hatalar ve model hazırlığı
İyi bir ölçünün şartları:
- Bütün destek dokular ölçüde olmalı.
- Bütün kenarlar yuvarlak olmalı.
- Kaşık hiçbir yerde yumuşak dokuya değmemeli.
- Yıkandıktan sonra ölçüye dezenfektan püskürtülmeli ve 10 dakika içinde dökülmeli; gecikecekse içine nemli pamuk konarak en fazla 30 dakika bekletilebilir.
Bulantı refleksi olan hasta: hasta dik oturtulur; kaşık aşırı doldurulmaz (madde geriye akıp öğürtebilir); aspiratör ucu ön bölgeye konur ve hastadan burnundan nefes alması istenir; gerekirse topikal anestezi ya da premedikasyon uygulanır.
| Sık hata / risk | Önlem |
|---|---|
| Eksik kenarlar, özellikle alt lingual ve üst anterior bölgede | Kaşığı yerleştirmeden önce bu bölgelere ek alginat konur |
| Kaşık yüzeyinin bir kısmının boş kalması | Kaşığın bütün yüzeyleri alginatla örtülür |
| Metal–doku teması | Kaşık dokuya değmeyecek şekilde seçilir ve yerleştirilir |
| Alginatın kaşıktan ayrılması | Delikli kaşık ve/veya adeziv kullanılır |
| Çıkarırken deformasyon | Kaşık kenarlarından desteklenir, ölçü hızla ve tek hamlede çıkarılır |
| Elastik deformasyon | Model hemen dökülür |
Model hazırlığı: yıkandıktan sonra fonksiyonel sınırlar ölçü üzerinde kalıcı mürekkeple işaretlenir. Belirsiz bölgeler (ör. yer değiştirmiş frenulum) ağız içinde kontrol edilip düzeltilir. İşaretler modele geçer ve daha doğru kişisel kaşık yapımını sağlar.
- "Kaşık kenarları dokuya değmeli" yanlış: kaşık hiçbir yerde dokuya değmemeli, bütün yüzeyi alginatla örtülmeli.
- "Üst ölçüde önce ön bölge yerleştirilir" yanlış: önce arka kısım.
- "Ölçü nemli pamukta 1 saat bekletilebilir" yanlış: 10 dakika içinde dökülür, gecikme en fazla 30 dakika.
Alginat elastik bir maddedir; yavaş ya da sallayarak çıkarmak ve beklemek elastik deformasyonu artırır. Bu yüzden kaşık kenarlarından desteklenip hızla ve tek hamlede çıkarılır, model hemen dökülür.
5. Maxillomandibular Relations (1) — Çeneler arası ilişkiler
Kaynak slaytlar: 183–246
- Çene ilişkilerinin kaydı tam protez yapımının 2. aşamasıdır; dişsizde tek referans TME konumudur; CR'yi doğru bulmak için önce OVD doğru belirlenmelidir.
- Dikey ilişkiler (RVD, OVD) ve yatay ilişkiler (CR, protrusiv, lateral).
- RVD = OVD + istirahat aralığı; aralık 2–10 mm arasında değişir, ortalama 2–4 mm (premolar bölge).
- İstirahat konumunu etkileyen 8 faktör ve yönleri: baş ekstansiyonu ↑, fleksiyon ↓, stres ↓, ağızdan solunum ↑, bruksizm ↓, "M" yöntemi yutkunmaya göre biraz ↑.
- Yöntemler: çekim öncesi (7) ve sonrası (9); Niswonger, Willis, Silverman (en yakın konuşma mesafesi, "S"), yutkunma, nöromusküler algı (konfor zonu), yüz oranları (eşit üçte birler).
- Estetik ölçütler: nazolabial açı ≈90°; E düzlemi (üst dudak ≈4 mm, alt dudak ≈2 mm geride).
- Dikey boyut fazlalığının ve azlığının sonuçları ("S"→"Ş", masseter ağrısı, yanak ısırma, angular şeilit…).
- Mum duvar kuralları ve CR kaydının adımları.
5.1 Temel kavramlar
Çene ilişkilerinin kaydı tam protez yapımının ikinci aşamasıdır. Dişlilerde sentrik okluzyon (arklar arası ilişki) sentrik ilişki kullanılarak belirlenir. Dişsiz hastada arklar arası ilişki için tek referans TME'nin konumudur; bu, mandibulanın "eklem temelli santral konumu" olarak tanımlanabilir. Dişsiz hastada CR'yi doğru belirlemek için önce okluzal dikey boyut (OVD) doğru kurulmalıdır. Hastanın birbirine değen birkaç karşıt dişi hâlâ varsa dikey boyut kaydı çekimden önce alınmalıdır.
| Çeneler arası ilişki | Kapsamı | Alt başlıklar |
|---|---|---|
| Dikey ilişkiler | Maksilla ile mandibula arasındaki üst–alt ilişki | İstirahat dikey boyutu (RVD), okluzal dikey boyut (OVD) |
| Yatay ilişkiler | Mandibulanın maksillaya göre horizontal düzlemdeki ilişkisi | Sentrik ilişki (tekrarlanabilir referans), protrusiv ilişki, sağ ve sol lateral ilişkiler |
- Yüzün dikey boyutu: biri üst çenede (ya da yüzün üst kısmında), diğeri hareketli alt çenede seçilen iki nokta arasındaki mesafedir. Doğal dişlenmede açıkça belirlidir, diş çekiminden sonra kaybolur; hekim bu mesafeyi olabildiğince doğru belirlemelidir. Kalan birkaç diş dikey boyut için yararlı rehber olabilir.
- İstirahat dikey boyutu (RVD): mandibula fizyolojik istirahat konumundayken, çiğneme kasları minimal tonik aktivitedeyken ve dişler temas etmezken ölçülen dikey boyut.
- İstirahat aralığı: RVD'de dişler ya da mum duvarlar arasında görülen boşluk; interoklüzal istirahat aralığı ya da freeway space. Araştırmalarda 2–10 mm arasında değişir, ortalama 2–4 mm'dir (premolar bölge).
- Mandibular istirahat konumu: alt çenenin günün büyük bölümünde aldığı doğal konum; bütün mandibula hareketleri buradan başlar ve buraya döner.
- Okluzal dikey boyut (OVD): okluzyon elemanları (üst ve alt dişler ya da mum duvarlar) temastayken iki nokta arasında ölçülen mesafe; CR'de kaydedilip artikülatöre aktarılır.
Formüller: RVD = OVD + istirahat aralığı · OVD = RVD − istirahat aralığı · istirahat aralığı = RVD − OVD

Şekli nasıl okumalı: A, mandibula istirahatteyken (mum duvarlar temassız) ölçülen istirahat dikey boyutudur (RVD); B, mum duvarlar temastayken ölçülen okluzal dikey boyuttur (OVD); C, ikisinin farkı olan interoklüzal istirahat aralığıdır (yeşil elips). Görseli bir denklem gibi okuyun: A = B + C. Alttaki kutular formülleri ve RVD'yi artıran ya da azaltan faktörleri özetler.
5.2 Mandibular istirahat konumunu etkileyen faktörler
| Faktör | Etkisi |
|---|---|
| a. Baş postürü | Ekstansiyon (başın geriye eğilmesi): mandibula aşağı-geri gider → RVD ↑. Fleksiyon (öne eğilme): mandibula yukarı-öne gider → RVD ↓. Bu yüzden RVD hasta dik, rahat, baş doğal ve tekrarlanabilir konumdayken kaydedilir |
| b. Stres | Çeneyi kapatan kasların aşırı aktivitesi → RVD ↓ |
| c. Ağızda diş ya da protez bulunması | İstirahat konumunu etkileyen faktörlerden biridir (slayt 196) |
| d. Kullanılan yöntem | Yutkunma yöntemi: hasta yutkunur, sonra mandibulayı gevşetir. Fonetik yöntem: hasta "M" sesini çıkarır, sonra gevşetir. Fonetik yöntem biraz daha büyük RVD verebilir; tekrarlanan ölçümlerde aynı yöntem kullanılmalıdır |
| e. Ağrı | Ağız çevresi ya da mandibulayı destekleyen kaslarda ağrı RVD'yi etkiler; mandibula koruyucu yeni bir konum alır |
| f. Solunum | Burun solunumu güçse hasta ağzını açar, mandibulayı indirir → RVD ↑ |
| g. Yaş ve genel sağlık | Kas tonusu, nöromusküler kontrol ve postüral uyum değişir. Diş ya da protez dişi aşınması esas olarak OVD'yi azaltır, RVD'yi değil. Uzun süre dişsiz kalanlarda postür uyumu kaydı etkiler; RVD sabit değil, fizyolojik ve değişken bir konumdur |
| h. Bruksizm ve anormal alışkanlıklar | Kaslarda hipertonisi → RVD ↓ |
RVD ↑ GAM: Geriye baş (ekstansiyon), Ağızdan solunum, fonetik "M". RVD ↓ ÖSB: Öne baş (fleksiyon), Stres, Bruksizm.
