Introduction to the Respiratory System
Burun, paranazal sinüsler, larinks, trakea, bronş ağacı, akciğerler ve plevra; 50 flashcard ve 20 gerekçeli çalışma sorusu
Head and Neck and Topographic Anatomy · Üsküdar Üniversitesi · Diş Hekimliği
Bu rehber, Dr. Öğr. Üyesi Gamze Ansen'in (Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anatomi Anabilim Dalı) "Introduction to Respiratory System" sunumunun 90 sayfasını baştan sona kapsar. Ders, havanın burun deliklerinden alveollere kadar izlediği yolu adım adım anlatır: önce dış burun ve burun boşluğu, ardından paranazal sinüsler, larinksin iskeleti, membranları ve kasları, sonra trakea ve bronş ağacı, en sonda da akciğerler ve plevra. Diş hekimliği öğrencisi için bu konunun önemi yalnızca sınavla sınırlı değildir. Maksiller sinüs ile üst arka dişlerin kökleri arasındaki komşuluk, ağız boşluğunun hem solunum hem de sindirim yoluna ait olması, diş ünitinde yutulan veya aspire edilen yabancı cisimlerin hangi bronşa düştüğü ve acil havayolu girişiminde kullanılan cricothyroid membran, kliniğe çıktığınız ilk günden itibaren karşınıza çıkacak konulardır.
- Konuyu havanın yolu üzerinden çalışın: nares → vestibül → burun boşluğu → choana → nazofarinks → larinks → trakea → ana bronş → lober → segmental → terminal bronşiol → respiratuvar bronşiol → alveol. Her durağın duvarını, kıkırdağını ve klinik notunu bu sıraya asın.
- Açılma yerleri (meatuslar ve sinüsler), kıkırdak türleri (hyalin/elastik), larinks kaslarının rima glottidis üzerindeki etkisi ve sağ–sol ana bronş/akciğer farkları sınavın en çok soru üreten tablolarıdır; bunları tablo hâlinde ezberleyin.
- Diş hekimliğine bağlanan noktaları (maksiller sinüs tabanı, oroantral ilişki, aspirasyon, cricothyroid membran) ayrıca işaretleyin; yorum soruları genellikle buradan gelir.
- Her bölüm sonundaki FLASH kartlarını kapatıp kendinizi test edin; en sondaki 20 soruyu sınav provası olarak, cevap anahtarına bakmadan çözün.
1. Solunum sistemine giriş: bileşenler, işlevler ve bölümler
Kaynak slaytlar: 1–5
1.1 Sistemin genel yapısı
Solunum sistemi (respiratory system) tek başına çalışan bir sistem değildir; dolaşım sistemi ile birlikte çalışır. Akciğerler havayı kana yakın getirir, ancak oksijeni dokulara taşıyan ve karbondioksiti geri getiren kalp ve damarlardır. Bu yüzden solunum sisteminin asıl amacı olan gaz alışverişi, pulmoner kapillerlerdeki kan ile alveol havası arasında gerçekleşir; solunum sistemi bu buluşmayı sağlayan "hava tarafı"dır.
Slayt, sistemi iki ana bileşene ayırır:
- Solunum yolu (respiratory tract): burun (nose), yutak (pharynx), gırtlak (larynx), soluk borusu (trachea) ve bronşların dallanma düzeni. Bunlar havayı ileten, temizleyen, ısıtan ve nemlendiren borulardır.
- Solunum organları (respiratory organs): akciğerler (lungs). Gaz alışverişinin yapıldığı asıl organ budur.
Trakeobronşiyal ağaç (tracheobronchial tree) terimi, solunum havayolunun trakea düzeyinden başlayan kısmını ifade eder; yani trakea, ana bronşlar ve bunların akciğer içindeki tüm dalları. Burun, farinks ve larinks bu terimin içine girmez.
Solunum iki temel süreçten oluşur: inspirasyon (soluk alma) ve ekspirasyon (soluk verme). Bu hareketleri solunum kasları (respiratory muscles) yürütür; diyafram ve interkostal kaslar başlıcalarıdır. İnspirasyonda göğüs boşluğu genişler ve akciğerler pasif olarak havayla dolar; sakin ekspirasyonda ise büyük ölçüde akciğerin elastik geri çekilmesi (elastic recoil) rol oynar. Bu elastik özelliğin önemi, ileride akciğerlerin göğüs açıldığında üçte bir oranında küçülmesini anlatırken yeniden karşımıza çıkacak.
Slaytın önemli bir notu: ağız (mouth) hem solunum hem sindirim yolunun parçası sayılabilir. Burun tıkalıyken ağızdan soluk alırız; ayrıca farinks de iki sistemin ortak geçididir. Diş hekimliği açısından bu, ağız içinde çalışırken hastanın havayolunu da paylaştığımız anlamına gelir.
1.2 Solunum sisteminin işlevleri
Slayt 3 beş işlev sayar. Her birinin hangi yapıyla ilişkili olduğunu bilmek, kavramı ezberden çıkarır:
| İşlev | Ne anlama gelir? | Başlıca sorumlu yapılar |
|---|---|---|
| Hava dağıtıcısı (air distributor) | Havayı dış ortamdan alveollere kadar dağıtan boru sistemi | Burun, farinks, larinks, trakea, bronş ağacı |
| Gaz değiştirici (gas exchanger) | O₂'nin kana geçişi, CO₂'nin atılması | Respiratuvar bronşiol, alveol kanalı, alveoller |
| Filtreleme, ısıtma, nemlendirme | Partikülleri tutmak, havayı vücut ısısına getirmek, kurumasını önlemek | Burun kılları (vibrissae), konkalar, mukoza, siliyalar |
| Konuşmayı etkileme (influences speech) | Sesin üretilmesi ve rezonansı | Larinks (ses telleri), farinks, burun, sinüsler |
| Koku duyusu (sense of smell) | Koku moleküllerinin algılanması | Burun boşluğunun olfaktör bölgesi |
Sesi üreten larinks (rima glottidis ve vokal katlar), sesi şekillendiren ve rezonansa sokan ise farinks, ağız, burun boşluğu ve paranazal sinüslerdir. Burnu tıkalı bir kişinin sesinin değişmesi bu rezonans işlevini gösterir.
1.3 Üst ve alt solunum yolları
Slayt 4 ve 5 sistemi topografik olarak ikiye ayırır.
| Bölüm | Slayttaki yapılar | Genel özellik |
|---|---|---|
| Üst solunum yolu (upper respiratory tract) | Burun, ağız, farinks, larinks | Baş ve boyunda; havayı ilk karşılayan, temizleyen ve koşullandıran kısım |
| Alt solunum yolu (lower respiratory tract) | Trakea, bronş ağacı, akciğerler | Boyunun alt kısmı ve göğüs boşluğunda; iletim ve gaz alışverişi |
Bu derste larinks üst solunum yolu içinde sayılmıştır (slayt 4). Bazı kaynaklar larinksi alt solunum yoluna dahil eder. Sınavda dersin sınıflandırmasını esas alın; ancak bir şıkta "larinks alt solunum yoludur" görürseniz sorunun hangi kaynağa dayandığını düşünün. Ayrıntı için son bölüme bakın.
Bu ayrımın yanı sıra işlevsel bir ayrım daha vardır ve dersin ilerleyen kısmında (bölüm 9) ayrıntılı işlenir: iletim bölgesi (conducting zone) burundan terminal bronşiollere kadar havayı yalnızca taşır; solunum bölgesi (respiratory zone) respiratuvar bronşiolden alveollere kadar gaz alışverişini yapar. Topografik ayrım "nerede?", işlevsel ayrım "ne yapıyor?" sorusunu yanıtlar.
- Burun delikleri (nares) ve burun vestibülü
- Burun boşluğu (konkalar ve meatuslar üzerinden)
- Choanalar aracılığıyla nazofarinks
- Orofarinks ve laringofarinks
- Larinks girişi (aditus laryngis) ve rima glottidis
- Trakea ve carina düzeyinde ana bronşlar
- Lober → segmental bronşlar → bronşioller → terminal bronşiol
- Respiratuvar bronşiol → alveol kanalı → alveol kesesi → alveol (gaz alışverişi)

Mavi ok inspire edilen havayı izler; 1–6 numaraları yukarıdaki akıştaki durakların aynısıdır. Kesik turuncu ok lokmanın yoludur: hava önden larinkse, lokma arkadan özofagusa geçtiği için iki yol orofarinkste çaprazlaşır (4). Mor kesik çizgi, bu dersin sınıflandırmasında larinksin altından başlayan alt solunum yolunu ayırır.
Burun havayı filtreler, ısıtır ve nemlendirir; ağız bunu çok sınırlı yapar. Kronik ağız solunumu yapan hastalarda (ör. septum deviasyonu, adenoid hipertrofisi) ağız mukozası kurur; dişeti iltihabı ve çürük riski artabilir. Ağız içi işlemlerde rubber dam veya tampon kullanırken hastanın burundan rahat soluyabildiğinden emin olmak bu yüzden önemlidir.
Trakeobronşiyal ağaç hangi düzeyden başlar?
Trakea düzeyinden; trakea, ana bronşlar ve bütün dallarını kapsar.
Bu derste üst solunum yoluna sayılan yapılar nelerdir?
Burun, ağız, farinks ve larinks.
Alt solunum yolunun üç bileşeni nedir?
Trakea, bronş ağacı ve akciğerler.
Hangi yapı hem solunum hem sindirim yoluna ait sayılabilir?
Ağız (ayrıca farinks ortak geçittir).
2. Burun: işlevler ve dış burun
Kaynak slaytlar: 6–10
2.1 Burnun işlevleri
Burun (nose), solunum yolunun dış ortama açılan ilk kısmıdır. Slayt 6 burnun görevlerini şöyle sıralar:
- Koku alma (olfaction): burun boşluğunun üst kısmındaki olfaktör mukoza ile.
- Solunum (respiration): normal koşullarda havanın asıl giriş yolu.
- Filtreleme: solunan havadaki tozlar, burun vestibülündeki kalın kıllar tarafından tutulur. Bu kıllara vibrissae denir. Daha küçük partiküller ise mukozanın mukus tabakasına yapışıp siliyalarla farinkse taşınır.
- Nemlendirme ve ısıtma: konkaların büyük yüzey alanı ve zengin damarlı mukoza, havayı vücut ısısına yaklaştırır ve nemlendirir.
- Salgıları karşılama: burun boşluğu, paranazal sinüslerin ve nazolakrimal kanalın (ductus nasolacrimalis) salgılarını alır. Ağladığımızda burnumuzun akmasının nedeni gözyaşının nazolakrimal kanalla burun boşluğuna dökülmesidir.
2.2 Burnun iki kısmı ve havanın girişi
Slayt 7'ye göre burun iki kısma ayrılır: dış burun (external nose) ve burun boşluğu (nasal cavity). Hava burun deliklerinden (nostrils, nares) burun boşluğuna girer; boşluk arkada choana adı verilen huni biçimli iki açıklıkla nazofarinkse açılır.
2.3 Dış burnun bölümleri
Dış burun yüzün ortasında, piramide benzeyen yapıdır. Slayt 8 bölümlerini verir:
| Terim | Latince/İngilizce | Tanım |
|---|---|---|
| Kök | Root (radix nasi) | Burnun alnla birleştiği üst uç; iki göz arasında |
| Sırt | Dorsum nasi | Kökten uca uzanan yuvarlak orta kenar |
| Uç | Apex nasi | Burnun serbest ucu |
| Burun delikleri | Nares (nostrils, anterior nasal apertures) | Dışa açılan ön delikler |
| Burun kanatları | Alae nasi | Burun deliklerini yandan sınırlayan kavisli yumuşak kısımlar |
2.4 Dış burnun kemik iskeleti
Dış burnun kemik ve kıkırdak olmak üzere iki tür iskeleti vardır (slayt 9). Kemik kısım, yüz iskeletinde ön tarafta armut biçimli bir açıklık olan apertura piriformis (piriform aperture) çevresinde düzenlenir:
- Nazal kemikler (nasal bones): burun sırtının üst kısmını oluşturan çift kemikler.
- Maksillanın frontal çıkıntısı (frontal process of maxilla): nazal kemiklerin yanında yukarı uzanır, açıklığın yan kenarını oluşturur.
- Maksillanın palatin çıkıntısı (palatine process of maxilla): açıklığın tabanı yönünde, burun boşluğu tabanının ön kısmı.
- Spina nasalis anterior (anterior nasal spine): iki maksillanın ön orta hatta oluşturduğu sivri çıkıntı; apertura piriformisin alt orta noktası.
Spina nasalis anterior, panoramik ve sefalometrik radyografilerde önemli bir referans noktasıdır (ANS noktası). Ayrıca üst kesici dişlerin apeksleri ile burun tabanı arasındaki mesafe, ön bölge implant planlamasında değerlendirilir. Burun tabanını oluşturan maksillanın palatin çıkıntısı aynı zamanda sert damağın ön kısmıdır; yani burun boşluğunun tabanı ağız boşluğunun tavanıdır.
2.5 Dış burnun kıkırdak iskeleti
Burnun alt ve ön kısmı kıkırdaktır; bu sayede burun ucu esnek kalır ve travmada kırılmak yerine eğilir. Slayt 10'daki kıkırdaklar:
| Kıkırdak | Sayı | Konum ve görev |
|---|---|---|
| Septal nazal kıkırdak ve lateral çıkıntıları (septal nasal cartilage, lateral processes) | Tek (lateral çıkıntılar iki yanda) | Septumun ön kısmı; lateral çıkıntılar burun sırtının yan duvarlarını destekler |
| Büyük alar kıkırdaklar (major alar cartilages) | Çift | Burun deliklerini çevreler; medial ve lateral bacakları (crus) vardır |
| Küçük alar kıkırdaklar (minor alar cartilages) | 3–5 adet | Ala nasi içinde, büyük alar kıkırdağın arkasında |
| Aksesuar nazal kıkırdaklar (accessory nasal cartilages) | Değişken | Ana kıkırdaklar arasındaki küçük parçalar |
"Üst yarı kemik, alt yarı kıkırdak." Kemik: nazal kemikler + maksillanın frontal çıkıntısı (+ apertura piriformis kenarları, spina nasalis anterior). Kıkırdak: Septal + Büyük alar + Küçük alar (3–5) + Aksesuar → "SBKA".
Septal kıkırdağın lateral çıkıntısı burun sırtının yan duvarındadır; büyük alar kıkırdağın lateral crus'u ise burun kanadındadır. Her ikisi de burun boşluğunun lateral duvarının kıkırdak kısmına katılır (bkz. bölüm 3), ama farklı kıkırdaklara aittir.
Nazal kemikler yüzün en önde ve en ince kemikleri olduğundan, yüz kırıkları içinde en sık kırılan kemiklerdendir. Kırıkta septum da yerinden oynayabilir; bu da ileride septum deviasyonuna ve tek taraflı burun tıkanıklığına yol açabilir.
Burun vestibülündeki tozları tutan kıllara ne ad verilir?
Vibrissae.
Burun boşluğu hangi kanalların salgısını alır?
Paranazal sinüslerin ve nazolakrimal kanalın.
Burun boşluğu nazofarinkse hangi açıklıklarla açılır?
Choanalar (iki adet, huni biçimli).
Apertura piriformisin alt orta noktasındaki kemik çıkıntı nedir?
Spina nasalis anterior.
Küçük alar kıkırdakların sayısı kaçtır?
3–5 adet.
3. Burun boşluğu: septum, duvarlar, meatuslar ve bölgeler
Kaynak slaytlar: 11–20
3.1 Nazal septum
Burun boşluğu (cavitas nasi), nazal septum ile sağ ve sol olmak üzere iki boşluğa ayrılır (slayt 11). Septum üç yapıdan oluşur:
- Etmoid kemiğin perpendiküler laminası (perpendicular plate of the ethmoid bone): septumun arka-üst kısmı.
- Vomer: septumun arka-alt kısmı; choanaları ortadan ayıran kemik.
- Septal kıkırdak (septal cartilage): septumun ön kısmı.
Slayt 13 bu yapıları septumun "bölümleri" olarak yeniden düzenler: kemik kısım (perpendiküler lamina + vomer), kıkırdak kısım (septal nazal kıkırdak) ve membranöz kısım (kemik ve kıkırdak kısmı örten mukoza). Septum, burun boşluğunun medial duvarıdır.
3.2 Burun boşluğunun duvarları
Her burun boşluğunun bir tavanı (üst duvar), tabanı (alt duvar), medial ve lateral duvarı vardır.
| Duvar | Kemik bileşenler | Kıkırdak/diğer |
|---|---|---|
| Üst duvar (tavan) — slayt 12 | Önden arkaya: nazal kemik, frontal kemik, etmoidin kribriform laminası, sfenoid gövdesi | Ön kısımda septal nazal kıkırdak |
| Alt duvar (taban) — slayt 12 | Maksillanın palatin çıkıntısı + palatin kemiğin horizontal laminası (= sert damak) | — |
| Medial duvar — slayt 13 | Etmoidin perpendiküler laminası, vomer | Septal kıkırdak; mukoza (membranöz kısım) |
| Lateral duvar — slayt 15 | Maksilla, pterygoid çıkıntının medial laminası, palatin kemiğin perpendiküler laminası, superior, orta ve inferior nazal konkalar, lakrimal kemik | Septal kıkırdağın lateral çıkıntısı, büyük alar kıkırdağın lateral crus'u |
Tavan dar ve incedir; özellikle kribriform lamina, olfaktör sinir liflerinin geçtiği küçük deliklerle doludur. Taban ise geniştir ve hemen altında ağız boşluğu bulunur. En karmaşık duvar, üzerinde konkaların bulunduğu lateral duvardır.