5.3 Dikey boyutu belirleme yöntemleri
| Çekim öncesi yöntemler (7) | Çekim sonrası yöntemler (9) |
|---|---|
| 1. Niswonger yöntemi (iki nokta) | 1. Niswonger yöntemi |
| 2. En yakın konuşma mesafesi | 2. Willis tekniği |
| 3. Yüz profili ve kondil konumlarının radyografileri | 3. Elektromiyografik yöntem |
| 4. Profil fotoğrafları, siluet, kurşun tel tekniği | 4. Kret ilişkisinin değerlendirilmesi |
| 5. Akrilik yüz maskesi | 5. Wright yöntemi |
| 6. Alçı modeller | 6. Yüz ölçümlerinin kullanımı |
| 7. Hastanın eski protezlerinden alınan ölçümler | 7. En yakın konuşma mesafesi |
| — | 8. Yutkunma tekniği |
| — | 9. Hastanın nöromusküler algısı |
Çekim öncesi yöntemlerde hasta henüz doğal dişlerine sahiptir, yani dikey boyut bilinmektedir.
1. Niswonger yöntemi (iki nokta yöntemi)
- Çekim öncesi: üst ve alt dudakta, tercihen orta hatta iki nokta işaretlenir; dişler okluzyondayken aradaki mesafe ölçülür. Noktalardan biri genellikle burun ile üst dudağın birleşimi (kolay bulunan, sabit bir nokta), diğeri profilden bakıldığında çenenin en çıkıntılı yeridir.
- Çekimden önce ve sonra uygulanabilir. Dudak derisine iki dövme işareti gerekir, ancak çoğu hasta bunu kabul etmez. Mesafeyi en iyi kumpas ölçer; değer cetvelde okunup hasta kartına kaydedilir.
- Çekim sonrası (slayt 217): burun ucu ile çenenin en çıkıntılı noktası işaretlenir; aradaki mesafe ölçülerek istirahat dikey boyutu belirlenir (OVD = RVD − istirahat aralığı).
- Dikkat: dikey boyut fazlaysa hasta dudaklarını kapatmak için zorlar; bu kas aktivitesi yumuşak dokuları ve referans noktalarını yerinden oynatır, kayıt yanlış çıkar. Kayıt sırasında hasta gevşek olmalı, dudaklarını zorlamamalıdır.
2. En yakın konuşma mesafesi (closest speech distance) — Silverman yöntemi
- İstirahat aralığı ile en yakın konuşma mesafesi karıştırılmamalıdır. Hasta konuşurken çeneler arasındaki en yakın mesafe gözlenerek dikey boyut değerlendirilebilir.
- "S" sesinde mandibula biraz öne gelir; bazı hastalarda alt kesicilerle üst ön dişlerin palatal yüzleri arasında havanın geçtiği küçük bir aralık kalır, bazılarında kesiciler uç uca konuma yaklaşır; tam konum kişiden kişiye değişir.
- Çekim öncesi uygulama: alt dişlerin vestibül yüzüne, üst dişlerin kesici kenarlarına paralel bir çizgi çizilir (sentrik okluzyon referansı). Hasta "S" derken ikinci bir çizgi çizilir; iki çizgi arasındaki mesafe en yakın konuşma mesafesidir. Bu ölçüm ömür boyu sabit kalır ve diş provası seansında dikey boyutu kontrol etmek için kullanılır.
- Sibilan seslerde, özellikle "S"de, dişler ya da mum duvarlar birbirine yaklaşır ama değmez; aralarında küçük bir mesafe kalmalıdır.

3. Willis tekniği: bazı yüz ölçümlerinin eşit olduğu ilkesine dayanır. Mandibular istirahat konumunda göz bebeği ile ağız köşesi arasındaki mesafe, burun tabanı ile mandibulanın alt sınırı arasındaki mesafeye eşittir.

Şekli nasıl okumalı: Soldaki fotoğrafta 1 numaralı kırmızı ölçü göz bebeği hizasından ağız aralığı (ağız köşesi) hizasına, sağdakinde 2 numaralı mavi ölçü burun tabanından çenenin alt sınırına kadar uzanır. Willis'e göre bu iki mesafe eşit olmalıdır; 2 kısa kalırsa alt yüz yüksekliği, yani dikey boyut azalmıştır. Ölçümün kumpasla yapıldığına ve yöntemin tek başına değil diğer yöntemlerle birlikte kullanıldığına dikkat edin.
4. Yüz ölçümlerinin kullanımı: çeşitli yüz noktaları ile subnazal–çene mesafesi (OVD) arasında belirli oranlar bulunmuştur:
- Göz bebeklerinden geçen hat ile dudakların birleşim hattı arasındaki mesafe = subnazal nokta ile çene arasındaki mesafe.
- Glabella–subnazal mesafesi = dudaklar istirahatteyken ya da hafifçe temas ederken ağız köşeleri arasındaki mesafe (OVD'yi yansıtır).
- Eşit üçte birler yöntemi: 1) saç çizgisi (trichion) – glabella, 2) glabella – subnazal, 3) subnazal – çene.
- Bu ölçümler diğer yöntemlerle birlikte kullanıldığında dikey boyutun doğru belirlenmesine yardım eder.

5. Yutkunma yöntemi: yutkunma, mandibulanın fizyolojik istirahat konumunu bulmaya yardım eder. Hasta yutkunur ve çenesini gevşetir; mandibula istirahat konumuna doğru döner ve bu konum RVD için rehber olur. İstirahat konumu değişebildiğinden yöntem diğer klinik yöntemlerle birlikte kullanılmalıdır.
6. Nöromusküler algı: kayıt kaidelerine ayarlanabilir merkezi dayanak cihazı (central bearing device) takılır; hekim yüksekliği değiştirir, hasta en rahat hissettiği konumu söyler. Ancak hastalar küçük bir dikey boyut aralığını rahat algılar: konfor zonu. Bu nedenle yöntem kesin bir OVD değil yaklaşık bir aralık verir ve diğer yöntemlerle birlikte kullanılmalıdır.
- "M" → istirahat konumu, RVD (fonetik yöntem)
- "S" → en yakın konuşma mesafesi (Silverman); fazla dikey boyutta "Ş" gibi çıkar
- "F" ve "V" → diş–dudak ilişkisi
- "İ" ve "O" → okluzal düzlem (dil okluzal düzlemle hizalanır)
İstirahat aralığı (2–4 mm) sessiz istirahatte, en yakın konuşma mesafesi ise "S" sesi sırasında ölçülür. Silverman = "S"; fonetik istirahat yöntemi = "M". Willis'te karşılaştırılan mesafeler göz bebeği–ağız köşesi ve burun tabanı–çene altıdır; Niswonger'de ise burun–çene noktaları işaretlenir.
5.4 Mum duvarların ve dikey boyutun kontrolünde estetik ölçütler
| Ölçüt | Olması gereken | Sapma |
|---|---|---|
| Nazolabial açı | Burun ile üst dudak arasında doğal, uyumlu ilişki; uygun destekte ≈90° | Üst dudak desteği fazla → açı küçülür; yetersiz → açı büyür |
| Geniolabial (mentolabial) açı | Alt dudak ile çene arasında doğal kontur; aşırı derin ya da düzleşmiş kıvrım olmamalı | Dikey boyuttan ve alt dudak desteğinden etkilenir |
| Horizontal labial açı | Dudaklar aşırı protrüze ya da retrüze olmadan yeterince desteklenmeli | — |
| E düzlemi (Ricketts estetik çizgisi) | Burun ucundan yumuşak doku pogonionuna uzanır | Üst dudak ≈4 mm, alt dudak ≈2 mm geride |
5.5 Dikey boyut hataları: fazla mı, az mı?
| Fazla dikey boyut (slayt 230–233) | Yetersiz dikey boyut (slayt 234–237) |
|---|---|
| 1. Alt yüz yüksekliği artar, yüz ifadesi değişir | 1. Alt yüz yüksekliği azalır: çene burna yaklaşır ve öne çıkar; dudaklar dolgunluğunu kaybedip ince bir çizgiye döner; kas tonusu azalır, yüz gevşek ve çökük görünür |
| 2. Çenelerde yorgunluk hissi, masseter bölgesinde ağrı | 2. Çiğneme etkinliği azalır |
| 3. Konuşurken dişler çarpışır | 3. Yutkunma güçlüğü |
| 4. Yutkunma ve konuşma güçlüğü: "S" sesi "Ş" gibi çıkar; "Ç" ve "J" de doğru çıkmayabilir | 4. Stabilite kaybı (kret paralelliğinin bozulması) |
| 5. Protezin oturduğu kret bölgesinde travma artar | 5. Dudak köşelerinde angular şeilit |
| 6. Yanak ısırma | 6. Yanak ısırma |
| 7. Stabilite kaybı (kret paralelliğinin bozulması ve devirici momentlerin artması) | 7. Ağız boşluğu daralır, dil geriye itilir |
| 8. Glenoid fossa ile kondil başı arasındaki normal ilişki bozulur | 8. Konuşma ve yutkunmada dil–protez teması artar; lingual papillalarda düzleşme, parlak görünüm (slaytta bu madde "Excessive OVD" diye yazılmış) |
| 9. Bruksizm gibi parafonksiyonel alışkanlıklar | 9. Glenoid fossa ile kondil başı ilişkisi değişir |
| 10. Bukkinatorlar gerilir; nötral bölge ve kas dengesi değişir | 10. Kaslar gevşer, konveksiteleri azalır; protez alanı ve nötral bölge genişliği daralır |
Yanak ısırma, stabilite kaybı, yutkunma güçlüğü ve TME (fossa–kondil) ilişkisinin bozulması her iki listede de var; bunlar ayırt ettirmez. Ayırt ettirenler: fazlalıkta masseter ağrısı, konuşurken dişlerin çarpışması, "S"→"Ş", kret travması, bruksizm; azlıkta çenenin burna yaklaşması, ince dudak, angular şeilit, çiğneme etkinliğinin düşmesi.