Septum levhasında üç parça numaralıdır: 1 etmoidin perpendiküler laminası, 2 vomer, 3 septal kıkırdak. Kırmızı çizgi tavanı önden arkaya beş parçaya (Ü1–Ü5) böler; en ince ve kırılgan parça Ü4, yani kribriform laminadır. Yeşil taban çizgisi (A1 + A2) sert damaktır; aynı kemik plak ağız boşluğunun tavanını da yapar.
Kribriform lamina çok ince olduğundan yüz ve kafa travmalarında kırılabilir. Bu durumda beyin omurilik sıvısı burundan gelebilir (BOS rinoresi) ve koku kaybı (anosmi) gelişebilir; çünkü koku lifleri bu laminadan geçer. Burnu çok kuvvetli sümkürmemesi veya buruna alet sokulmaması bu hastalarda önemlidir.
Burun boşluğunun tabanını oluşturan maksillanın palatin çıkıntısı ve palatin kemiğin horizontal laminası, ağız tarafından bakıldığında sert damaktır. Yarık damak (cleft palate) olgularında ağız ile burun boşluğu arasında doğrudan geçiş olmasının, beslenme sırasında sıvının burundan gelmesinin nedeni budur.
3.3 Klinik not: septum deviasyonu
Slayt 14'e göre nazal septum deviasyonu (deviation of the nasal septum) doğuştan olabilir ya da her yaşta travmaya bağlı gelişebilir. Septum bir tarafa eğildiğinde o taraftaki burun boşluğu daralır. Sonuçta:
- O tarafta yetersiz havalanma (ventilasyon) olur.
- Sinüs ağızları ilgili meatuslara açıldığından, darlık sinüslerin drenajını bozar ve tekrarlayan sinüzite zemin hazırlar.
- Durum cerrahi olarak düzeltilebilir (septoplasti).
Erişkinlerin çoğunda septum hafifçe bir tarafa eğiktir ve bu belirti vermez. Klinik önemi olan deviasyon, havalanmayı veya sinüs drenajını bozan deviasyondur. Sınavda "septum deviasyonu her zaman cerrahi gerektirir" ifadesi yanlıştır; slayt "cerrahi olarak düzeltilebilir" der.
3.4 Lateral duvar: konkalar ve meatuslar
Lateral duvardan burun boşluğuna doğru üç kıvrımlı kemik çıkıntı uzanır: superior, orta ve inferior nazal konkalar (conchae nasales). Superior ve orta konka etmoid kemiğin parçasıdır; inferior konka ise ayrı bir kemiktir. Her konkanın altında kalan oluğa meatus denir. Superior konkanın üstünde, sfenoid gövdesinin önünde ise sfenoetmoidal girinti (sphenoethmoidal recess) bulunur. Konkalar havanın burun içinde türbülanslı akmasını sağlayarak temas yüzeyini artırır; bu da ısıtma ve nemlendirmeyi kolaylaştırır.
Hangi yapının nereye açıldığı sınavın en sevilen konusudur (slayt 16):
| Bölge | Açılan yapı(lar) |
|---|---|
| Sfenoetmoidal girinti | Sfenoid sinüs |
| Superior meatus | Posterior etmoidal hücreler |
| Orta meatus | Frontal sinüs, maksiller sinüs, anterior ve orta etmoidal hücreler |
| — Hiatus semilunaris (orta meatusta) | Maksiller sinüs ağzı (ayrıca anterior etmoidal hücreler ve frontal sinüs drenajı) |
| İnferior meatus | Nazolakrimal kanal |

Slayt 16'daki atlas görüntüsünde kırmızıyla işaretlenmiş yapılar da öğrenilmelidir: agger nasi (orta konkanın önünde küçük kabarıklık), orta meatus atriumu, bulla ethmoidalis (orta etmoidal hücrelerin oluşturduğu kabarıklık; orta hücreler bunun üzerine/yakınına açılır), processus uncinatus ve aralarındaki yarım ay şeklindeki yarık olan hiatus semilunaris.
Yukarıdan aşağı "S – P – F/M/A – N": Sfenoetmoidal girinti → Sfenoid; Superior meatus → Posterior etmoid; Orta meatus → Frontal, Maksiller, Anterior + orta etmoid; İnferior meatus → Nazolakrimal kanal. Orta meatus "en kalabalık" meatustur.
Konkaları kaldırılmış bir lateral duvar düşünün: kesik çizgiler konkaların kaldırılan serbest kısmını, düz çizgiler tutunma yerlerini gösterir. Her renkli kutudan çıkan ok, o yapının açıldığı siyah ovale gider. Dört turuncu kutunun (frontal sinüs, anterior ve orta etmoid hücreler, maksiller sinüs) hepsi orta meatusa açılır; hiatus semilunaris bu yüzden sinüs drenajının kilit noktasıdır.
- Gözyaşı bezi gözyaşını salgılar ve göz yüzeyini ıslatır.
- Gözyaşı iç köşedeki punctum lacrimale'lere girer.
- Canaliculi lacrimales aracılığıyla saccus lacrimalis'e ulaşır.
- Ductus nasolacrimalis içinden aşağı iner.
- İnferior meatusa açılarak burun boşluğuna dökülür.
3.5 Vestibül, limen nasi ve asıl burun boşluğu
Slayt 17 burun boşluğunu önden arkaya üç alana ayırır:
- Burun vestibülü (nasal vestibule): burun deliklerinin hemen arkasındaki küçük giriş bölümü; deri ile örtülüdür ve kısa, kalın kıllar (vibrissae) taşır.
- Limen nasi: vestibülü asıl burun boşluğundan ayıran kavisli kenar (eşik).
- Asıl burun boşluğu (proper nasal cavity): limen nasinin arkasında kalan, mukoza ile örtülü bölüm.
| Özellik | Vestibül | Asıl burun boşluğu |
|---|---|---|
| Örtü | Deri (kıllı) | Mukoza |
| Kıllar | Var (vibrissae) | Yok |
| Sınır | Nares ile limen nasi arası | Limen nasiden choanalara kadar |
| Başlıca görev | Kaba partikül filtrasyonu | Isıtma, nemlendirme, koku, mukosiliyer temizlik |
3.6 Koronal kesitte burun boşluğu (slayt 18)
Slayt 18'deki koronal kesit, burun boşluğunun çevresiyle ilişkisini tek görüntüde gösterir: ortada nazal septum, iki yanda orta ve inferior konkalar ile altlarındaki orta ve inferior meatuslar; burun boşluklarının hemen yanında maksiller sinüsler, üstünde etmoidal hücreler ve orbitalar, tabanda ise sert damak ve onun altında ağız boşluğu ile dil. Kesitte maksiller sinüsün açıklığı (opening of maxillary sinus) yüksekte, orta meatusa doğru görülür; ayrıca sinüsün infraorbital, zigomatik ve alveolar girintileri (recesses) işaretlenmiştir. Alveolar girintinin üst dişlerin kökleri ile maksiller alveol çıkıntısına doğru uzanması, bölüm 4'te tartışacağımız diş–sinüs ilişkisinin anatomik temelidir.

Yeşil alanlar burun boşluğunun en üstündeki olfaktör bölgeyi, 2 numara aşağıda kalan respiratuvar bölgeyi gösterir. Sarı ok, maksiller sinüs salgısının tabandan yukarıdaki ağza (3) ve orta meatusa taşınmasını izler; yanındaki gri ok yerçekiminin ters yönde çektiğini hatırlatır. Kırmızı ölçü çizgisi (4) üst arka dişin kökü ile sinüs tabanı arasındaki ince kemiği gösterir; diş–sinüs ilişkisinin temeli budur.
3.7 Olfaktör ve respiratuvar bölge
Her burun boşluğu mukoza tipine göre iki bölgeye ayrılır (slayt 19):
| Bölge | Yeri | Yapı | Görev |
|---|---|---|---|
| Olfaktör bölge (regio olfactoria) | Üst 1/3: superior konka ve karşısındaki septum bölümü | Nöronal doku, olfaktör hücreler | Koku alma |
| Respiratuvar bölge (regio respiratoria) | Alt 2/3 | Siliyalı epitel ve mukozal bezler | Isıtma, nemlendirme, mukosiliyer temizlik |
Olfaktör bölge burun boşluğunun en üst kısmındadır ve sakin solunumda havanın çoğu alt ve orta bölümlerden geçer. Bir kokuyu algılamak için kısa ve kuvvetli koklama (burun çekme), havayı yukarı, olfaktör mukozaya yönlendirir. Üst solunum yolu enfeksiyonunda mukoza şişince koku azalmasının nedeni de budur.
3.8 Choanalar
Burun boşluğu arkada iki açıklıkla, choanalar (choanae) aracılığıyla nazofarinkse açılır (slayt 20). İki choana orta hatta vomer ile birbirinden ayrılır. Choanaların tabanını palatin kemiğin horizontal laminası, yanlarını pterygoid çıkıntının medial laminası sınırlar.
Nazal septumu oluşturan üç yapı nedir?
Etmoidin perpendiküler laminası, vomer ve septal kıkırdak.
Burun boşluğunun tabanını hangi kemik yapılar oluşturur?
Maksillanın palatin çıkıntısı ve palatin kemiğin horizontal laminası.
Hiatus semilunaris'e hangi sinüs ağzı açılır?
Maksiller sinüs.
Nazolakrimal kanal nereye açılır?
İnferior nazal meatusa.
Vestibülü asıl burun boşluğundan ayıran kenarın adı nedir?
Limen nasi.
4. Paranazal sinüsler
Kaynak slaytlar: 21–29
4.1 Tanım ve genel özellikler
Burun boşluğunu çevreleyen kemiklerin içindeki hava dolu boşluklara paranazal sinüsler (sinus paranasales) denir (slayt 21). İç yüzleri, burun boşluğunun mukozasıyla devamlılık gösteren bir mukoza ile örtülüdür; bu yüzden burun boşluğundaki enfeksiyon kolayca sinüslere yayılabilir. Sinüsler bulundukları kemiğe göre adlandırılır: frontal, etmoid, sfenoid ve maksiller sinüsler. Görevleri arasında kafatasının ağırlığını azaltmak, sese rezonans kazandırmak ve solunan havanın koşullandırılmasına katkı sayılır.

Slayt 22 ve 26'daki atlas levhaları sinüsleri üç düzlemde gösterir: koronal kesitte maksiller sinüslerin burun boşluğunun iki yanında ve etmoidal hücrelerin orbitalar arasında yerleştiği; horizontal kesitte etmoidal hücrelerin orbitanın medial duvarına, sfenoid sinüslerin ise optik sinire (II) komşu olduğu; sagital kesitte nazofrontal kanalın açılışı, hiatus semilunaris, processus uncinatus, maksiller sinüs açılışı ve sfenoid sinüs açılışı görülür. Lateral diseksiyonda maksiller sinüsün üst arka dişlerin köklerinin hemen üzerinde yer aldığı açıkça izlenir.
4.2 Frontal sinüs
- Frontal kemiğin iç ve dış laminaları arasında, arcus superciliaris'in (kaş kemerleri) ve burun kökünün arkasında yer alır (slayt 23).
- Nazofrontal kanal (frontonasal duct) aracılığıyla orta nazal meatusa açılır.
- Sağ ve sol frontal sinüs genellikle asimetriktir ve ince bir septumla ayrılır.
4.3 Etmoid sinüsler
- Etmoid kemik içinde 3–15 adet küçük hava hücresinin (ethmoidal air cells) tümüne etmoid sinüs denir.
- Hücreler anterior, orta ve posterior olmak üzere üç gruba ayrılır:
- Anterior grup → orta meatus (hiatus semilunaris/infundibulum bölgesi),
- Orta grup → orta meatus, bulla ethmoidalis üzerinde,
- Posterior grup → superior meatus.
- Etmoidal hücrelerin duvarları çok incedir (orbitaya bakan duvar lamina papyracea, "kâğıt gibi lamina" adını taşır). Bu yüzden sinüs enfeksiyonları orbita boşluğuna kolayca yayılabilir (orbital selülit).
Slayt 21'de "frontal sinuses – anterior, middle and posterior cells" ifadesi geçer; ancak aynı sunumun slayt 23'ü bu üç grubu açıkça etmoid sinüslere verir. Frontal sinüs hücrelere bölünmez. Sınavda "anterior, orta ve posterior hücreler" denince etmoid sinüsü düşünün (bkz. son bölüm).
4.4 Sfenoid sinüs
- Sfenoid kemiğin gövdesi içindedir; sağ ve sol sinüsü bir septum ayırır (slayt 24).
- Sfenoetmoidal girintiye drene olur.
- Optik sinire, hipofiz bezine (glandula pituitaria) ve sinus cavernosus'a çok yakındır. Hipofiz tümörlerinin burundan, sfenoid sinüs içinden geçilerek ameliyat edilmesi (transsfenoidal cerrahi) bu komşuluk sayesinde mümkündür; aynı komşuluk, sfenoid sinüzitin görme sinirini veya kavernöz sinüsü etkileyebilmesinin de nedenidir.
4.5 Maksiller sinüs (antrum Highmori)
Maksiller sinüs (antrum of Highmore) paranazal sinüslerin en büyüğüdür ve diş hekimliği açısından en önemlisidir (slayt 25):
| Duvar/kısım | Oluşturan yapı | Önemli komşuluk |
|---|---|---|
| Taban (base) | Burun boşluğu tarafında (medial duvar) | Sinüs ağzı burada, yüksekte; orta meatusa açılır |
| Apeks | Zigomatik çıkıntıya doğru | Zigomatik girinti |
| Üst duvar (tavan) | Orbita tabanı | Canalis infraorbitalis buradadır (n. ve a. infraorbitalis) |
| Alt duvar (taban) | Maksillanın alveolar çıkıntısı | 2. premolar, 1. ve 2. molar dişlerin kökleri |
Maksiller sinüs, maksilla gövdesinin içinde piramit biçimli bir boşluktur. Ağzı (hiatus maxillaris) orta meatusa, hiatus semilunaris aracılığıyla açılır.
Piramidin geometrik tabanı (base) burun boşluğuna bakan medial duvardır; sinüsün anatomik alt duvarı (floor) ise alveolar çıkıntıdır. Sınavda "maksiller sinüsün tabanı dişlerle ilişkilidir" cümlesinde kastedilen alt duvardır (floor); "piramidin tabanı burun boşluğu tarafındadır" cümlesinde ise medial duvar kastedilir. İkisi birbiriyle çelişmez.
A panelinde dört duvarı numaralarla eşleştirin: tavan orbita tabanı (1), medial duvar piramidin tabanı (2), alt duvar alveolar çıkıntı (3), apeks zigomatik çıkıntıya doğru (4). Sarı oklar salgının yerçekimine karşı, yukarıdaki ostiuma taşındığını gösterir. B panelinde kırmızı kökler (15, 16, 17) sinüs tabanının hemen altındadır; oroantral iletişim ve odontojenik sinüzit en çok bu dişlerle ilgilidir.
- Oroantral iletişim/fistül: üst 1. ve 2. molar ile 2. premolar çekiminde kökler sinüs tabanına çok yakın, hatta sinüse uzanmış olabilir. Çekim sonrası ağız ile sinüs arasında bir açıklık kalabilir; hasta su içerken burnundan gelmesinden yakınır.
- Odontojenik sinüzit: periapikal enfeksiyon ince sinüs tabanını aşarak tek taraflı maksiller sinüzite yol açabilir.
- Yansıyan ağrı: maksiller sinüzitte hasta, sinüs tabanına komşu üst arka dişlerde ağrıdan yakınabilir; dişler sağlam olabilir.
- İmplant: sinüs alveolar girintisinin aşağı inmesi (pnömatizasyon) kemik yüksekliğini azaltır; sinüs tabanı yükseltme (sinus lift) işlemi bu nedenle yapılır.
- Kök ya da implantın sinüse kaçması da aynı komşuluğun sonucudur.
4.6 Klinik not: sinüzit
Slayt 27'ye göre burun boşluğundaki enfeksiyon sinüslere kolayca yayılabilir, çünkü mukoza devamlıdır. Sinüs mukozasının iltihabı ve şişmesi lokal ağrıya yol açar. Daha önemlisi, şişlik sinüsün ağzını tıkayarak drenajı engeller ve kısır bir döngü başlar.
- Burun boşluğunda enfeksiyon (ör. üst solunum yolu enfeksiyonu) başlar.
- Devamlı mukoza boyunca enfeksiyon sinüse yayılır.
- Sinüs mukozası iltihaplanır ve şişer → lokal ağrı.
- Şişen mukoza sinüs ağzını (ostium) daraltır veya tıkar.
- Salgı boşaltılamaz, sinüste birikir; basınç ve ağrı artar, enfeksiyon kalıcı hâle gelebilir.
Maksiller sinüsün ağzı medial duvarın üst kısmında yer alır; sinüs tabanı ise çok aşağıdadır. Ayakta dururken salgı yerçekimine karşı yukarı doğru boşaltılmak zorundadır ve bu yalnızca siliyalara bağlıdır. Ayrıca frontal sinüs ve anterior etmoidal hücreler de aynı bölgeye (hiatus semilunaris) drene olduğundan, buradan inen enfekte salgı maksiller sinüse girebilir.
4.7 Haller hücresi ve Waters grafisi
- Haller hücresi (slayt 28): orbita tabanının altına, maksiller sinüsün tavanı boyunca uzanan bir infraorbital etmoid hücredir. Koronal BT kesitinde orbitanın hemen altında, burun boşluğunun yanında küçük hava boşluğu olarak izlenir. Klinik önemi, maksiller sinüs ağzının bulunduğu infundibulumu daraltarak drenajı bozabilmesi ve tekrarlayan sinüzite zemin hazırlayabilmesidir.
- Waters grafisi (slayt 29): yüz kırıklarını ve akut sinüziti değerlendirmek için kullanılan, oksipitomental pozisyonda çekilen düz grafidir. Petröz kemiğin gölgesini maksiller sinüslerin altına indirdiği için maksiller sinüsler net görülür; akut sinüzitte sinüs içinde hava–sıvı seviyesi veya opaklaşma izlenebilir.

BT'de kemik beyaz, hava siyahtır; önce iki orbitayı ve altlarındaki siyah maksiller sinüsleri bulun. Kesik kırmızı halka, orbita tabanının hemen altında, sinüs tavanı boyunca uzanan küçük hava hücresini, yani Haller hücresini gösterir. Sarı kesik ok sinüs ağzından orta meatusa giden dar drenaj yolunu (infundibulum) yaklaşık olarak çizer; hücre büyüdükçe bu yol daralır ve tekrarlayan sinüzite zemin hazırlanır.
| Sinüs | Yerleşim | Drenaj yeri | Önemli komşuluk |
|---|---|---|---|
| Frontal | Frontal kemiğin iç–dış laminaları arası | Orta meatus (nazofrontal kanal) | Ön kafa çukuru, orbita tavanı |
| Etmoid (anterior/orta) | Etmoid labirent | Orta meatus (orta grup bulla üzerinde) | Orbita (ince duvar) |
| Etmoid (posterior) | Etmoid labirent | Superior meatus | Orbita, optik kanal |
| Sfenoid | Sfenoid gövdesi | Sfenoetmoidal girinti | Optik sinir, hipofiz, sinus cavernosus |
| Maksiller | Maksilla gövdesi | Orta meatus (hiatus semilunaris) | Orbita tabanı, infraorbital kanal, üst premolar–molar kökleri |
Maksiller sinüsün alt duvarı hangi dişlerle yakın ilişkilidir?
2. premolar, 1. ve 2. molar.
Posterior etmoidal hücreler nereye açılır?
Superior nazal meatusa.
Sfenoid sinüsün yakın komşusu olan üç önemli yapı nedir?
Optik sinir, hipofiz bezi ve sinus cavernosus.
Haller hücresi nedir?
Orbita tabanının altına uzanan infraorbital etmoid hücre.
Waters grafisi hangi durumlar için kullanılır?
Yüz kırıkları ve akut sinüzit.
5. Larinks: genel özellikler ve kıkırdak iskelet
Kaynak slaytlar: 30–44
5.1 Larinksin genel özellikleri
Larinks (gırtlak) iki temel görev üstlenir: hava geçidi ve ses üretim (fonasyon, vokalizasyon) organı (slayt 30). Ayrıca yutma sırasında alt solunum yolunu koruyan bir kapaktır; bu görev epiglot ve kapanan vokal katlar sayesinde gerçekleşir.
- Kıkırdak, kas ve bağ dokusundan (membranlar) oluşur.
- İç yüzü solunum mukozası ile örtülüdür.
- Yukarıda laringofarinkse açılır, aşağıda trakea ile devam eder.
- Erişkin erkekte C3–C6 vertebralar düzeyinde yer alır; çocuklarda ve erişkin kadınlarda daha yüksektedir.
- C6'nın altında trakea olarak devam eder.
Slaytta erkek için "90°", kadın ve çocuk için "120°" değerleri verilmiştir. Bu açılar vertebra düzeyini değil, tiroid kıkırdağın iki laminasının önde birleşme açısını ifade eder: erkekte yaklaşık 90°, kadında yaklaşık 120°. Erkekte açının daha dar olması, Adem elmasının (laryngeal prominence) daha belirgin, ses tellerinin daha uzun ve sesin daha kalın olmasını açıklar.
5.2 Asılma ve komşuluklar
Larinks hyoid kemiğe asılıdır (slayt 31); tirohyoid membran aracılığıyla hyoide bağlanır ve yutkunurken hyoid ile birlikte yukarı kalkar. Önden arkaya komşulukları: deri, fasyalar, infrahyoid kaslar, yanlarda tiroid bezinin lobları ve boynun büyük damarları (karotis kılıfı), arkada farinks ve özofagus (özofagus C6'dan itibaren başlar).
5.3 Larinks iskeleti
Larinks iskeleti 3 tek ve çift kıkırdaktan oluşur (slayt 32):
| Grup | Kıkırdak | Doku türü | Akılda kalacak özellik |
|---|---|---|---|
| Tek | Tiroid | Hyalin | En büyük kıkırdak; Adem elması |
| Tek | Krikoid | Hyalin | Tam halka; C6 düzeyi |
| Tek | Epiglot | Elastik | Yaprak biçimli; larinks girişinin önü |
| Çift | Aritenoid | Hyalin | Piramit biçimli; ses tellerinin arka tutunma yeri |
| Çift | Kornikulat | Elastik | Aritenoidin tepesinde |
| Çift | Kuneiform | Elastik | Ariepiglottik katlantı içinde |
| Çift | Tritiseal | (değişken) | Lateral tirohyoid bağ içinde küçük nodül |