5.6 Klinikte dikey boyut ve mum duvarlar
- Dikey boyutun kaydı ve artikülatöre aktarılması tam protez yapımının kritik bir adımıdır. Önce kaide plaklarının uyumu kontrol edilir; sık klinik hata uyumsuz ya da hareketli kaide plaklarıdır. Doku undercut'ları aşırıysa fazla block-out tutuculuğu bozabilir. Hastayı rahatsız eden bir etken olmamalıdır. Doğru dikey boyut için birden çok tekniği birleştirmek önerilir.
- Mum duvarlar dişlerin analoğudur: uygun ayarlandıklarında bitmiş protezin vereceği yumuşak doku desteğini vermelidir.
- İnsiziv papilla: santral kesicilerin labial yüzleri, dolayısıyla mum duvarın vestibül yüzü için önemli bir referanstır.
- Dudaklar: yumuşak doku desteği için protez kenarları aşırı kalınlaştırılmamalıdır; en iyi destek santral kesiciler bölgesinde sağlanır. Uygun destekte nazolabial açı 90° olur. Mandibulada dişler normalde kretlerin üzerine dizilir; ileri rezorpsiyonda dudak desteği için 2–3 mm önde dizilebilir. İstirahat konumunda mum duvar yüksekliği vermilyon sınırıyla hizalanmalıdır.
- Dişlerin görünümü: santral kesicilerin kesici kenarları üst dudakla hizalanmalıdır. Ağız köşeleri ile burun tabanı arasındaki mesafe genellikle ağız köşeleri ile çene arasındaki mesafenin yarısıdır. Gülümsemede dişlerin 3–5 mm'si görünmelidir. Orta hat için şu işaretler birlikte kullanılır: insiziv papilla, üst labial frenulum, median palatal sutur, labial tüberkül.
- Okluzal düzlem: yanlış belirlenirse estetik sorunlar çıkar ve alt protezin stabilitesi bozulur. Dil istirahatteyken okluzal düzlemle aynı seviyededir; "İ" ve "O" ünlüleri söylenirken dil okluzal düzlemle hizalanır. Okluzal düzlem interpupiller hatta ve Camper düzlemine paralel olmalıdır.

Şekli nasıl okumalı: Profilde 1 (ala) ve 2 (tragus) işaretleri Camper hattının iki ucudur; kırmızı eşit çift oklar okluzal düzlemin Camper hattına paralel olduğunu gösterir. Önden görünüşte yeşil eşit çift oklar okluzal düzlemin interpupiller hatta paralel olduğunu gösterir. Alttaki kutu klinik kontrol noktalarını toplar: mum duvar yüksekliği, retromolar ped, dilin konumu ve "İ/O" sesleri.
Dikey boyutun belirlenmesi: Niswonger, Willis ve Silverman yöntemleri birlikte uygulanır. Hasta mum duvarları kapattığında bütün yüzeyler temas etmelidir; boşluklar ısıtılmış aletler, kalotlar ya da sıcak spatülle düzeltilir. Tam temaslı ve doğru ayarlanmış mum duvarlar yeterli doku desteği vermelidir. Ayarlar bitince mum duvarlar soğutulur, ardından sentrik ilişki belirlenir.
5.7 Yatay ilişki: sentrik ilişki (CR) kaydı
Hastanın bütün mandibular fonksiyonları CR'nin önünde ve lateralinde gerçekleşir. CR, maksillomandibular ilişkilerde tekrarlanabilen tek mandibular konumdur.
- Hasta hafifçe geriye yaslanır.
- Mum duvarlar ağza yerleştirilir ve parmaklarla hafifçe stabilize edilirken hastadan çenesini kapatması istenir.
- Mandibula aşırı geriye itilmez. Rezorbe kretlerde alt kaide plağının arka kısmının kalkmadığı kontrol edilir.
- Kapanış doğrulanınca kayıt silikonu ya da kayıt mumu konur, hasta tekrar ısırır.
- Madde sertleşince üst ve alt mum duvarlar ağızdan birlikte çıkarılır.
- Ağız dışında sıcak spatülle sıkıca birbirine sabitlenir.
- Artikülatöre montaj için laboratuvara gönderilir.
Önce kaide plaklarının uyumu, sonra okluzal düzlem ve dikey boyut (OVD), en son CR. OVD yanlışsa CR de yanlış kaydedilir; dişsiz hastada CR'nin tek referansı TME olduğu için hasta gevşek ve rahat olmalı, mandibula zorlanmamalıdır.
Son tekrar
| Konu | Akılda tutulacak bilgi |
|---|---|
| Saf menteşe açılması | ≈20–25 mm; alt eklem boşluğu; CR'de terminal menteşe ekseni |
| Maksimum açma | 40–45 mm (slayt 11), 4–6 cm (slayt 36); kapsüler ligaman sınırlar |
| Çalışan / dengeleyen kondil | Çalışan: rotasyon + Bennett hareketi; dengeleyen: öne-aşağı-içe, yalnız translasyon |
| Sagittal kondil yolu | 30–40°, ort. 33°; eminens belirler; diş kaybıyla değişmez, sağ-sol farklı olabilir |
| Bennett açısı · ISS · Fischer | 15° (10–20°, horizontal) · 1–4 mm · ≈5° (sagittal) |
| Kesici rehberliği | Doğal dişlerde ≈40° (slayt 29: ≈10°); OB ↑ dik, OJ ↑ yatık; hekim değiştirebilir |
| Christensen fenomeni | Protrüzyonda arka dişler arasında kama aralık → kompansasyon eğrisi, 3 nokta teması |
| Posselt zarfı | Posterior (2 evre), anterior, üst temas (dişler), fonksiyonel; alt kesici noktası izlenir |
| Sentrik kayma | RCP→MIP 1–1,25 mm; point centric ≈%10; long centric = freedom in centric |
| İstirahat aralığı | 2–4 mm (2–10 mm arası değişir), premolar bölge |
| Gothic arch | Horizontal düzlemde ok ucu; tepe = CR; 4 segment; frontal düzlemde kalkan şekli |
| Hanau's Quint | Kondil, kesici, okluzal düzlem, kompansasyon eğrisi, tüberkül eğimi; kondil değiştirilemez |
| Thielemann | (Kondil × Kesici) / (Tüberkül × Okluzal düzlem × Spee) = dengeli okluzyon |
| Camper / Frankfurt | Ala–tragus; Frankfurt ile 10–15°; okluzal düzlem Camper'a ve interpupiller hatta paralel |
| Retromolar ped | Alt mum duvar arkada pedin orta ve üst üçte birlik kısımları hizasında |
| Destek tüberküller | Üst palatal + alt bukkal; yönlendirici: üst bukkal + alt lingual |
| Lingualize okluzyon | Üst palatal → alt santral fossa; üst bukkal temas dışı; rezorbe/bıçak sırtı kret, çapraz kapanış |
| Üç nokta teması | Protrüzyonda 1 ön + 2 arka (genellikle ikinci büyük azılar) |
| Rezorpsiyon | Maksilla bukkalden palatale (daralır); mandibula önce lingual (genişler) |
| Relining / rebasing | İç yüzeyin yenilenmesi / dişler korunarak tüm kaidenin değişimi |
| Kısa kenar (başarısız protez) | Üstte tuber; altta retromolar ve distolingual |
| Post-dam | Class I geniş, Class II orta, Class III dar |
| Protez stomatiti | 9 etiyoloji (6 hasta + 3 protez kaynaklı); nedene yönelik tedavi + antifungal + doku düzenleyici |
| Epulis fissuratum | Kenarları kısalt, doku düzenleyici; mümkünse cerrahiden kaçın |
| Torus cerrahisi | Lobüllü/düzensiz, dili kısıtlayan büyüklük, ince mukoza |
| Gömülü yapılar | %30–40 patoloji; rutin radyografi |
| Ön ölçü | ≈5 mm boşluk; üstte önce arka; 10 dk içinde döküm; nemli pamukla en fazla 30 dk |
| Dikey boyut | RVD = OVD + aralık; Niswonger + Willis + Silverman birlikte |
| RVD ↑ / ↓ | ↑ ekstansiyon, ağızdan solunum, "M"; ↓ fleksiyon, stres, bruksizm |
| Estetik | Nazolabial ≈90°; E düzlemi üst dudak 4 mm, alt dudak 2 mm geride; gülümsemede 3–5 mm diş |
| Fazla / az dikey boyut | Fazla: "S"→"Ş", dişlerin çarpışması, masseter ağrısı; az: kısa alt yüz, ince dudak, angular şeilit |
| CR kaydı | Önce OVD; hasta hafifçe geriye yaslanır; mandibula itilmez; mum duvarlar birlikte çıkarılır |
Hatırlatma kartları
Saf rotasyonla ağız ne kadar açılır?