"TCA hyalin" → Tiroid, Crikoid, Aritenoid. Geri kalan "EKK elastik" → Epiglot, Kornikulat, Kuneiform. Hyalin kıkırdaklar yaşla kemikleşebilir; bu yüzden yaşlı hastaların boyun grafilerinde tiroid ve krikoid kıkırdaklar opak görünebilir. Elastik kıkırdaklar kemikleşmez.
Slayt "3 tek ve 3 çift" der, ama çift kıkırdak listesinde dört isim vardır (tritiseal dahil). Klasik kaynaklar üç çift kıkırdak sayar: aritenoid, kornikulat, kuneiform. Tritiseal kıkırdak, slayt 35'te belirtildiği gibi lateral tirohyoid bağın içinde bulunan küçük, her zaman bulunmayan bir nodüldür. "Larinksin en büyük kıkırdağı tiroiddir" ifadesi ise kesin doğrudur.
5.4 Tiroid kıkırdak
- Larinksin en büyük kıkırdağıdır (slayt 33).
- Üst kenarı C3–C4 arasındadır ve bu düzey karotis bifurkasyonuna karşılık gelir; boyunda karotis nabzı aranırken tiroid kıkırdağın üst kenarı iyi bir yer işaretidir.
- İki lamina önde tiroid açısında birleşerek laringeal çıkıntıyı (Adem elması) oluşturur.
- Üst kenarda orta hatta superior tiroid çentiği (superior thyroid notch) vardır.
- Laminaların arka kenarı yukarı ve aşağı uzanarak superior ve inferior boynuzları (horns, cornua) yapar (slayt 34).
- İnferior boynuzun iç yüzünde krikoid kıkırdağın yan yüzüyle eklem yapan küçük oval bir eklem yüzü bulunur: bu krikotiroid eklemdir. Krikotiroid kas tiroid kıkırdağı bu eklem çevresinde öne eğer.
5.5 Larinksin dış membranları ve bağları
Slayt 35 kıkırdakları birbirine ve hyoide bağlayan yapıları gösterir:
| Yapı | Nereden nereye | Not |
|---|---|---|
| Tirohyoid membran | Hyoid kemik → tiroid kıkırdağın üst kenarı | Larinksi hyoide asar |
| Medyan tirohyoid bağ | Membranın ortadaki kalınlaşması | |
| Lateral tirohyoid bağlar | Membranın arka serbest kenarları (hyoid büyük boynuzu → tiroid üst boynuzu) | İçinde tritiseal kıkırdak |
| Krikotiroid membran — anterior (medyan) krikotiroid bağ | Tiroidin alt kenarı → krikoid arkus | Acil havayolu girişimi yeri |
Yabancı cisim, anafilaksiye bağlı larinks ödemi veya başka bir nedenle havayolu vokal katların üzerinde tıkandığında ve entübasyon mümkün olmadığında, ön boyunda medyan krikotiroid bağ delinerek havayolu açılır. Tiroid kıkırdağın çıkıntısından parmakla aşağı inildiğinde, krikoid arkusundan hemen önce hissedilen yumuşak çukur bu membrandır. Bu girişim vokal katların altına, infraglottik boşluğa ulaşır; bu yüzden tıkanıklığın üstte olduğu durumlarda etkilidir.
- Deri
- Yüzeyel fasya ve fasyanın derin (yatırıcı) tabakası
- Orta hatta infrahyoid kasların arasından (kas kesilmez)
- Medyan (anterior) krikotiroid bağ
- İnfraglottik boşluk (vokal katların altı) → trakeaya devam
Kırmızı kesik çizgi vokal katların düzeyidir: tıkanıklık (kırmızı alan) bu çizginin üstünde, kanülün ucu ise altındaki infraglottik boşluktadır. Sarı kutu, tiroid kıkırdağın alt kenarı ile krikoid arkusu arasındaki medyan krikotiroid bağdır; mor kesik ok parmağın Adem elmasından aşağı kayarak bu çukuru bulmasını gösterir. Daha aşağıdaki tiroid isthmusu trakeostominin neden daha kanamalı olduğunu açıklar; sağdaki omurgada krikoidin C6 düzeyinde olduğu görülür.
5.6 Epiglot
Epiglot (epiglottis), ince, yaprak biçimli, elastik kıkırdaktan bir plaktır (slayt 36).
- Dilin ve hyoid gövdesinin arkasında, larinks girişinin önünde eğik olarak yukarı uzanır.
- Serbest ucu geniş, yuvarlak ve yukarı yönelmiştir.
- Tutunan ucu (sapı) olan petiolus, tiroepiglottik bağ ile tiroid açısının iç yüzüne bağlanır.
- Yan kenarları, ariepiglottik katlantılar ile aritenoid kıkırdaklara bağlanır (slayt 37). Epiglot üstte, ariepiglottik katlantılar yanlarda ve aritenoidler arasındaki çentik arkada, larinks girişini (aditus laryngis) sınırlar.
- Serbest üst ön (lingual) yüzü mukoza ile örtülüdür. Bu mukoza dil köküne ve farinks yan duvarlarına yansıyarak (slayt 38):
- bir medyan glossoepiglottik katlantı,
- iki lateral glossoepiglottik katlantı oluşturur.
- Medyan katlantının iki yanındaki çukurlara valleküla (vallecula epiglottica) denir.
Valleküla, dil kökü ile epiglot arasında kalan bir cep olduğundan, yutulan küçük cisimler (balık kılçığı gibi) burada takılabilir. Ayrıca laringoskopide kıvrık (Macintosh) bıçağın ucu vallekülaya yerleştirilir ve epiglot dolaylı olarak kaldırılarak larinks girişi görülür.
5.7 Krikoid kıkırdak
- Halka biçimli kıkırdaktır; larinksin tek tam halka şeklindeki kıkırdağıdır ve C6 düzeyinde larinksin temel iskeletini oluşturur (slayt 39).
- Tiroid kıkırdağın altında yer alır.
- Arkus (arch): önde kavisli, dar kısım.
- Lamina: arkada yassı, yüksek kısım. Lamina üst kenarında aritenoidlerle, yan yüzünde tiroidin inferior boynuzuyla eklem yapar.
Krikoid "mühür yüzüğü"ne benzetilir: önde dar halka, arkada geniş mühür. C6 düzeyi aynı zamanda larinksin trakeaya, farinksin özofagusa devam ettiği düzeydir.
5.8 Aritenoid kıkırdaklar
- Çift, piramit biçimli kıkırdaklardır; krikoid laminasının üst kenarına otururlar (slayt 40).
- Slayta göre sesi üreten başlıca kıkırdaktır: ses telleri bunlara tutunduğu için, aritenoidlerin hareketi rima glottidisi açıp kapatır.
- Krikoaritenoid eklemdeki kayma ve dönme hareketleri vokal bağların abduksiyon ve adduksiyonuna neden olur; yani rima glottidisi açar ve kapatır (slayt 41).
- Vestibüler ve vokal bağlar önde tiroid kıkırdağa, arkada aritenoid kıkırdağa tutunur (slayt 42).
- Vokal çıkıntı (processus vocalis, öne bakan) → vokal bağ tutunur.
- Kas çıkıntısı (processus muscularis, yana bakan) → posterior ve lateral krikoaritenoid kaslar tutunur.
Vokal bağ önde tiroid kıkırdağa sabitken arkada hareketli aritenoide tutunur. Aritenoid kas çıkıntısından çekilerek döndürüldüğünde vokal çıkıntı içe veya dışa döner; vokal bağ da onunla birlikte açılır ya da kapanır. Kasların etkisini anlamak için bu menteşe modelini akılda tutun (bölüm 7).
5.9 Kornikulat ve kuneiform kıkırdaklar
| Özellik | Kornikulat kıkırdak | Kuneiform kıkırdak |
|---|---|---|
| Yeri | Aritenoidin tepesine oturur | Kornikulatın üst-önünde |
| İçinde bulunduğu yapı | Ariepiglottik katlantı | Ariepiglottik katlantı |
| Mukozada oluşturduğu kabarıklık | Tuberculum corniculatum | Tuberculum cuneiforme |
| Doku | Elastik | Elastik |
Bu iki küçük kıkırdak ariepiglottik katlantıyı destekler ve laringoskopide larinks girişinin arka-yan kenarında iki küçük kabarıklık olarak görülür (slayt 43–44).
Erişkin erkekte larinks hangi vertebralar düzeyindedir?
C3–C6.
Larinksin tek tam halka biçimli kıkırdağı hangisidir ve hangi düzeydedir?
Krikoid kıkırdak, C6.
Tritiseal kıkırdak nerede bulunur?
Lateral tirohyoid bağın içinde.
Vokal bağ aritenoidin hangi çıkıntısına tutunur?
Vokal çıkıntıya (processus vocalis).
Medyan glossoepiglottik katlantının iki yanındaki çukurlara ne denir?
Valleküla.
6. Larinksin fibroelastik membranı, boşlukları ve rima glottidis
Kaynak slaytlar: 45–49
6.1 Fibroelastik membran
Larinks mukozasının altında, kıkırdakları içten birbirine bağlayan karmaşık bir yapı bulunur: larinksin fibroelastik membranı (slayt 45). Bu membran larinkse hem stabilite hem esneklik kazandırır; belirli bölgelerde kalınlaşarak kıkırdaklar arasındaki bazı bağları oluşturur. İki kısımdan oluşur: üstte kuadrangüler membran, altta konus elastikus. Her iki tarafta bu iki kısım, vestibüler ve vokal bağlar arasındaki enine bir yarık ile kesintiye uğrar; bu yarık larinks ventrikülüne karşılık gelir.
6.2 Kuadrangüler membran
- Fibroelastik membranın üst kısmıdır (slayt 46).
- Epiglot ve aritenoid kıkırdakların yan kenarları arasında uzanan ince submukozal bağ dokusudur.
- Serbest alt kenarı kalınlaşarak vestibüler bağı oluşturur; bu bağ mukoza ile örtülünce vestibüler katlantı (yalancı ses teli, false vocal fold) meydana gelir.
- Üst kenarı ariepiglottik katlantının içindedir.
6.3 Konus elastikus
- Fibroelastik membranın alt kısmıdır; diğer adları krikovokal membran ve lateral krikotiroid bağdır (slayt 47).
- Krikoid kıkırdağın üst kenarından yukarı ve içe doğru, koni gibi daralarak yükselir.
- Serbest üst kenarı kalınlaşarak vokal bağı oluşturur; bu bağ mukoza ile örtülünce vokal katlantı (gerçek ses teli, true vocal fold) meydana gelir.
- İki vokal katlantı arasındaki açıklığa rima glottidis denir.
| Özellik | Kuadrangüler membran | Konus elastikus |
|---|---|---|
| Konum | Üst kısım | Alt kısım |
| Uzanım | Epiglot yan kenarı ↔ aritenoid | Krikoid üst kenarı → vokal bağ (önde tiroid, arkada aritenoid) |
| Serbest kenar | Alt kenar → vestibüler bağ | Üst kenar → vokal bağ |
| Mukozayla oluşan katlantı | Vestibüler katlantı (yalancı ses teli) | Vokal katlantı (gerçek ses teli) |
| Diğer kenar | Üst kenar ariepiglottik katlantı içinde | Alt kenar krikoide tutunur |
| Diğer adları | — | Krikovokal membran, lateral krikotiroid bağ |
Üstteki membranın alt kenarı, alttaki membranın üst kenarı serbesttir; ikisi arasında yarık (ventrikül) kalır. "Kuadrangüler aşağı → yalancı; Konus yukarı → gerçek."
Mor çizgi kuadrangüler membrandır; alt ucu kalınlaşıp vestibüler bağı (mor nokta) yapar. Mavi çizgi konus elastikustur; krikoidden yükselir ve üst ucu vokal bağı (mavi nokta) yapar. İki serbest kenar arasındaki cep larinks ventrikülüdür. Kırmızı kesik çizgi vokal kat düzeyidir; bölüm 7'deki duyu, arter ve lenf ayrımı bu çizgiye göre yapılır.
| Özellik | Vestibüler katlantı | Vokal katlantı |
|---|---|---|
| Diğer adı | Yalancı ses teli | Gerçek ses teli |
| Bağı | Vestibüler bağ | Vokal bağ |
| Membranı | Kuadrangüler membran | Konus elastikus |
| Aralarındaki açıklık | Rima vestibuli | Rima glottidis |
| Ses üretimi | Asıl görevi değil | Asıl ses üreten yapı |
Sınavda "rima glottidis vestibüler katlantılar arasındadır" ifadesi klasik çeldiricidir; yanlıştır. Rima glottidis vokal (gerçek) katlantılar arasındadır; vestibüler katlantılar arasındaki açıklık rima vestibuli'dir.
6.4 Larinks boşluğunun bölümleri
Larinks boşluğu yukarıdan aşağı dört kısma ayrılır (slayt 48):