≈20–25 mm (CR'de, terminal menteşe ekseni etrafında)
Rotasyon TME'nin hangi eklem boşluğunda olur?
Alt eklem boşluğunda (kondil–disk)
Maksimum ağız açıklığını hangi ligaman sınırlar?
Kapsüler ligaman (slayt 36: 4–6 cm)
Aşırı protrüzyonu hangi ligaman sınırlar?
Stilomandibular ligaman
Çalışan kondilin lateral kaymasının adı nedir?
Bennett hareketi
Bennett açısı nedir, ortalaması kaçtır?
Dengeleyen kondil yolu ile sagittal düzlem arasındaki açı (horizontal düzlemde); ort. 15° (10–20°)
Fischer açısı nedir?
Protrusiv kondil yolu ile dengeleyen kondil yolunun sagittal izdüşümü arasındaki açı; ≈5°
Immediate side shift kaç mm'dir?
1–4 mm
Sagittal kondil yolu eğiminin ortalaması?
≈33° (30–40°)
Christensen fenomeni nedir?
Protrüzyonda arka dişler arasında önden arkaya genişleyen kama şeklinde aralık
Sentrik kayma kaç mm'dir?
≈1–1,25 mm (RCP'den MIP'e, öne-yukarı)
Point centric nedir, sıklığı nedir?
CR ile MIP'in çakışması (kayma yok); ≈%10
Gothic arch izinin tepesi neyi gösterir?
Tekrarlanabilir sentrik ilişkiyi (CR)
Hanau's Quint'in kontrol eden iki faktörü hangileridir?
Kondil rehberliği (posterior) ve kesici rehberliği (anterior)
Hanau faktörlerinden hangisi değiştirilemez?
Kondil yolu eğimi
Overjet artarsa kesici rehberliği nasıl değişir?
Yatıklaşır; daha yatık tüberkül yeterli olur
Camper ile Frankfurt düzlemi arasındaki açı?
10–15°
Fonksiyonel (destek) tüberküller hangileridir?
Üst palatal + alt bukkal
Lingualize okluzyonda temas nasıldır?
Üst palatal tüberkül alt santral fossaya değer; üst bukkal temas dışında
Protrüzyonda üç nokta teması nedir?
1 ön + 2 arka temas (sağ ve sol, genellikle ikinci büyük azılar)
Mandibulada rezorpsiyon önce hangi genişliği etkiler?
Lingual genişliği
Maksillada rezorpsiyon hangi yönde ilerler?
Bukkalden palatale (ark daralır)
Relining ile rebasing arasındaki fark nedir?
Relining iç (doku) yüzeyi yeniler; rebasing dişleri koruyup tüm kaideyi değiştirir
Başarısız protezde kısa kenar en sık nerede görülür?
Üstte tuber bölgesinde; altta retromolar ve distolingual bölgede
En iyi destek sağlayan kret formu hangisidir?
U şekilli, paralel duvarlı, geniş kret
Class III yumuşak damakta post-dam nasıl olur?
Dar (çok hareketli yumuşak damak)
"F" ve "V" sesleri neyi değerlendirir?
Diş–dudak ilişkisini
İleri rezorpsiyonda hangi yapılar belirginleşir?
Milohyoid sırt, eksternal oblik sırt, genial tüberküller
Tam protez başarısızlığının başlıca nedeni nedir?
Yetersiz ilk muayeneye bağlı yanlış tedavi planı
Doku düzenleyiciden önce düzeltilmesi gereken 4 sorun?
Kaidenin aşırı uyumsuzluğu, küçük kaide, istirahat aralığı için yer olmaması, okluzyon/artikülasyon hataları
Protez stomatiti nedir?
Protez kaidesi altındaki mukozanın kronik inflamasyonu
Papiller hiperplazi nerede gelişir?
Protez kaidesinin rahatlatma (relief) bölgelerinde
Epulis fissuratumun nedenleri nelerdir?
Kronik travma, ince protez kenarları, aynı protezin uzun süre kullanımı
Epulis fissuratumda ilk yaklaşım nedir?
Kenarları kısaltmak ve doku düzenleyici; mümkünse cerrahiden kaçınmak
Sarkık (flabby) kret en sık nerede görülür?
Üst ön bölgede
Tuberdeki büyük avasküler fibröz doku hangi sendromla ilişkili olabilir?
Kombinasyon sendromu
Torus/ekzostozda cerrahi endikasyonları nelerdir?
Lobüllü/düzensiz şekil, örtülünce dili kısıtlayan büyüklük, çok ince mukoza
Tuber redüksiyonundan önce ne şarttır?
Sinüslerin radyografik değerlendirmesi
Gömülü yapılarda patoloji oranı nedir?
%30–40
Ön ölçüde kaşık ile kret arasında ideal boşluk ne kadardır?
≈5 mm
Üst ön ölçüye mutlaka dahil edilmesi gereken hat hangisidir?
Hamular çentikleri birleştiren hat
Titreşim hattı ölçüden önce neyle işaretlenebilir?
Kopya (silinmez) kalemle
Üst ölçüde kaşık hangi sırayla yerleştirilir?
Önce arka kısım, sonra ön (dudaklar hareket ettirilerek)
Alginat ölçü ne zaman dökülmelidir?
Dezenfeksiyondan sonra 10 dakika içinde; gecikirse nemli pamukla en fazla 30 dakika
Ön ölçüde en sık eksik kalan kenarlar hangileridir?
Alt lingual ve üst anterior kenarlar
Bulantı refleksi olan hasta nasıl oturtulur?
Dik; kaşık aşırı doldurulmaz, aspiratör önde, burundan nefes
RVD, OVD ve istirahat aralığı arasındaki ilişki nedir?
RVD = OVD + istirahat aralığı
İstirahat aralığının ortalaması kaçtır?
2–4 mm (premolar bölge; 2–10 mm arası değişir)
Baş ekstansiyonu RVD'yi nasıl etkiler?
Artırır (mandibula aşağı-geri gider)
Stres ve bruksizm RVD'yi nasıl etkiler?
Azaltır (kas hiperaktivitesi/hipertonisi)
Hangi fonetik yöntem biraz daha büyük RVD verir?
"M" sesi (yutkunma yöntemine göre)
Willis yöntemi neye dayanır?
Göz bebeği–ağız köşesi mesafesi = burun tabanı–mandibula alt sınırı mesafesi
Silverman yöntemi nedir?
En yakın konuşma mesafesi; "S" sesiyle ölçülür
Nöromusküler algı yönteminin sınırlılığı nedir?
Hasta bir aralığı rahat bulur (konfor zonu); kesin değil yaklaşık OVD verir
Uygun dudak desteğinde nazolabial açı kaç derecedir?
≈90°
E düzleminde üst ve alt dudak nerededir?
Üst dudak ≈4 mm, alt dudak ≈2 mm geride
Fazla dikey boyutta "S" sesi nasıl çıkar?
"Ş" gibi
"İ" ve "O" sesleri neyin belirlenmesinde kullanılır?
Okluzal düzlemin (dil okluzal düzlemle hizalanır)
Gülümsemede dişlerin ne kadarı görünmelidir?
3–5 mm
CR kaydında mum duvarlar nasıl çıkarılır?
Kayıt maddesi sertleşince üst ve alt birlikte çıkarılır, dışarıda sıcak spatülle sabitlenir
Deneme sınavı (55 soru)
Bu sorular çıkmış sınav sorusu değildir; slaytlara dayanılarak hazırlanmış deneme sorularıdır. Ağırlık sunumların hacmine göre dağıtıldı: Movements of the Mandible 10, Evaluation 4, Preprosthetic 3, Impressions 2, Maxillomandibular Relations 6 soru.
Which statement about the first phase of mouth opening is correct?
EN In CR, pure rotation around the terminal hinge axis occurs in the inferior joint compartment for approximately 20–25 mm; translation along the eminence in the superior compartment follows. Rotation around the sagittal axis does not occur alone.
TR CR'de terminal menteşe ekseni etrafında saf rotasyon ≈20–25 mm sürer ve alt eklem boşluğunda olur; eminens boyunca kayma (translasyon, üst eklem boşluğu) daha sonra eklenir. Sagittal eksen rotasyonu tek başına oluşmaz.
A patient moves the mandible to the right. Which statement is correct?
EN During a right excursion, the right side is the working side: its condyle mainly rotates and shifts slightly laterally (Bennett movement). The left, balancing condyle glides anteriorly, inferiorly, and medially; its path determines the Bennett angle. The condyles follow different paths in lateral movement.