| Bölüm | Sınırlar | Not |
|---|---|---|
| Aditus laryngis (larinks girişi) | Epiglot, ariepiglottik katlantılar, aritenoidler arası çentik | Laringofarinkse açılan giriş |
| Larinks vestibülü | Aditus'tan vestibüler katlantılara kadar | Epiglotun arka yüzü ön duvarı yapar |
| Larinks ventrikülü | Vestibüler ve vokal katlantılar arasındaki yan cepler | Fibroelastik membrandaki yarığa karşılık gelir |
| İnfraglottik boşluk | Vokal katlantılardan krikoidin alt kenarına | Trakea lümenine devam eder; duvarını konus elastikus yapar |
Slayt 48'deki frontal kesitte konus elastikusun krikoid kıkırdaktan yükselip vokal bağda sonlandığı, vokalis kasının vokal katlantının içinde bulunduğu, larinksin iki yanında tiroid bezinin lobları ve aşağıda trakea kıkırdakları ile anuler bağların uzandığı görülür.
- Laringofarinksten aditus laryngis'e girer.
- Vestibülden aşağı iner.
- Rima vestibuli'den (vestibüler katlantılar arası) geçer; yanlarda ventriküller kalır.
- Rima glottidis'ten (vokal katlantılar arası) geçer — larinksin en dar yeri.
- İnfraglottik boşluktan trakeaya devam eder.
6.5 Rima glottidis ve sesin özellikleri
Rima glottidis iki gerçek (vokal) katlantı arasındaki açıklıktır (slayt 49):
- İnspirasyonda genişler, havanın rahat geçmesine izin verir.
- Fonasyonda iki vokal katlantı birbirine yaklaşır (aproksimasyon); ekspirasyon havası aralarından geçerken titreşim oluşur.
- Vokal katlantılardaki çeşitli değişiklikler sesin perdesini (pitch) ve tonunu belirler.
- Perde, gerginlikle artar; gevşemeyle azalır.
- Sesin şiddetini (loudness) ise ekspirasyonun şiddeti belirler.
Perde (ince–kalın) vokal katın gerginliğine, şiddet (yüksek–alçak ses) ekspirasyon havasının gücüne bağlıdır. Bağırmak için daha güçlü soluk veririz; tiz bir nota çıkmak için ses tellerini gereriz. Soru kökünde "loudness" geçiyorsa cevap ekspirasyon, "pitch" geçiyorsa cevap gerginliktir.
Yutma sırasında larinks yükselir, epiglot geriye yatar, ariepiglottik katlantılar ve vokal katlantılar kapanır. Sırtüstü yatan ve sedasyon/lokal anestezi almış hastada bu refleksler yavaşlayabilir; ağza düşen sıvı veya küçük parçaların aspirasyon riski artar. Aspiratör kullanımı ve hasta pozisyonu bu yüzden önemlidir.
Vestibüler bağ hangi membranın serbest kenarıdır?
Kuadrangüler membranın serbest alt kenarı.
Konus elastikusun diğer iki adı nedir?
Krikovokal membran ve lateral krikotiroid bağ.
Vestibüler ve vokal katlantılar arasındaki cebe ne denir?
Larinks ventrikülü.
Sesin şiddetini ne belirler?
Ekspirasyonun şiddeti.
7. Larinks kasları, fonasyon, innervasyon ve damarlar
Kaynak slaytlar: 50–60
7.1 Ekstrinsik kaslar
Ekstrinsik kaslar larinksi bir bütün olarak hareket ettirir; boyun dersinde ayrıntılı işlenir (slayt 50):
- Suprahyoid ve infrahyoid kaslar: yutma sırasında larinks ve hyoid kemiği yükseltir veya alçaltır.
- M. stylopharyngeus, m. palatopharyngeus: farinks duvarından larinkse uzanır, yutmada larinksi yükseltir.
- İnferior farinks konstriktör kası: tiroid ve krikoid kıkırdaklardan başlar.
7.2 İntrinsik kaslar
İntrinsik kasların hem başlangıcı hem sonu larinks içindedir; larinks parçalarını hareket ettirir ve rima glottidisin şeklini kontrol eder (slayt 51). Beş kas sayılır: krikotiroid, tiroaritenoid/vokal, posterior krikoaritenoid, lateral krikoaritenoid ve aritenoid kaslar.

| Kas | Diğer adı | Etki | Rima glottidis / vokal kat | Sinir* |
|---|---|---|---|---|
| Krikotiroid | anticus | Tiroidi öne eğer ve döndürür | Vokal katı gerer, uzatır → perde ↑ | N. laryngeus superior (dış dalı) |
| Posterior krikoaritenoid | posticus | Aritenoidi dışa döndürür | Tek abduktör → rima açılır | N. laryngeus recurrens / inferior |
| Lateral krikoaritenoid | — | Aritenoidi içe döndürür | Adduktör → rima kapanır | N. laryngeus recurrens / inferior |
| Aritenoid (oblik + transvers) | — | Aritenoidleri yaklaştırır, medial rotasyon | Adduktör; ariepiglottik kısmı epiglotu hareket ettirir | N. laryngeus recurrens / inferior |
| Tiroaritenoid (lateral tiroaritenoid, vokalis, tiroepiglottik) | Vokalis bunun parçası | Vokal katın ana kas bileşeni | Gerginliği ince ayarlar → perde; ses üretimini kontrol | N. laryngeus recurrens / inferior |
*Sinir sütunu, slayt 58'deki genel bilgiyi tamamlamak için standart anatomi kaynaklarından eklenmiştir.
7.3 Kasların tek tek incelenmesi
Krikotiroid kas (anticus) (slayt 52): larinksin dış yüzünde, önde bulunan tek intrinsik kastır. Düz (pars recta) ve oblik (pars obliqua) iki kısmı vardır. Tiroid kıkırdağı krikotiroid eklemde öne doğru eğer ve döndürür. Tiroid öne eğilince vokal bağın ön tutunma yeri aritenoidlerden uzaklaşır; vokal katlar uzar ve gerilir, sesin perdesi yükselir.
Posterior krikoaritenoid kas (posticus) (slayt 53): krikoid laminasının arka yüzünden aritenoidin kas çıkıntısına uzanır. Kas çıkıntısını arkaya-içe çekerek aritenoidi döndürür, vokal çıkıntıyı dışa çevirir. Böylece vokal katları ayırır ve rima glottidisi açar. Vokal katların tek abduktör kasıdır.
Lateral krikoaritenoid kas (slayt 54): krikoid arkusunun üst kenarından aritenoidin kas çıkıntısına uzanır. Kas çıkıntısını öne çekerek aritenoidi içe (medial) döndürür; vokal katlar yaklaşır (adduksiyon) ve rima glottidis kapanır.
Tiroaritenoid kas (slayt 55): vokal katın ana kas bileşenidir ve ses üretimini kontrol eder. Üç kısmı vardır: lateral tiroaritenoid, vokalis (vokal bağın hemen yanındaki iç kısım) ve tiroepiglottik (epiglota uzanan lifler).
Aritenoid kaslar (slayt 56): iki aritenoidi arkadan birbirine bağlayan oblik ve transvers kısımlar, adduksiyon ve aritenoidlerin medial rotasyonundan sorumludur. Oblik kısmın devamı olan ariepiglottik kısım, ariepiglottik katlantı içinde epiglota uzanır ve epiglotun hareketini (larinks girişinin daralmasını) kontrol eder.
"Posticus Pulls apart" — arkadaki (posterior) krikoaritenoid, rima glottidisi açan tek kastır. Diğer bütün rima kasları (lateral krikoaritenoid, aritenoidler) kapatır. "Anticus = A notası": öndeki krikotiroid, tiroidi öne eğip sesi tizleştirir.
| Özellik | Posterior krikoaritenoid | Lateral krikoaritenoid |
|---|---|---|
| Başlangıç | Krikoid laminası (arka) | Krikoid arkusu (yan) |
| Aritenoid dönüşü | Dışa (lateral) | İçe (medial) |
| Etki | Abduksiyon — açar | Adduksiyon — kapatır |
| İşlev | Solunum | Fonasyon |
İkisi de aritenoidin kas çıkıntısına tutunur; farkı çekme yönündedir. "Lateral" adı yanıltıcıdır: lateral krikoaritenoid aritenoidi içe döndürür ve rima glottidisi kapatır.
A–C panelleri larinksin üstten görünüşüdür (ön yukarıda). Renkli bant kası, ok kas çıkıntısının çekildiği yönü gösterir: kas çıkıntısı arkaya çekilince (PCA) vokal çıkıntı dışa döner ve rima açılır; öne çekilince (LCA) içe döner ve rima kapanır. C panelinde aritenoid kaslar iki kıkırdağı birbirine yaklaştırarak arka üçgeni de kapatır. D panelinde krikotiroid, tiroidi eklem ekseninde öne eğerek vokal katı uzatır (kesik turuncu çizgi).
7.4 Fonasyon
Slayt 57 fonasyonu kasların ortak çalışması olarak özetler:
- Posterior krikoaritenoid gevşer; solunum sırasında açık olan rima glottidis kapanmaya hazırdır.
- Lateral krikoaritenoid ve aritenoid kaslar vokal katları yaklaştırır; rima glottidis daralır ve fonasyon mümkün olur.
- Krikotiroid tiroidi öne eğerek vokal katları uzatır ve gerer → perde yükselir.
- Vokalis (tiroaritenoidin parçası) gerginliği ince ayarlar: gerginlik artınca tiz, azalınca kalın ses.
- Ekspirasyon havası kapalı rima glottidise çarparak vokal katları titreştirir; ekspirasyonun şiddeti sesin şiddetini belirler.
- Ses farinks, ağız, burun ve sinüslerde rezonansa girerek konuşma sesine dönüşür.

Kırmızı alan havanın geçtiği rima glottidistir; dört panel aynı larinksin dört durumudur. Zorlu solunumda (B) PCA aritenoidleri dışa çevirir ve rima en geniş hâlini alır. Fonasyonda (C) LCA ve aritenoid kaslar rimayı kapatır; fısıltıda (D) yalnız LCA kasıldığı için arkada üçgen bir aralık kalır ve ses tonsuz çıkar.
7.5 Larinksin innervasyonu
Larinksin bütün sinirleri n. vagus (X. kranial sinir) kaynaklıdır; vagus larinksin hem motor hem duyusal innervasyonunu sağlar (slayt 58).
- N. laryngeus superior: dış (external) ve iç (internal) laringeal dallara ayrılır. Standart kaynaklara göre iç dal tirohyoid membranı delerek vokal katların üstündeki mukozanın duyusunu, dış dal krikotiroid kasın motor innervasyonunu sağlar.
- N. laryngeus recurrens: sağda subklavyen arterin, solda arcus aortanın altından dolanarak yukarı, trakeoözofageal oluk boyunca larinkse çıkar.
- N. laryngeus inferior: rekürren sinirin larinkse girdikten sonraki devamıdır. Vokal katların altındaki larinks mukozasının duyusunu sağlar; ayrıca krikotiroid dışındaki bütün intrinsik kasları innerve eder.
Üst = superior (iç dal) → vokal katların üstü; Alt = inferior (rekürrenin devamı) → vokal katların altı. Lenf drenajı da aynı sınırı kullanır (bkz. aşağı).
Sarı çizgiler sinirleri, kırmızılar arterleri gösterir; resmin solu hastanın sağıdır. Sağ rekürren sinir a. subclavia'nın, sol rekürren sinir arcus aortae'nın altından döner; bu yüzden sol sinir daha uzundur. İki sinir de tiroid lobunun arkasında (kesik çizgi) yükselir ve kırmızı halkalarda a. thyroidea inferior ile çaprazlaşır; tiroidektomide hasarın en olası yeri burasıdır. Üstte n. laryngeus superior iç dalıyla tirohyoid membranı deler, dış dalıyla krikotiroid kasa gider.
7.6 Damarlar ve lenf
| Yapı | Vokal katların üstü | Vokal katların altı |
|---|---|---|
| Arter | A. laryngea superior ← a. thyroidea superior | A. laryngea inferior ← a. thyroidea inferior |
| Ven | V. laryngea superior → v. thyroidea superior → v. jugularis interna | V. laryngea inferior → v. thyroidea inferior → v. brachiocephalica |
| Lenf | Derin servikal lenf düğümlerinin üst grubu | Derin servikal lenf düğümlerinin alt grubu |
| Duyu siniri | N. laryngeus superior (iç dal) | N. laryngeus inferior |
(Slayt 59.) Arterler sinirlere eşlik eder: superior laringeal arter iç laringeal sinirle birlikte tirohyoid membranı deler; inferior laringeal arter inferior laringeal sinirle birlikte aşağıdan girer.
7.7 Klinik notlar
Slayt 60'taki klinik tablolar:
- Larenjit: larinksin iltihabıdır; ses kısıklığı ile seyreder.
- Larinks polipi: vokal katlarda görülen benign lezyonlardır; vokal katların tam kapanmasını bozarak ses kısıklığına yol açar.
- Afoni: sesin tamamen kaybıdır. Slayta göre sık nedeni, tiroidektomide a. thyroidea inferior bağlanırken inferior laringeal sinirin kazara kesilmesidir. Rekürren/inferior laringeal sinir tiroid bezinin arka yüzünde inferior tiroid arterin dallarıyla çaprazlaştığı için bu bölgede risk altındadır.
Rekürren/inferior laringeal sinir hasarında krikotiroid dışındaki intrinsik kasların tümü etkilenir; tek abduktör olan posterior krikoaritenoid de felç olur. Tek taraflı hasarda genellikle ses kısıklığı (disfoni) gelişir; iki taraflı hasarda ise sesin kaybı (afoni) ve vokal katlar orta hatta kaldığında solunum sıkıntısı görülebilir. Slaytta "afoni" olarak verilen tablo bu nedenle özellikle iki taraflı hasarla ilişkilidir (bkz. son bölüm).
Vokal katların tek abduktör kası hangisidir?
Posterior krikoaritenoid (posticus).
Tiroidi öne eğerek perdeyi yükselten kas hangisidir?
Krikotiroid (anticus).
Tiroaritenoid kasın üç kısmı nedir?
Lateral tiroaritenoid, vokalis ve tiroepiglottik.
Vokal katların altındaki mukozanın duyusunu hangi sinir sağlar?
N. laryngeus inferior (rekürrenin devamı).
Vokal katların altından gelen lenf nereye drene olur?
Derin servikal lenf düğümlerinin alt grubuna.
8. Trakea ve ana bronşlar
Kaynak slaytlar: 61–67
8.1 Trakeanın genel özellikleri
Trakea (windpipe, soluk borusu), yaklaşık 10–12 cm uzunluğunda ve 2 cm çapında tübüler bir geçittir (slayt 61). Larinks ile akciğerler arasında havayı ileten kanaldır.
- Larinksin alt ucundan (C6) başlar.
- T4–T5 düzeyine (sternal açı, angulus sterni) kadar iner.
- Sonunda carina ve trakea bifurkasyonu düzeyinde sağ ve sol ana bronşlara ayrılarak sona erer.
8.2 Trakea kıkırdakları
- 16–20 adet trakeal kıkırdak vardır (slayt 62).
- Bunlar C harfi biçiminde, hyalin kıkırdak halkalardır ve arkaya doğru açıktır.
- Kıkırdaklar trakeaya şekil verir ve havayolunun kollabe olmasını (çökmesini) önler.
- Arkadaki açık kısım m. trachealis ve fibroelastik membranöz duvar ile kapatılır.
- Kıkırdak halkalar arasındaki boşlukları anuler bağlar (ligamenta anularia) doldurur.
Trakeanın arkasında özofagus vardır. Halkaların arkada açık olması, yutulan lokmanın özofagusu genişletmesine izin verir; m. trachealis ise öksürük sırasında trakeanın çapını daraltarak hava akımının hızını artırır. Önde sert, arkada esnek bir tüp böylece hem açık kalır hem de komşusuna yer açar.
8.3 Trakeanın bölümleri
| Bölüm | Seyri | Önündeki/çevresindeki yapılar |
|---|---|---|
| Servikal kısım (slayt 63) | Boyunda, C6'dan göğüs girişine | Sternohyoid ve sternotiroid kaslar, tiroid bezinin isthmusu, deri |
| Torakal kısım (slayt 64) | Superior mediastende iner | Önde manubrium sterni; arkada özofagus ile sıkı ilişki |
Uzun süreli havayolu gereken hastalarda trakeanın servikal kısmında açılan deliğe trakeostomi denir. Tiroid isthmusu genellikle 2.–4. trakea halkalarının önünde bulunduğundan, girişim sırasında isthmus ya kenara çekilir ya da bölünür. Acil durumda ise daha yüzeyel ve damardan fakir olan krikotiroid membran tercih edilir (bölüm 5).
8.4 Bifurkasyon ve ana bronşlar
Trakea larinksi bronş ağacına bağlar ve slayt 65'e göre T5 düzeyinde iki ana bronşa ayrılır.
| Özellik | Sağ ana bronş (slayt 65) | Sol ana bronş (slayt 66) |
|---|---|---|
| Uzunluk | Yaklaşık 2 cm (kısa) | Yaklaşık 5 cm (uzun) |
| Çap | Daha geniş | Daha dar |
| Seyir | Daha dikey | Daha yatay |
| Üstünden geçen yapı | V. azygos arkadan-yukarıdan kavis yapar | Arcus aortae önden arkaya üstünden geçer |
| Hilustaki ilişki | — | Sol pulmoner arterin altında seyreder |
| Lober bronşlar | Üç: superior, orta, inferior | İki: superior, inferior |
| Aspirasyon | Yabancı cisimler daha sık buraya düşer | Daha az |
Sağ ana bronş Kısa, Kalın (geniş), Dik → "KKD". Bu üç özelliğin hepsi yabancı cismin sağa düşmesini kolaylaştırır. Üstünden geçen ven azygos (sağ); sol tarafta ise aort kemeri.
8.5 Klinik not: aspirasyon ve bronkoskopi
Slayt 67 iki klinik konuya değinir:
Yabancı cisim aspirasyonu: sağ ana bronş daha geniş ve daha dikey seyrettiği için aspire edilen yabancı cisimlerin sağa girme olasılığı daha yüksektir.
Bronkoskopi: bronkoskopla carina doğrudan görülebilir.
- Carina, son trakea halkasının kıkırdak çıkıntısıdır ve iki ana bronşun ağızları arasında yer alır.
- Carina irritasyona çok duyarlıdır; dokunulduğunda güçlü öksürük refleksi başlar.
- Carinadaki morfolojik değişiklikler (genişleme, düzleşme), trakeobronşiyal lenf düğümlerine kanser metastazının belirtisi olabilir; çünkü bifurkasyonun altındaki büyümüş lenf düğümleri carinayı iter.
Sırtüstü yatan hastada ağza düşen kron, inley, implant vidası, kanal aleti (eğe) veya çekilmiş diş kolayca yutulabilir ya da aspire edilebilir. Aspire edilen cismin en sık bulunduğu yer sağ ana bronş ve sağ alt lob bronşlarıdır. Hasta öksürse bile cisim tamamen çıkmayabilir; şüphede göğüs grafisi ve gerekirse bronkoskopi istenir. Rubber dam ve ağız arkasına gazlı bez perdesi bu riski azaltır.
- Cisim ağız boşluğundan orofarinkse kayar.
- Yutma refleksi gecikirse laringofarinksten açık aditus laryngis'e girer.
- Rima glottidisten geçerken öksürük refleksi tetiklenir; cisim çıkmazsa ilerler.
- Trakea boyunca iner ve carina düzeyine ulaşır.
- Daha geniş ve dik olan sağ ana bronşa, oradan çoğunlukla sağ inferior lob bronşuna girer.

Görüntü önden bakıştır; resmin solu hastanın sağıdır. Kırmızı noktalı ok trakeadan carinaya, oradan trakeanın doğrultusunu neredeyse hiç bozmadan devam eden sağ ana bronşa ve sağ alt lob bronşuna iner. Sağdaki küçük şema nedenini özetler: sağ ana bronş kısa, geniş ve dikeyle küçük açı yapar; sol ana bronş uzun, dar ve yataydır.
Trakeada kaç adet kıkırdak bulunur ve bunlar nasıldır?
16–20 adet, arkaya açık C biçimli hyalin kıkırdak.
Trakea halkalarının arkadaki açık kısmını ne kapatır?
M. trachealis ve fibroelastik membranöz duvar.
Sol ana bronşun üstünden hangi yapı geçer?
Arcus aortae.
Carina nedir?
Son trakea halkasının, iki ana bronş ağzı arasındaki kıkırdak çıkıntısı.
9. Bronş ağacı: iletim ve solunum bölgeleri
Kaynak slaytlar: 68–71
9.1 Lober bronşlardan terminal bronşiollere
Ana bronşlardan çıkan lober bronşlar (sekonder bronşlar), daha sonra segmental bronşlara (tersiyer bronşlar) ayrılır. Her segmental bronş, lob içindeki bir bronkopulmoner segmenti besler (slayt 68).
Segmental bronşlar dallanmaya devam ettikçe çapları küçülür ve bronşiollere dönüşür; sonunda terminal bronşioller oluşur.
- Terminal bronşioller, iletim havayollarının son dalıdır.
- Bu noktadan sonra duvarında alveoller bulunan respiratuvar bronşioller başlar.
- Respiratuvar bronşioller, yalnızca ileten (iletim) bölgeden, gaz alışverişinin yapıldığı solunum bölgesine geçişi işaret eder.
9.2 Solunum bölgesi
Solunum bölgesinin derinlerine doğru (slayt 69):
- Respiratuvar bronşioller alveol kanallarına (ductus alveolares) ayrılır.
- Alveol kanalları dallanmaya devam eder ve alveol keselerine (sacculi alveolares) açılır; bunlar tek tek alveollerden oluşan kümelerdir.
- Alveol keseleri ve tek tek pulmoner alveoller, akciğerlerdeki gaz alışverişinin asıl yeridir.

Slayt 70'teki Türkçe etiketli şema, bütün dallanmayı tek bakışta verir ve sırayı ilk harfleri renklendirerek ezberletir: trakea → Principal bronş → Lober bronş → Segmental bronş → Terminal bronş → Lobüler bronşiol → Terminal bronşiol (iletim kısmı) → Respiratuar bronşiol → Ductus alveolaris → Saccus alveolaris → Alveol (solunum kısmı). Şemada respiratuvar bronşiolden alveollere kadar olan birim asinus olarak işaretlenmiştir.
- Trakea
- Ana (principal, primer) bronş
- Lober (sekonder) bronş
- Segmental (tersiyer) bronş → bronkopulmoner segment
- Bronşioller (lobüler bronşiol)
- Terminal bronşiol — iletim bölgesinin sonu
- Respiratuvar bronşiol — solunum bölgesinin başı (duvarında alveoller)
- Alveol kanalı (ductus alveolaris)
- Alveol kesesi (saccus alveolaris)
- Alveol — gaz alışverişi
| Özellik | İletim bölgesi | Solunum bölgesi |
|---|---|---|
| Kapsamı | Burun → terminal bronşiol | Respiratuvar bronşiol → alveol |
| Gaz alışverişi | Yok (anatomik ölü boşluk) | Var |
| Duvarda alveol | Yok | Var |
| Görevi | Havayı iletmek, temizlemek, ısıtmak | O₂ ve CO₂ alışverişi |
| Sınır yapısı | Terminal bronşiol (son iletim dalı) | Respiratuvar bronşiol (ilk solunum dalı) |
En sık çeldirici budur. Terminal bronşiol iletim bölgesinin son elemanıdır ve gaz alışverişi yapmaz. Respiratuvar bronşiol duvarında alveol taşıyan ilk elemandır ve gaz alışverişi burada başlar. "Gaz alışverişinin başladığı ilk yapı terminal bronşioldür" ifadesi yanlıştır.
Bir terminal bronşiolün beslediği respiratuvar bronşiol, alveol kanalları, alveol keseleri ve alveollerin tümüne asinus denir; akciğerin gaz alışverişi yapan en küçük birimi gibi düşünülebilir.
9.3 Akciğer içi havayolları (slayt 71)
Slayt 71, ana bronşların hilustan akciğere girdikten sonraki dallanmasını (akciğer içi, intrapulmonary havayolları) gösterir. Ana bronşlar akciğer dışındadır (ekstrapulmoner); lober bronşlardan itibaren havayolları akciğer dokusunun içinde ilerler ve her dal kendi damarıyla birlikte seyreder. Bu düzen, bir sonraki bölümde anlatılacak bronkopulmoner segment kavramının temelidir.
İletim bölgesinin siliyalı epiteli ve mukusu, solunan partikülleri yukarı, farinkse taşır; bu "mukosiliyer merdiven"dir. Sigara siliyaları felç ettiğinde bu temizlik bozulur, salgı birikir ve kronik öksürük gelişir. Diş hekimi bu hastalarda hem periodontal hastalık hem de aspirasyon pnömonisi riskinin arttığını bilmelidir.
Segmental bronşların diğer adı nedir?
Tersiyer bronşlar.
İletim havayollarının son dalı hangisidir?
Terminal bronşiol.
İletim bölgesinden solunum bölgesine geçişi işaret eden yapı hangisidir?
Respiratuvar bronşiol.
Alveol kanalları neye açılır?
Alveol keselerine (sacculi alveolares).
10. Akciğerler: dış yapı, loblar, segmentler, damar, lenf ve sinirler
Kaynak slaytlar: 72–80
10.1 Genel özellikler
Akciğerler (pulmones) solunum organlarıdır ve göğüs boşluğunda mediastenin iki yanında yer alır (slayt 72). Temel görevleri, solunan havayı pulmoner kapillerlerdeki venöz kanla yakın temasa getirerek kanı oksijenlendirmektir.
Kadavra ile canlı akciğer farklıdır:
| Özellik | Kadavra akciğeri | Canlı sağlıklı akciğer |
|---|---|---|
| Boyut | Büzüşmüş | Normal |
| Kıvam | Sert | Hafif, yumuşak, süngerimsi |
| Renk | Renk değiştirmiş | Normal (pembemsi) |
| Esneklik | Kaybolmuş | Elastik |
| Göğüs açılınca | — | Boyutunun üçte biri kadar küçülür |
Göğüs açıldığında akciğerin küçülmesi elastik geri çekilmenin kanıtıdır; plevra boşluğundaki negatif basınç ortadan kalkınca akciğer kendi elastikiyetiyle büzülür. Bu, pnömotoraksın da mekanizmasıdır (bölüm 11).
10.2 Dış şekil: apeks, taban, kenarlar ve yüzler
Akciğerler koni biçimlidir (slayt 73):
- Apeks: yukarı doğru klavikulanın üstüne, boyun köküne uzanır; slayta göre 1. kaburganın veya T1'in yaklaşık 2–4 cm üstüne çıkar. Üzerini parietal plevranın supraklaviküler kısmı, yani cupula pleurae (plevra kubbesi) örter.
- Taban (base): kaslı diyaframın üzerine oturur.
- Üç kenar: anterior, posterior (vertebral) ve inferior.
- Üç yüz: kostal, diyafragmatik ve mediastinal.
- Hilus (hilum): mediastinal yüzde, akciğere giren ve çıkan yapıların geçtiği alandır; bu yapılar topluca akciğer kökünü (radix pulmonis) oluşturur.
- İnterlober yüzler: her akciğerde farklı loblar arasındaki (fissürlere bakan) yüzlerdir.
Akciğer apeksi ve cupula pleurae klavikulanın üstüne, boyun köküne çıktığı için boyunun alt kısmındaki delici yaralanmalar, subklavyen ven kateterizasyonu veya supraklaviküler sinir blokları plevrayı delip pnömotoraksa yol açabilir. Slayt 86'daki görüntüde servikal plevranın T1 vertebra ve 1. kaburga düzeyinde trakea ile özofagusun yanında, brakiyal pleksus ve subklavyen damarların hemen altında yer aldığı görülür.
10.3 Bronkopulmoner segmentler
Bronkopulmoner segment, kendi segmental bronşu ve kan damarları ile beslenen, akciğerin belirli bir işlevsel birimidir (slayt 74). Her segmentin bir segmental bronşu ve segmental pulmoner arter dalı vardır. Bu segmentasyonu anlamak:
- Akciğer rezeksiyonları (segmentektomi) gibi cerrahi işlemler,
- Radyolojik görüntülerin yorumlanması (bir lezyonun hangi segmentte olduğunun belirlenmesi)
için önemlidir. Sağ akciğerde genellikle 10, sol akciğerde 8–10 segment tanımlanır. Segment, hastalıklı kısmın komşu segmentlere zarar vermeden çıkarılabilmesini sağlayan cerrahi bir birimdir.
10.4 Sağ ve sol akciğer
Sağ akciğer (slayt 75): soldan daha büyüktür. Üç lobu vardır: superior, orta ve inferior. Loblar iki fissürle ayrılır: horizontal fissür superior ve orta lobları ayırır; oblik fissür ise inferior lobu üstteki loblardan ayırır (slaytta "orta ve inferior lobları ayırır" denmiştir; aslında oblik fissür inferior lobu hem orta hem superior lobdan ayırır — bkz. son bölüm).