TR Sağa harekette sağ taraf çalışan taraftır; çalışan kondil esas olarak döner ve hafifçe laterale kayar (Bennett hareketi). Sol (dengeleyen) kondil öne-aşağı-içe kayar ve Bennett açısı onun yolundan ölçülür; lateral harekette kondiller farklı yollar izler.
Which statement about the Bennett angle is correct?
EN The second option defines sagittal condylar path inclination, the third the Fischer angle, the fourth immediate side shift/Bennett movement, and the fifth incisal guidance.
TR İkinci şık sagittal kondil yolunu, üçüncüsü Fischer açısını, dördüncüsü immediate side shift / Bennett hareketini, beşincisi kesici rehberliğini tanımlar.
When arranging anterior teeth in a complete denture, what is expected if overbite increases while overjet remains unchanged?
EN Increasing overbite steepens incisal guidance and increases posterior separation in protrusion; steeper cusps may be needed for balance. Condylar path inclination is an anatomical patient factor and does not change with tooth arrangement.
TR Overbite arttıkça rehberlik dikleşir ve protrüzyonda arka dişler daha çok ayrılır; dengeyi korumak için daha dik tüberkül gerekir. Kondil yolu hastaya ait morfolojik bir değerdir, diş dizimiyle değişmez.
What primarily determines the superior contact border of Posselt's envelope?
EN Tooth contacts, rather than ligaments, determine the superior contact border. The capsular ligament limits maximum opening, the stylomandibular ligament limits excessive protrusion, the inferior heads of the lateral pterygoids hold the condyles forward along the anterior border, and the sphenomandibular ligament stabilizes the second phase of the posterior border movement.
TR Üst sınırı ligamanlar değil diş temasları belirler. Kapsüler ligaman maksimum açmayı, stilomandibular ligaman aşırı protrüzyonu sınırlar; lateral pterygoid alt başları anterior sınırda kondili önde tutar; sfenomandibular ligaman posterior sınırın 2. evresinde stabilizasyon sağlar.
During closure in CR, a patient makes initial tooth contact and then the mandible slides anteriorly and superiorly into maximum intercuspation. Which statement is correct?
EN Initial contact in CR is RCP; the slide from RCP to MIP is the centric slide (≈1–1.25 mm), whose direction and extent depend on occlusal morphology. In point centric, CR and MIP coincide without a slide; this occurs in approximately 10% of people.
TR CR'deki ilk temas RCP'dir; RCP'den MIP'e kayma sentrik kaymadır (≈1–1,25 mm) ve yönü ile miktarı okluzal morfolojiye bağlıdır. Point centric'te CR ile MIP çakışır, kayma olmaz ve bu bireylerin ≈%10'unda görülür.
Which statement about Hanau's Quint is false?
EN Condylar path inclination is an anatomical factor determined by TMJ morphology and cannot be changed by the clinician. The other statements reflect the Hanau and Thielemann principles in the slides.
TR Kondil yolu eğimi TME anatomisine bağlı morfolojik bir değerdir ve hekim tarafından değiştirilemez. Diğer ifadeler slaytlardaki Hanau ve Thielemann ilkeleridir.
Which statement about lingualized occlusion is correct?
EN In lingualized occlusion, the maxillary palatal cusp is the sole functional cusp; knife-edge and resorbed ridges are indications. Bilateral balance can be arranged. Contact area may be reduced, but this does not necessarily reduce chewing efficiency.
TR Lingualizede tek fonksiyonel tüberkül üst palatal tüberküldür; bıçak sırtı ve rezorbe kretler endikasyondur. Bilateral dengeli düzenlenebilir; temas alanı azalabilir ama bu çiğneme etkinliğinin düştüğü anlamına gelmez.
Which statement about establishing the occlusal plane for a complete denture is false?
EN Camper's plane makes an angle of 10–15° with the Frankfurt plane. The other statements are the wax rim and occlusal plane rules given in the slides.
TR Camper düzlemi Frankfurt düzlemiyle 10–15° açı yapar. Diğer ifadeler slaytlardaki mum duvar ve okluzal düzlem kurallarıdır.
In conventional bilateral balanced occlusion, which cusps contact on the balancing (non-working) side?
EN Balancing-side contacts occur between maxillary palatal cusps and mandibular buccal cusp inclines; anterior tooth contact is unnecessary on this side. Bilateral contacts are sought for complete-denture stability.
TR Dengeleyen taraftaki denge temasları üst palatal tüberküller ile alt bukkal tüberkül eğimleri arasındadır; bu tarafta ön diş teması gerekmez. Tam protezde stabilite için bilateral temas istenir.
An older patient is satisfied with their denture teeth, but the base no longer fits the tissues and its material has deteriorated. What is the best approach?
EN Satisfactory teeth with a poor base call for rebasing; a sound base with poor tissue adaptation calls for relining. An entirely new denture may create adaptation problems for a satisfied older patient.
TR Dişlerden memnun, kaide kötü → rebasing; kaide iyi, doku uyumu kötü → relining. Memnun yaşlı hastalarda tamamen yeni protez uyum sorunu yaratabilir.
Which statement about advanced alveolar ridge resorption is false?
EN Maxillary resorption progresses from buccal to palatal, narrowing the arch; in the mandible, lingual width is affected first. The other options describe advanced resorption.
TR Maksillada rezorpsiyon bukkalden palatale ilerler ve ark daralır; mandibulada önce lingual genişlik etkilenir. Diğer şıklar ileri rezorpsiyonun bulgularıdır.
A patient's soft palate descends sharply from the hard palate and is highly mobile. Which class and posterior palatal seal width are correct?
EN Class I has little movement and allows a wide post-dam; Class II has moderate movement and a medium-width post-dam; Class III has marked movement and requires a narrow post-dam.
TR Class I az hareketli → geniş, Class II orta hareketli → orta, Class III çok hareketli → dar post-dam.
Which extraoral examination finding is incorrectly matched with its interpretation?
EN Very firm tissues can make seating the denture difficult and compromise the peripheral seal; excessively mobile tissues can impair stability.
TR Dokular çok sertse protezin oturması zorlaşır ve periferik sızdırmazlık bozulabilir; çok hareketliyse stabilizasyon etkilenir.
A long-term denture wearer has folded excess fibrous tissue in the vestibule where the denture border rests. What should be done first?
EN For epulis fissuratum, first remove irritation by shortening the borders and applying a tissue conditioner. Surgery can weaken tissue needed for the future denture, so avoid it if possible; if needed, laser or conventional excision may be used.
TR Epulis fissuratumda önce irritasyon kaldırılır (kenarlar kısaltılır, doku düzenleyici uygulanır). Cerrahi, gelecekteki protez için gerekli dokuyu zayıflatabileceğinden mümkünse kaçınılır; gerekirse lazer ya da konvansiyonel yolla yapılır.
Which condition is not an indication for surgical removal of a torus or exostosis?
EN Relief is sufficient for small tori and exostoses. The first three options are the surgical indications listed in the slides; an exostosis that obstructs denture placement may also be removed.
TR Küçük torus ve ekzostozlarda rahatlatma (relief) yeterlidir. İlk üç şık slayttaki üç cerrahi endikasyondur; protezin yerleşmesini engelleyen ekzostoz da çıkarılabilir.
Which statement about denture stomatitis is false?
EN Treatment addresses the cause: remove trauma, improve hygiene, rest tissues, use an antifungal or tissue conditioner as indicated, and correct the base and vertical dimension. Surgery is considered only for extensive papillary hyperplasia.
TR Tedavi nedene yöneliktir: travmanın kaldırılması, hijyen, doku dinlendirme, antifungal, doku düzenleyici, kaide ve dikey boyut düzeltmesi. Cerrahi ancak büyük papiller hiperplazide gündeme gelir.
Which statement about taking a preliminary alginate impression of an edentulous maxilla is correct?
EN Seat the posterior part first and capture the line between the hamular notches. The tray must not contact the tissues. Pour the impression within 10 minutes, or, if delayed, keep it in damp cotton for no more than 30 minutes.
TR Üst ölçüde önce arka kısım yerleştirilir ve hamular çentik hattı ölçüye dahil edilir. Kaşık dokuya değmemelidir; ölçü 10 dakika içinde dökülür, gecikirse nemli pamukla en fazla 30 dakika beklenir.
The lingual borders are repeatedly missing from preliminary mandibular impressions. What is the best preventive measure?
EN Preloading extra alginate in the affected areas prevents missing borders, especially mandibular lingual and maxillary anterior borders. Cover the entire tray, remove the impression quickly in one motion, and gently raise the tongue for the mandibular impression.
TR Kenar eksikliği (özellikle alt lingual ve üst anterior) bu bölgelere önceden ek alginat konarak önlenir. Kaşığın bütün yüzeyi örtülür, ölçü tek hamlede ve hızla çıkarılır, alt ölçüde dil hafifçe kaldırılır.
A patient's rest vertical dimension is 72 mm and the interocclusal rest space is 3 mm. What should the occlusal vertical dimension be?
EN OVD = RVD − interocclusal rest space = 72 − 3 = 69 mm. The 75 mm result incorrectly adds the space.