Mavi çizgi horizontal fissür, kırmızı çizgi oblik fissürdür; beyaz halka ikisinin buluştuğu noktadır. Oblik fissürün halkanın üstünde kalan kısmı (2) alt lobu üst lobdan, altında kalan kısmı (3) alt lobu orta lobdan ayırır. Böylece slayttaki "oblik fissür orta ve alt lobu ayırır" ifadesinin eksik olduğu şekil üzerinde görülür.
Sol akciğer (slayt 76): biraz daha küçüktür. İki lobu vardır: superior ve inferior. Loblar tek fissürle, oblik fissür ile ayrılır. Sol akciğerin ayırt edici özelliği, superior lobdaki küçük dil biçimli çıkıntı olan lingula'dır. Ayrıca kalbe yer açan kardiyak çentik (incisura cardiaca) bulunur.
| Özellik | Sağ akciğer | Sol akciğer |
|---|---|---|
| Boyut | Daha büyük | Biraz daha küçük |
| Lob sayısı | 3 (superior, orta, inferior) | 2 (superior, inferior) |
| Fissürler | Horizontal + oblik | Yalnız oblik |
| Özel yapı | — | Lingula, kardiyak çentik |
| Ana bronş | Kısa, geniş, dik; 3 lober bronş | Uzun, dar, yatay; 2 lober bronş |
Sağ: 3 lob, 2 fissür, 3 lober bronş. Sol: 2 lob, 1 fissür, 2 lober bronş + lingula + kardiyak çentik. Lingula, sağ akciğerin orta lobunun soldaki "karşılığı" gibi düşünülebilir; kalp sola yerleştiği için ayrı bir lob olarak gelişmemiştir.
10.5 Arteryel beslenme
Akciğerlerin çifte kan dolaşımı vardır: bronşiyal ve pulmoner dolaşım. Bunlara sırasıyla vasa privata ve vasa publica denir (slayt 77).
| Özellik | Bronşiyal arterler (vasa privata) | Pulmoner arterler (vasa publica) |
|---|---|---|
| Kaynak | Aorta descendens | Truncus pulmonalis → sağ ve sol pulmoner arter |
| Sayı | Genellikle solda iki, sağda bir | Her akciğere bir |
| Taşıdığı kan | Oksijenli | Oksijeni az (venöz) |
| Görev | Akciğer dokusu ve visseral plevrayı besler ("özel" ihtiyaç) | Gaz alışverişi için kanı alveollere getirir ("kamu" hizmeti) |
| Dallanma | Bronş ağacını izler | Lober ve segmental dallarla bronş ağacını izler |
Privata = özel → akciğerin kendi dokusunu besleyen bronşiyal arterler. Publica = kamu → bütün vücut için kanı oksijenlendiren pulmoner arterler. Pulmoner arterler oksijeni az kan taşıdığı hâlde "arter" adını alır, çünkü kanı kalpten uzaklaştırır.
10.6 Venöz drenaj
Slayt 78'e göre:
- Bronşiyal venler → v. azygos ve v. hemiazygos'a drene olur.
- Pulmoner venler → oksijenlenmiş kanı akciğerden sol atriyuma taşır (her akciğerden genellikle iki pulmoner ven).
10.7 Lenf drenajı
Akciğerlerde iki lenf ağı vardır (slayt 79):
| Ağ | Yeri | Drene ettiği bölge | Oluşturduğu pleksus |
|---|---|---|---|
| Yüzeyel | Visseral plevranın altındaki subplevral bölge | Akciğerin dış kısımları | Pulmoner (subplevral) lenf pleksusu |
| Derin | Bronşlar ve akciğer içindeki derin damarlar boyunca | Parankim ve ilişkili yapılar | Bronkopulmoner lenf pleksusu |
- Yüzeyel (subplevral) ve derin (bronkopulmoner) pleksuslar
- Trakeobronşiyal (hiler) lenf düğümleri
- Paratrakeal lenf düğümleri
- Bronkomediastinal lenf gövdeleri
- Solda ductus thoracicus, sağda ductus lymphaticus dexter → venöz sisteme
10.8 Akciğerlerin innervasyonu
Akciğerler hilus çevresindeki pulmoner pleksus aracılığıyla otonom innervasyon alır (slayt 80):
| Özellik | Sempatik | Parasempatik |
|---|---|---|
| Kaynak | T1–T4; torakal sempatik zincirin pulmoner dalları | N. vagus |
| Pleksus | Pulmoner pleksus | Bronş ağacı çevresinde pulmoner pleksus |
| Bronş düz kası | Bronkodilatasyon (havayolu genişler) | Bronkokonstriksiyon (havayolu daralır) |
| Hava akımı | Artar | Azalır |
| Bronş bezleri | Salgı azalır | Salgı artar |
Astım krizinde bronşlar daralır ve salgı artar; bu tablo parasempatik etkiye benzer. Tedavide kullanılan inhaler bronkodilatörler (ör. salbutamol) sempatik (β₂) etkiyi taklit ederek havayolunu genişletir. Astımlı hastanın randevuya inhalerini getirmesi istenir; stres ve bazı ilaçlar (ör. aspirin duyarlılığı olanlarda NSAİİ'ler) krizi tetikleyebilir.
Akciğer apeksini örten parietal plevra kısmının adı nedir?
Cupula pleurae (servikal plevra, plevra kubbesi).
Sol akciğerin ayırt edici iki yapısı nedir?
Lingula ve kardiyak çentik.
Vasa privata hangi damarlardır?
Bronşiyal arterler (aorta descendensten).
Bronşiyal venler nereye drene olur?
V. azygos ve v. hemiazygos'a.
Sempatik uyarı bronş bezlerinin salgısını nasıl etkiler?
Azaltır.
11. Plevra, plevral girintiler ve klinik durumlar
Kaynak slaytlar: 81–90
11.1 Plevranın tanımı ve işlevleri
Plevra, akciğerleri ve göğüs duvarının iç yüzünü örten ince seröz bir zardır (slayt 81). Her akciğer, plevranın oluşturduğu kapalı, kese benzeri bir yapının içine yerleşmiştir. Bir balonun içine yumruğunu bastırmış gibi düşünün: yumruğa yapışan katman visseral, dışta kalan katman parietal plevradır; aradaki dar boşluk plevra boşluğudur.
İşlevleri:
- Solunum sırasında akciğer ile göğüs duvarı arasındaki sürtünmeyi azaltmak,
- Akciğerin genişlemesine yardım eden basınç gradiyentini oluşturmak (plevra boşluğundaki negatif basınç),
- Toraks içinde kompartımanlar oluşturarak enfeksiyon ve hastalıkların yayılmasını sınırlamak.
11.2 Visseral ve parietal plevra
Plevra iki ana katmandan oluşur (slayt 82):
| Özellik | Visseral (pulmoner) plevra | Parietal plevra |
|---|---|---|
| Yeri | Akciğer yüzeylerini ve loblar arasındaki fissürleri sıkıca örter | Göğüs boşluğunun iç yüzünü döşer |
| Tutunduğu yer | Akciğer dokusu | Göğüs duvarı, diyaframın üst yüzü, mediastenin yan kısmı |
| Görev | Plevra sıvısı üretimine yardım eder; düzgün, sürtünmeyi azaltan yüzey; akciğerin hareketine izin verir | Boşluğun dış sınırı |
| Dayanıklılık | Daha ince | Daha kalın ve güçlü |
| Ağrı duyarlılığı | Ağrıya duyarsız (otonom innervasyon) | Ağrıya çok duyarlı |
| İnnervasyon | Otonom (pulmoner pleksus) | İnterkostal sinirler ve n. phrenicus |
| Kısımları | — | Kostal, diyafragmatik, mediastinal, servikal |
Plevra boşluğu (cavitas pleuralis): iki katman arasında bulunan, az miktarda seröz sıvı, yani plevra sıvısı içeren potansiyel bir boşluktur. Plevra sıvısı yüzeyleri kayganlaştırır ve akciğerin genişleme ve büzülmesini kolaylaştırır. Sıvının yüzey gerilimi iki katmanı birbirine "yapıştırır"; göğüs duvarı genişleyince akciğer de onunla birlikte genişler.
Plevra iltihabında (plörit) ağrının kaynağı parietal plevradır. Kostal ve diyaframın çevre kısmındaki plevrayı interkostal sinirler innerve ettiğinden ağrı göğüs duvarında hissedilir; mediastinal ve diyaframın merkezî kısmını n. phrenicus (C3–C5) innerve ettiğinden ağrı boyun ve omuza yansıyabilir. Visseral plevra ağrıya duyarsızdır.
11.3 Plevral girintiler
Göğüs boşluğunda parietal plevranın oluşturduğu bazı girintiler (invajinasyonlar) vardır; bunlara plevral girintiler (recessus pleurales) denir (slayt 84). Bu boşluklar sakin solunumda akciğer tarafından doldurulmaz; derin inspirasyonda akciğerin genişlemesine yer sağlar. Slayt 84 ve 85'te iki girinti adlandırılır:
- Kostodiyafragmatik girinti: kostal ve diyafragmatik plevranın birleştiği alt kenarda; en büyük ve en önemli girintidir.
- Kostomediastinal girinti: önde, kostal ve mediastinal plevranın birleştiği yerde; solda kardiyak çentik bölgesinde daha belirgindir.
Ayakta duran hastada plevra boşluğundaki sıvı yerçekimiyle kostodiyafragmatik girintide toplanır. Bu yüzden göğüs grafisinde plevral efüzyonun ilk bulgusu kostofrenik açının kapanmasıdır; torasentez de bu girintinin düzeyinde yapılır.
Mor çizgi akciğere yapışık visseral plevra, renkli dış çizgi parietal plevradır; aradaki açık mavi şerit plevra boşluğudur. Parietal plevranın mavi kısımlarını interkostal sinirler, yeşil kısımlarını n. phrenicus innerve eder; mediastinal ve diyaframın merkezî plevrasındaki ağrının boyun ve omza yansıması bundandır. Orta aksiller hatta akciğer 8., plevra 10. kaburgaya iner; aradaki kostodiyafragmatik girintide sıvı toplanır ve torasentez iğnesi bu girintiye kaburganın üst kenarından girer.
11.4 Akciğer ve plevra sınırlarının yüzey izdüşümü
Slayt 85'teki görüntüler (önden, arkadan ve yandan), akciğerin alt sınırının plevranın alt sınırından yaklaşık iki kaburga yukarıda kaldığını ve aradaki şeridin kostodiyafragmatik girinti olduğunu gösterir. Görüntüde önde ve yanda 6., 8. ve 10. kaburgalar, arkada T4, T10 ve T12 düzeyleri işaretlenmiştir; ayrıca horizontal ve oblik fissürler, kostodiyafragmatik ve kostomediastinal girintiler gösterilir. Arkada oblik fissürün T4 spinöz çıkıntısı düzeyinden başladığı izlenir. Standart kaynaklarda bu işaretler şöyle özetlenir: akciğerin alt sınırı önde 6., yanda 8. kaburga, arkada T10; parietal plevranın alt sınırı önde 8., yanda 10. kaburga, arkada T12.