TR OVD = RVD − istirahat aralığı = 72 − 3 = 69 mm. 75, aralığın yanlış yönde eklenmesiyle bulunur.
Which of the following increases the rest vertical dimension (RVD)?
EN Mouth breathing lowers the mandible and increases RVD. Stress, bruxism, forward head flexion, and hyperactivity of the closing muscles reduce RVD.
TR Ağızdan solunumda mandibula iner ve RVD artar. Stres, bruksizm, fleksiyon ve kapatıcı kas hiperaktivitesi RVD'yi azaltır.
At the try-in, a patient produces “S” as “SH,” the teeth strike together during speech, and the masseter area feels fatigued. What is the most likely cause?
EN Producing “S” as “SH,” tooth contact during speech, and masseter pain or fatigue suggest excessive vertical dimension. Insufficient dimension instead shortens the lower face, thins the lips, and may cause angular cheilitis.
TR "S"→"Ş", konuşurken dişlerin çarpışması ve masseter bölgesinde ağrı/yorgunluk fazla dikey boyutun bulgularıdır. Yetersiz boyutta ise alt yüz kısalır, dudaklar incelir ve angular şeilit görülebilir.
Which statement about Silverman's method is correct?
EN The first option describes the phonetic rest method; the second, Willis's technique; the fourth, neuromuscular perception; and the fifth, Niswonger's method.
TR Birinci şık fonetik istirahat yöntemi, ikincisi Willis tekniği, dördüncüsü nöromusküler algı, beşincisi Niswonger yöntemidir.
Which statement about adjusting wax rims is false?
EN With adequate support, the nasolabial angle is approximately 90°; excessive upper-lip support makes it smaller, and insufficient support makes it larger. The other statements reflect the wax-rim rules in the slides.
TR Uygun destekte nazolabial açı ≈90°'dir; fazla üst dudak desteği açıyı küçültür, yetersiz destek büyütür. Diğer ifadeler slaytlardaki mum duvar kurallarıdır.
Which statement about recording centric relation in an edentulous patient is correct?
EN Determine OVD first; recline the patient slightly without forcing the mandible backward. Remove the wax rims together and secure them with a heated spatula. Functional movements occur anterior and lateral to CR.
TR Önce OVD belirlenir; hasta hafifçe geriye yaslanır ve mandibula aşırı itilmez. Mum duvarlar birlikte çıkarılıp sıcak spatülle sabitlenir; fonksiyonlar CR'nin önünde ve lateralinde gerçekleşir.
A complete denture has a premature contact on one second molar. Why does this cause problems sooner than the same contact would in a natural dentition?
EN Natural teeth work independently, and periodontal proprioception prevents premature contacts. Denture teeth move as a group without this feedback, so malocclusion causes problems at once and bilateral balance is essential. Condylar guidance is not directly affected by tooth loss.
TR Doğal dişler bağımsız çalışır ve periodonsiyumdan gelen proprioseptif geri bildirim erken teması önler. Protez dişleri kaideyle tek blok hareket eder ve bu mekanizma yoktur; bu yüzden maloklüzyon hemen sorun çıkarır ve bilateral denge şarttır. Kondil rehberliği diş kaybından doğrudan etkilenmez.
In which two ways can the mandible be retruded?
EN Retrusion occurs either through active contraction of retractor muscles (for example, the posterior fibres of the temporalis) or through passive manipulation from the chin. The inferior heads of the lateral pterygoids hold the condyles forward during the anterior border movement, and the stylomandibular ligament limits excessive protrusion.
TR Retrüzyon ya retraktör kasların (ör. temporal kasın posterior lifleri) istemli kasılmasıyla ya da hekimin çeneden mandibulayı geriye itmesiyle (pasif manipülasyon) olur. Lateral pterygoid alt başları anterior sınır hareketinde kondilleri önde tutar; stilomandibular ligaman aşırı protrüzyonu sınırlar.
During a protrusive check, the anterior segments of the wax rims meet edge to edge and a wedge-shaped space opens between the posterior segments, widening from front to back. What is this, and why does it occur?
EN The wedge-shaped posterior gap that opens from anterior to posterior during protrusion is the Christensen phenomenon; it reflects the condyle moving forward and down along the articular eminence. Freeway space is the rest gap, and the centric slide is the RCP-to-MIP movement.
TR Protrüzyonda arka bölgede önden arkaya doğru genişleyen kama şeklindeki aralık Christensen fenomenidir; kondilin artiküler eminens boyunca öne-aşağı inmesinin sonucudur. Freeway space istirahat aralığıdır; sentrik kayma ise RCP'den MIP'e olan harekettir.
In a lateral excursion, the non-working condyle descends more steeply than it does in straight protrusion. Which angle describes this difference?
EN The Fischer angle lies between the protrusive condylar path and the sagittal projection of the non-working condylar path; it is about 5° and is evaluated in the sagittal plane. The Bennett angle relates the balancing condylar path to the sagittal plane in the horizontal view.
TR Fischer açısı, protrusiv kondil yolu ile dengeleyen kondil yolunun sagittal izdüşümü arasındaki açıdır; ≈5°'dir ve sagittal düzlemde değerlendirilir. Bennett açısı ise dengeleyen kondil yolu ile sagittal düzlem arasındaki, horizontal düzlemde görülen açıdır.
A recording plate is attached to one arch and a tracing stylus to the opposing arch, and the patient makes protrusive and lateral border movements. How is the resulting tracing used clinically?
EN Horizontal-plane border movements traced this way produce the arrowhead-shaped Gothic arch; its apex is used to identify a reproducible centric relation. The shield shape belongs to the frontal plane, and the tear-drop shape describes the chewing cycle.
TR Bu şekilde kaydedilen horizontal düzlem sınır hareketleri ok ucu biçiminde Gothic arch izini oluşturur; izin tepesi tekrarlanabilir sentrik ilişkiyi belirlemek için kullanılır. Kalkan şekli frontal düzleme, damla şekli çiğneme döngüsüne aittir.
Which statement about mandibular border movements in the frontal plane is correct?
EN Frontal-plane borders are shield-shaped. The superior lateral border is shaped mainly by interarch relationships and occlusal contacts, with its maximum lateral extent limited by the TMJ; the lateral opening border is laterally convex and returns toward the midline. The rhomboid pattern belongs to the horizontal plane.
TR Frontal düzlemde sınır hareketleri kalkan şeklindedir. Üst lateral sınırın şeklini esas olarak çeneler arası ilişki ve okluzal temaslar belirler, maksimum lateral miktarı TME sınırlar; lateral açılma sınırı laterale konvekstir ve orta hatta geri döner. Eşkenar dörtgen şekil horizontal düzleme aittir.
The mandible can open by pure rotation at several condylar positions. Why is the terminal hinge movement used as the clinical reference?
EN Rotation at other condylar positions is difficult to reproduce; with the condyles in CR, the mandible performs a reproducible hinge movement. Pure rotation ends after about 20–25 mm, and the habitual closing path changes with head posture.
TR Farklı kondil konumlarındaki rotasyon tekrarlanması zor konumlardır; kondiller CR'deyken mandibula tekrarlanabilir bir menteşe hareketi yapar. Saf rotasyon ≈20–25 mm'de biter; alışılmış kapanma yolu ise baş postürüyle değişir.
On the articulator, a complete denture set-up loses posterior contact on the balancing side during lateral excursion. Which feature of the arrangement mainly maintains bilateral contacts in lateral movements?
EN The mediolateral curve of Wilson helps maintain bilateral contacts in lateral movements; the anteroposterior curve of Spee maintains posterior contacts in protrusion. Increasing overbite steepens incisal guidance and separates the posterior teeth further.
TR Mediolateral Wilson eğrisi lateral harekette bilateral temasları korur; ön-arka yöndeki Spee eğrisi ise protrüzyonda arka temasları korur. Overbite'ı artırmak kesici rehberliğini dikleştirir ve arka dişleri daha çok ayırır.
Which cusps of the posterior teeth are the guiding (non-supporting) cusps in normal occlusion?
EN Guiding cusps (maxillary buccal and mandibular lingual) guide mandibular movements and help control food, but do not normally provide the main supporting contacts in maximum intercuspation. Maxillary palatal and mandibular buccal cusps are the functional cusps that bear the load and maintain vertical dimension.
TR Yönlendirici tüberküller (üst bukkal ve alt lingual) mandibula hareketlerini yönlendirir ve lokmanın kontrolüne katkı verir; MIP'te ana destek temasını vermez. Üst palatal ve alt bukkal tüberküller kuvveti taşıyan ve dikey boyutu koruyan fonksiyonel tüberküllerdir.
To check balanced articulation, the classical three-point (tripod) contact is assessed during protrusion. Where are the contacts?
EN In protrusion, one anterior contact and two posterior contacts (right and left, usually at the second molars) form a triangular support that reduces denture tipping. Tripod contact around a fossa is a different concept: the cusp–fossa contact type.
TR Protrüzyonda bir ön temas ve sağ-sol iki arka temas (genellikle ikinci büyük azılar) üçgen bir destek oluşturur ve protezin devrilmesini azaltır. Fossa çevresindeki tripod temas farklı bir kavramdır: tüberkül–fossa temas tipidir.
The dietary history of an elderly edentulous patient reveals nutritional deficiencies. Which match of deficiency and effect on denture adaptation is correct?
EN Vitamin D and calcium deficiencies affect bone health, while iron or vitamin B12 deficiencies cause oral mucosal changes; both make denture adaptation more difficult.
TR D vitamini ve kalsiyum eksikliği kemik sağlığını, demir veya B12 eksikliği ise oral mukozayı etkiler; ikisi de protez uyumunu zorlaştırır.
A patient's existing denture is judged to be a failed denture with short borders. Where are the borders most typically short?
EN Short borders in failed dentures occur especially at the maxillary tuberosity and at the mandibular retromolar and distolingual areas. Failed dentures should be replaced rather than corrected.
TR Başarısız protezlerde kısa kenar özellikle üstte tuber bölgesinde, altta retromolar ve distolingual bölgelerde görülür. Başarısız protezde hatalar düzeltilmez, protez yenilenir.
Intraoral examination shows a markedly excessive interridge distance. What is the main consequence for the complete denture?
EN Excessive interridge distance reduces retention and stability by increasing leverage forces. Insufficient distance, by contrast, complicates tooth arrangement and providing rest space.
TR Kretler arası mesafenin fazla olması kaldıraç kuvvetlerini artırarak tutuculuğu ve stabiliteyi azaltır. Mesafenin yetersiz olması ise diş dizimini ve istirahat aralığını sağlamayı zorlaştırır.
In an existing denture, the mandibular anterior teeth are set too far forward. Compared with the same error in the maxillary anterior teeth, what is expected?
EN Malpositioned anterior teeth compromise esthetics, tongue support and stability, and the polished surfaces no longer aid retention. In the mandible the effect is more severe because muscle forces displace the denture.
TR Ön dişlerin yanlış konumu estetiği, dil desteğini ve stabiliteyi bozar; cilalı yüzeyler tutuculuğa katkı vermez. Alt çenede kas kuvvetleri protezi yerinden oynattığı için etki daha ağırdır.
An ill-fitting old denture has inflamed the denture-bearing tissues, and the clinician plans to use a tissue conditioner before making new dentures. What should be done before the conditioner is applied?
EN Major faults of the old denture (base misfit, undersized base, no rest space, occlusion and articulation errors) must be corrected first; afterwards the denture is checked regularly and pressure points are removed. If a new denture is made without correcting these issues, bone loss may continue.
TR Doku düzenleyiciden önce eski protezin büyük hataları (kaide uyumsuzluğu, küçük kaide, istirahat aralığı yokluğu, okluzyon ve artikülasyon hataları) düzeltilmelidir; sonra protez düzenli kontrol edilir ve baskı noktaları giderilir. Bu sorunlar düzeltilmeden yeni protez yapılırsa kemik kaybı sürebilir.
A patient has a mobile, fibrous maxillary anterior ridge with no underlying bone support. Which statement is correct?
EN Flabby ridges consist of fibrous tissue without bone support and are common in the upper anterior region. Having one is better than having no ridge, so only excessive tissue may be partly removed. Epulis fissuratum is border-related hyperplasia.
TR Flabby (sarkık) kret, kemik desteği olmayan fibröz dokudan oluşur ve sıklıkla üst ön bölgede görülür. Hiç kret olmamasından iyidir; doku fazlaysa yalnız kısmen cerrahi olarak çıkarılabilir. Epulis fissuratum protez kenarına bağlı bir hiperplazidir.
Years after losing the mandibular posterior teeth, a patient now needs complete dentures; the maxillary tuberosities hang low and the interarch distance is inadequate. What is the appropriate approach?
EN Loss of the lower teeth often leads to overeruption of the upper molars; inadequate interarch distance may need localized bone removal from the tuberosities, and radiographic assessment of the sinuses is essential first. Raising the vertical dimension to make space causes the problems of excessive vertical dimension.
TR Alt dişlerin çekimi sıklıkla üst molarların aşırı sürmesine yol açar; yetersiz kretler arası mesafede tuberden lokal kemik uzaklaştırılabilir ve öncesinde sinüslerin radyografik değerlendirmesi şarttır. Yer açmak için dikey boyutu yükseltmek fazla dikey boyutun sorunlarını doğurur.
Which statement about a preliminary impression of an edentulous patient is correct?
EN A good preliminary impression records sulcus depth and thickness along its whole length and all important anatomical structures, using a tray with about 5 mm of space. All borders should be rounded, and the tray must not touch soft tissue.
TR İyi bir ön ölçü sulkusun derinliğini ve kalınlığını boydan boya ve tüm önemli anatomik yapıları kaydeder; en iyi sonuç krete uyan ve ölçü maddesine ≈5 mm yer bırakan kaşıkla alınır. Tüm kenarlar yuvarlak olmalı, kaşık dokuya hiçbir yerde değmemelidir.
A patient with a strong gag reflex needs a maxillary alginate impression. Which approach is correct?
EN Patients who gag should sit upright; an overloaded tray lets material flow backward and triggers gagging. Place the suction tip anteriorly and have the patient breathe through the nose; topical anesthesia or premedication may be used if needed.
TR Bulantı refleksi olan hasta dik oturtulur; kaşık fazla doldurulursa madde geriye akar ve bulantıyı tetikler. Aspiratör ucu ön bölgeye konur, hastadan burundan nefes alması istenir; gerekirse topikal anestezi veya premedikasyon uygulanır.
In the equal-thirds method for assessing vertical dimension, which three facial distances are compared?
EN The equal-thirds method compares trichion–glabella, glabella–subnasale and subnasale–chin. The first option describes the Willis comparison. Facial measurements should be used together with other methods.
TR Eşit üçte birler yöntemi trichion–glabella, glabella–subnazal ve subnazal–çene mesafelerini karşılaştırır. İlk şık Willis karşılaştırmasıdır. Yüz ölçümleri diğer yöntemlerle birlikte kullanılmalıdır.
While the rest vertical dimension is being recorded, the patient's head is tilted back against the headrest. What is the likely effect?
EN Head extension moves the mandible down and back and increases RVD; flexion moves it up and forward and decreases RVD. RVD should therefore be recorded with the patient sitting upright and relaxed, with the head in a natural, reproducible position.
TR Başın geriye eğilmesi (ekstansiyon) mandibulayı aşağı-geriye götürür ve RVD'yi artırır; öne eğilmesi (fleksiyon) yukarı-öne götürür ve azaltır. Bu yüzden RVD hasta dik ve rahat otururken, baş doğal ve tekrarlanabilir konumdayken kaydedilir.
A clinician establishes the rest position with the phonetic method on one visit and with the swallowing method on the next. Which statement is correct?
EN The recorded RVD depends on the method: saying “M” may give a slightly greater RVD than swallowing, so repeated measurements should use one method consistently. Because the rest position varies, the swallowing method should be combined with other methods; “S” is used for the closest speaking space.
TR Kaydedilen RVD yönteme göre değişir: "M" sesi (fonetik yöntem) yutkunma yöntemine göre biraz daha büyük RVD verebilir; bu yüzden tekrarlanan ölçümlerde aynı yöntem kullanılır. İstirahat konumu değişken olduğundan yutkunma yöntemi diğer yöntemlerle birlikte kullanılır; "S" sesi en yakın konuşma mesafesi içindir.
The acrylic teeth of a patient's 15-year-old complete dentures have worn markedly flat. What is expected?
EN Wear of artificial teeth primarily reduces OVD, not necessarily RVD. Since rest space = RVD − OVD, a lower OVD with an unchanged RVD gives a larger rest space.
TR Yapay dişlerin aşınması esas olarak OVD'yi azaltır, RVD'yi değiştirmesi gerekmez. İstirahat aralığı = RVD − OVD olduğundan RVD aynı kalıp OVD azalınca aralık büyür.
When lip support on the wax rims is evaluated with Ricketts' E-plane, which description fits the guideline?
EN The E-plane runs from the tip of the nose to the soft-tissue pogonion; the upper lip lies about 4 mm and the lower lip about 2 mm behind it. It guides evaluation of lip position and the facial profile.
TR E düzlemi burun ucundan yumuşak doku pogonionuna uzanır; üst dudak ≈4 mm, alt dudak ≈2 mm geridedir. Dudak konumunu ve yüz profilini değerlendirmede rehberdir.
While the occlusal plane is being checked on the wax rims, which observation supports a correctly placed plane?
EN At rest the tongue is level with the occlusal plane, and it aligns with the plane when the patient says “İ” and “O”. The plane should be parallel to both the interpupillary line and Camper's plane; an incorrect plane causes esthetic problems and destabilizes the lower denture.
TR Dil istirahatte okluzal düzlemle aynı seviyededir ve "İ", "O" sesleri söylenirken düzlemle hizalanır. Okluzal düzlem hem interpupiller hatta hem Camper düzlemine paralel olmalıdır; yanlış düzlem estetik sorun yaratır ve alt protezin stabilitesini bozar.
Which type of cusp–fossa relationship is illustrated in these drawings?

EN The arrows and the triangles of dots show a functional cusp meeting the fossa slopes at three separate points, which is tripod cusp–fossa contact and gives stability and force distribution. Cusp tip–fossa contact is a single point, and the anterior-plus-two-posterior pattern is the denture balance concept in protrusion, not a cusp–fossa contact.
TR Oklar ve üçgen şeklindeki noktalar, fonksiyonel tüberkülün fossa eğimlerine üç ayrı noktadan değdiğini gösterir; bu tripod tüberkül–fossa temasıdır ve stabilite ile kuvvet dağılımı sağlar. Tüberkül ucu–fossa teması tek noktadır; bir ön + iki arka temas ise protrüzyondaki protez dengesi kavramıdır, tüberkül–fossa teması değildir.
The tracing shows the sagittal border movements of the mandibular incisal point. What does the narrow loop inside the envelope, starting near ICP, represent?

EN Functional movements stay inside the envelope; in chewing the mandible opens downward and closes along a curved, tear-drop path back to MIP, which gives this loop. The centric slide is the short CR–ICP segment on the superior border, the posterior and anterior border movements form the outline of the envelope, and the Gothic arch is a horizontal-plane tracing.
TR Fonksiyonel hareketler zarfın içinde kalır; çiğnemede mandibula aşağı açılır ve eğri, damla şeklinde bir yolla MIP'e döner; bu halka onu gösterir. Sentrik kayma üst sınırdaki kısa CR–ICP parçasıdır; posterior ve anterior sınır hareketleri zarfın dış hattını oluşturur; Gothic arch ise horizontal düzlemde alınan bir izdir.
These edentulous patients are wearing their old complete dentures. Which error in the dentures best explains the facial appearance shown?

EN With insufficient vertical dimension the lips look contracted and thin and the chin moves up toward the nose and forward, as seen here. Excessive vertical dimension gives the opposite picture: lips that stay apart, constant tooth contact and pain in the masseter and ridges.
TR Dikey boyut yetersizse dudaklar büzülmüş ve ince görünür, çene buruna yaklaşıp öne çıkar; resimdeki tablo budur. Dikey boyut fazlaysa tersi görülür: dudaklar ayrık kalır, dişler sürekli temas eder, masseter ve kretlerde ağrı olur.
A patient who has worn the same complete dentures for many years has the lesions shown. Which identification and cause is correct?

EN The folded tissue lies in the vestibule where the denture flange touches the mucosa; this is prosthesis-induced hyperplasia (epulis fissuratum), caused by chronic trauma, thin denture borders and long use of the same dentures. Papillary hyperplasia is on the palate in the relief area, and a flabby ridge lies on the crest itself, not in folds in the sulcus.
TR Katlantılı doku, protez kenarının mukozaya değdiği vestibülde yer alıyor; bu protez kaynaklı hiperplazidir (epulis fissuratum) ve kronik travma, ince protez kenarları ve aynı protezin uzun süre kullanılması nedeniyle oluşur. Papiller hiperplazi damakta, kaide boşaltma alanında görülür; flabby kret ise sulkustaki katlantılarda değil, kretin kendisindedir.
The two caliper measurements shown are taken with the mandible in its rest position and compared with each other. Which method of determining vertical dimension is this?

EN The Willis technique uses the rule that, at rest, the distance from the pupil to the oral commissure equals the distance from the base of the nose to the lower border of the mandible; these are the two distances measured here. The Niswonger method measures between a nose mark and a chin mark, and the equal thirds method compares trichion–glabella, glabella–subnasale and subnasale–chin.
TR Willis tekniği, istirahat konumunda pupilla–ağız köşesi mesafesinin burun tabanı–mandibula alt kenarı mesafesine eşit olduğu ilkesine dayanır; burada ölçülen iki mesafe bunlardır. Niswonger yöntemi burundaki ve çenedeki iki işaret arasını ölçer; eşit üçte birler yöntemi ise trikion–glabella, glabella–subnazal ve subnazal–çene mesafelerini karşılaştırır.
Slayt notları ve düzeltmeler
- Christensen fenomeni (slayt 26 ve 71): slayt 26 fenomeni "mandibular retrüzyonda" tanımlıyor, slayt 71 ise "protrüzyonda" diyor. Doğrusu protrüzyondur: Glossary of Prosthodontic Terms, fenomeni mandibula öne getirilirken (protraction) karşıt okluzal yüzeyler arasında oluşan boşluk olarak tanımlar. Kaynak: The Glossary of Prosthodontic Terms, 9. baskı — J Prosthet Dent 2017.
- Sagittal eksen ve translasyon slaytları (22 ve 24): iki slayt da frontal eksenin metnini ("bir kondil öne çıkar, diğeri yerinde kalır") tekrarlıyor. Sagittal eksen etrafındaki rotasyon frontal düzlemde olur: bir kondil aşağı iner, diğeri terminal menteşe konumunda kalır; ligamanlar ve kaslar kondilin aşağı yer değiştirmesini engellediği için tek başına oluşmaz (Okeson, Management of Temporomandibular Disorders and Occlusion, "Mechanics of Mandibular Movement"). Translasyonun doğru tanımı slayt 19'dadır. Üç eksen kavramı için: Location of centers of rotation and existence of terminal hinge axes during jaw movements (PMC).
- Kesici rehberliğinin ortalama değeri (slayt 29 ve 77): slayt 29 "≈10°", slayt 77 "doğal dişlenmede ≈40°" diyor. İki değer farklı bağlamlara ait olabilir (10°, tam protezde tercih edilen düşük rehberlik değeri olabilir); sınavda hangisinin isteneceğini hocaya teyit edin. Soruda "doğal dişlenme" geçiyorsa slayt 77'deki ≈40°'yi kullanın.
- Maksimum ağız açıklığı (slayt 11 ve 36): slayt 11 "40–45 mm", slayt 36 "4–6 cm" veriyor. Bireysel fark büyüktür; Okeson 40–60 mm aralığını verir, toplum çalışmalarında ortalamalar ≈40–50 mm civarındadır. Kaynaklar: JCDA 2003;69(11):737 (PDF), The normal range of mouth opening in an Irish population.
- Bennett açısının düzlemi (slayt 28, 72, 73): slayt 72 lateral kondil yolu açısı için "frontal düzlemde" diyor; slayt 28 ve 73 ise açıyı horizontal düzlemde tarif ediyor. Glossary of Prosthodontic Terms'e göre Bennett açısı, lateral harekette ilerleyen kondilin ortalama yolu ile sagittal düzlem arasında horizontal düzlemde görülen açıdır: GPT-9.
- "Hanau's laws were formulated by Thielemann" (slayt 86): beş faktörü (Hanau's Quint) Hanau tanımlamıştır; Thielemann bu faktörlerin ilişkisini slayttaki formülle ifade etmiştir. Kaynak: Hanau Quint Described as a Formula to Quantify Balanced Occlusion (CDEWorld).
- Retromolar ped ifadesi (slayt 83): "middle and upper two-thirds of the retromolar pad" ifadesi karışık. Yaygın kural, okluzal düzlemin arkada retromolar pedin orta ve üst üçte birlik kısımlarının birleşimi hizasında bitmesidir: J Dent Shiraz Univ Med Sci.
- Willis yöntemi (slayt 219–221): slayt 219 ölçümün "mandibular istirahat konumunda" yapıldığını söylüyor, slayt 220–221 ise aynı oranı OVD ile ilişkilendiriyor. Literatürde Willis ölçeği çoğunlukla dişler ya da mum duvarlar temastayken OVD için kullanılır ve tek başına yeterince güvenilir kabul edilmez: PMC4148510. Sınavda slayttaki ifadeyi esas alın.
- Yetersiz dikey boyut listesindeki 8. madde (slayt 236): madde "Excessive OVD…" diye başlıyor ama yetersiz dikey boyut listesinde yer alıyor. Bağlam (ağız boşluğunun daralması, dilin geriye itilmesi) yetersiz boyuta uyduğu için büyük olasılıkla yazım hatasıdır; hocaya teyit edin.
- Niswonger referans noktaları (slayt 208 ve 217): çekim öncesi slaytta üst nokta "burun ile üst dudağın birleşimi", çekim sonrası slaytta "burun ucu" olarak geçiyor. İkisi de kullanılır; önemli olan aynı noktaların tekrarlanabilir şekilde ölçülmesidir.
- Slayt 43'ün başlığı: başlık "Wide Centric, Eccentric Slip, Free Centric" ama içerik Bennett hareketini anlatıyor. Long centric ve freedom in centric kavramları slayt 41'de.
- Slayt 171 eksik: "impressions are taken in two stages" denip yalnız ilk aşama (stok kaşıkla ön ölçü) yazılmış. İkinci aşama, ön ölçüden elde edilen modelde hazırlanan kişisel kaşıkla alınan ölçüdür (slayt 182'deki model hazırlığı bunun içindir).



























