| Hat | Akciğerin alt sınırı | Parietal plevranın alt sınırı |
|---|---|---|
| Midklaviküler hat (önde) | 6. kaburga | 8. kaburga |
| Midaksiller hat (yanda) | 8. kaburga | 10. kaburga |
| Paravertebral (arkada) | T10 | T12 |
Akciğer: 6–8–10, Plevra: 8–10–12 (önde–yanda–arkada). Plevra her hatta akciğerden iki birim aşağıdadır; aradaki fark kostodiyafragmatik girintidir.
11.5 Klinik not: pnömotoraks ve akciğer kollapsı
Slayt 87–88'e göre:
- Pnömotoraks, plevra boşluğunda hava bulunmasıdır (slaytta "pulmonary cavity" yazılmıştır; doğrusu plevra boşluğudur — bkz. son bölüm).
- Delici yaralanma, kırık kaburganın plevrayı yırtması gibi nedenlerle oluşabilir.
- Akciğerin kollapsı (çökmesi) ile sonuçlanabilir.
- Pulmoner kollaps: plevra boşluğuna yeterli hava girerse akciğer çöker; kollapsın derecesini plevra boşluğundaki havanın miktarı belirler.
- Grafide (slayt 88) çökmüş akciğer bulanık (hazy) görülür, plevra boşluğundaki hava ise siyahtır ve bu alanda akciğer damar izleri yoktur.
- Göğüs duvarı (delici yara, kırık kaburga) veya visseral plevra yırtılır.
- Hava plevra boşluğuna girer.
- Plevra boşluğundaki negatif basınç kaybolur; iki plevra katmanı arasındaki yüzey gerilimi bağı kopar.
- Akciğer kendi elastik geri çekilmesiyle hilusa doğru büzülür (kollaps).
- Giren hava miktarı arttıkça kollapsın derecesi artar; grafide hava siyah, çökmüş akciğer bulanık görülür.
11.6 Klinik not: hidrotoraks ve hemotoraks
Slayt 89:
| Durum | Plevra boşluğunda ne var? | Nedeni |
|---|---|---|
| Pnömotoraks | Hava | Delici yara, kaburga kırığı vb. |
| Hidrotoraks | Sıvı | Plevral efüzyon (sıvının plevra boşluğuna kaçması) |
| Hemotoraks | Kan | Delici yaralanma; subklavyen arter veya akciğer parankiminin hasarı |
11.7 Torasentez
Torasentez, göğüs duvarından plevra boşluğuna (akciğer ile göğüs duvarı arasındaki boşluğa) bir iğne veya ince tüp sokularak sıvı veya havanın boşaltıldığı tıbbi işlemdir (slayt 90).
- Genellikle 7.–9. interkostal aralıktan yapılır.
- Midaksiller veya posterior aksiller hat boyunca uygulanır.
- İğne, kaburganın üst kenarının hemen üzerinden sokulur; böylece sinir ve damarlar korunur.

Nedeni şudur: interkostal ven, arter ve sinir (yukarıdan aşağı V–A–N) her kaburganın alt kenarındaki oluk (sulcus costae) boyunca seyreder. İğne bir alttaki kaburganın üst kenarına yakın girerse ana demetten uzak kalır. Slayt 90'daki çizimde iğnenin 10. kaburganın üst kenarından, diyafram ile parietal plevra arasındaki sıvıya ulaştığı ve interkostal sinirin kaburga altında seyrettiği görülür.
İğne kaburganın üst kenarından girer; çünkü ana nörovasküler demet her kaburganın alt kenarındadır. Şıklarda "kaburganın alt kenarına yakın" ifadesi klasik çeldiricidir. (Kaburganın üst kenarında yalnızca küçük kollateral dallar bulunur.)
Parietal plevrayı hangi sinirler innerve eder?
İnterkostal sinirler ve n. phrenicus.
Parietal plevranın dört kısmı nelerdir?
Kostal, diyafragmatik, mediastinal ve servikal plevra.
Hemotoraksta plevra boşluğunda ne birikir?
Kan (delici yaralanma, subklavyen arter veya parankim hasarı).
Torasentezde iğne neden kaburganın üst kenarından girer?
İnterkostal sinir ve damarlar kaburganın alt kenarında seyrettiği için.
Hızlı tekrar
| Kavram | Eşleşme |
|---|---|
| Nazal septum | Etmoid perpendiküler lamina + vomer + septal kıkırdak |
| Burun tabanı | Maksillanın palatin çıkıntısı + palatin kemiğin horizontal laminası |
| İnferior meatus | Nazolakrimal kanal |
| Orta meatus | Frontal, maksiller sinüs; anterior + orta etmoid hücreler (hiatus semilunaris: maksiller ağız) |
| Superior meatus | Posterior etmoid hücreler |
| Sfenoetmoidal girinti | Sfenoid sinüs |
| Olfaktör bölge | Üst 1/3, superior konka + septum |
| Maksiller sinüs tabanı | Alveolar çıkıntı; 2. premolar, 1.–2. molar |
| Maksiller sinüs tavanı | Orbita tabanı; infraorbital kanal |
| Haller hücresi | İnfraorbital etmoid hücre |
| Larinks düzeyi | C3–C6 (erişkin erkek) |
| Hyalin larinks kıkırdakları | Tiroid, krikoid, aritenoid |
| Elastik larinks kıkırdakları | Epiglot, kornikulat, kuneiform |
| Tritiseal kıkırdak | Lateral tirohyoid bağ içinde |
| Valleküla | Medyan glossoepiglottik katlantının iki yanı |
| Vestibüler katlantı | Kuadrangüler membranın alt kenarı (yalancı ses teli) |
| Vokal katlantı | Konus elastikusun üst kenarı (gerçek ses teli) |
| Tek abduktör | Posterior krikoaritenoid |
| Perdeyi yükselten | Krikotiroid (tiroidi öne eğer) |
| Duyu: vokal katların üstü / altı | N. laryngeus superior iç dalı / n. laryngeus inferior |
| Lenf: vokal katların üstü / altı | Derin servikal üst / alt grup |
| Trakea | 10–12 cm, C6 → T4–T5, 16–20 C halkası |
| Sağ ana bronş | 2 cm, geniş, dik, üstünde v. azygos, 3 lober bronş |
| Sol ana bronş | 5 cm, yatay, üstünde arcus aortae, 2 lober bronş |
| İletim–solunum sınırı | Terminal bronşiol / respiratuvar bronşiol |
| Vasa privata / publica | Bronşiyal arterler / pulmoner arterler |
| Bronşiyal venler | V. azygos, v. hemiazygos |
| Sempatik / parasempatik | Bronkodilatasyon, salgı ↓ / bronkokonstriksiyon, salgı ↑ |
| Parietal plevra siniri | İnterkostal sinirler + n. phrenicus |
| Akciğer / plevra alt sınırı | 6–8–10 / 8–10–12 |
| Torasentez | 7.–9. interkostal aralık, midaksiller/posterior aksiller hat, kaburga üst kenarı |
20 özgün çalışma sorusu
Aşağıdaki sorular bu rehber için hazırlanmış özgün çalışma sorularıdır; çıkmış sınav sorusu değildir.
Aşağıdakilerden hangisi nazal septumun yapısına katılmaz? A) Etmoid kemiğin perpendiküler laminası · B) Vomer · C) Septal kıkırdak · D) İnferior nazal konka · E) Kemik ve kıkırdağı örten mukoza
Sürekli gözyaşı akmasından yakınan bir hastada nazolakrimal kanalın tıkalı olduğu düşünülüyor. Bu kanal normalde burun boşluğunun neresine açılır? A) Sfenoetmoidal girinti · B) İnferior nazal meatus · C) Superior nazal meatus · D) Hiatus semilunaris · E) Burun vestibülü
Üst 1. molar dişi çekilen hasta, su içerken suyun burnundan geldiğini söylüyor. Bu durum maksiller sinüsün hangi duvarıyla ilişkilidir? A) Orbita tabanının oluşturduğu üst duvar · B) Burun boşluğuna bakan taban (medial duvar) · C) Zigomatik çıkıntıya yönelen apeks · D) Alveolar çıkıntının oluşturduğu alt duvar · E) Sfenoetmoidal girinti
Bir hastada orbital selülit gelişiyor ve kaynağın paranazal bir sinüs olduğu düşünülüyor. En olası kaynak ve nedeni hangisidir? A) Frontal sinüs; nazofrontal kanalın orbitaya açılması · B) Maksiller sinüs; tabanının dişlere komşu olması · C) Sfenoid sinüs; hipofize komşu olması · D) Etmoid hücreler; duvarlarının çok ince olması · E) Etmoid hücreler; inferior meatusa açılmaları
Posterior etmoidal hücrelerin açıldığı yer aşağıdakilerden hangisidir? A) İnferior meatus · B) Orta meatus, bulla ethmoidalis üzerinde · C) Superior meatus · D) Sfenoetmoidal girinti · E) Hiatus semilunaris
Larinks kıkırdakları ile doku türleri eşleştirmesinden hangisi doğrudur? A) Tiroid – elastik · B) Epiglot – hyalin · C) Kornikulat – hyalin · D) Krikoid – elastik · E) Aritenoid – hyalin
Diş tedavisi sırasında anafilaksiye bağlı vokal katların üzerinde ödem gelişen ve entübe edilemeyen hastada acil havayolu için iğne hangi yapıdan geçirilmelidir? A) Tirohyoid membran · B) Medyan (anterior) krikotiroid bağ · C) Kuadrangüler membran · D) Lateral tirohyoid bağ · E) Ariepiglottik katlantı
Rima glottidisi açan tek kas hangisidir? A) Lateral krikoaritenoid · B) Transvers aritenoid · C) Krikotiroid · D) Vokalis · E) Posterior krikoaritenoid
Bir şarkıcı yüksek bir notaya çıkarken tiroid kıkırdağı krikotiroid eklemde öne eğilir ve vokal katlar uzar. Bu hareketi yapan kas ve sonucu hangisidir? A) Krikotiroid; perde yükselir · B) Posterior krikoaritenoid; rima glottidis açılır · C) Lateral krikoaritenoid; ses şiddeti artar · D) Tiroepiglottik kas; epiglot kapanır · E) Krikotiroid; perde düşer
Tiroidektomide a. thyroidea inferior bağlanırken iki taraflı sinir hasarı oluşan hastada beklenen durum hangisidir? A) Yalnız krikotiroid kas felci · B) Vokal katların üstündeki mukozada duyu kaybı · C) Rekürren/inferior laringeal sinir hasarı ile afoni · D) Epiglotun kalıcı olarak açık kalması · E) N. phrenicus felci
Vestibüler (yalancı) ses telini oluşturan bağ, hangi membranın hangi kenarıdır? A) Konus elastikusun üst kenarı · B) Kuadrangüler membranın üst kenarı · C) Tirohyoid membranın alt kenarı · D) Kuadrangüler membranın serbest alt kenarı · E) Krikotiroid membranın üst kenarı
Sol akciğer için aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A) Üç lobu ve iki fissürü vardır · B) Horizontal fissürü vardır · C) Superior lobunda lingula bulunur · D) Ana bronşu 2 cm uzunluğundadır · E) Ana bronşunun üstünden v. azygos geçer
Vokal katların altındaki larinks bölümünden gelen lenf nereye drene olur? A) Derin servikal lenf düğümlerinin üst grubu · B) Submandibular düğümler · C) Derin servikal lenf düğümlerinin alt grubu · D) Trakeobronşiyal düğümler · E) Parotis düğümleri
Diş ünitinde sırtüstü yatan hasta bir kanal eğesini aspire ediyor. Eğenin bulunma olasılığı en yüksek yer ve gerekçesi hangisidir? A) Sol ana bronş; daha uzun olduğu için · B) Sağ ana bronş; daha geniş ve dik olduğu için · C) Sol ana bronş; aort kemeri tarafından itildiği için · D) Özofagus; trakeanın arkası açık olduğu için · E) Sağ ana bronş; daha uzun ve yatay olduğu için
Sağ ana bronşun üstünden kavis yaparak geçen yapı hangisidir? A) Arcus aortae · B) Sol pulmoner arter · C) V. azygos · D) V. hemiazygos · E) Ductus thoracicus
Gaz alışverişinin başladığı, duvarında alveoller bulunan ilk havayolu elemanı hangisidir? A) Terminal bronşiol · B) Segmental bronş · C) Lobüler bronşiol · D) Alveol kesesi · E) Respiratuvar bronşiol
Akciğerin "vasa privata"sı ile ilgili hangisi doğrudur? A) Truncus pulmonalisten çıkar ve gaz alışverişi için kanı taşır · B) Bronşiyal arterlerdir; aorta descendensten çıkar ve akciğer dokusu ile visseral plevrayı besler · C) Pulmoner venlerdir · D) Sağda iki, solda bir tanedir ve subklavyen arterden çıkar · E) Venleri sol atriyuma açılır
Akciğere giden sempatik liflerin uyarılması sonucunda hangisi beklenir? A) Bronkokonstriksiyon ve salgı artışı · B) Bronkodilatasyon ve bronş bezi salgısında azalma · C) Bronkodilatasyon ve salgı artışı · D) Hava akımında azalma · E) Vagal refleks öksürük
Kaburga kırığı olan bir hastada sert ve keskin göğüs ağrısı var. Ağrının kaynağı olan plevra katmanı ve innervasyonu hangisidir? A) Visseral plevra; pulmoner pleksus · B) Visseral plevra; n. vagus · C) Parietal plevra; interkostal sinirler · D) Parietal plevra; yalnız sempatik zincir · E) Visseral plevra; n. phrenicus
Plevral efüzyonu olan bir hastaya torasentez yapılacak. Doğru uygulama hangisidir? A) 2. interkostal aralık, midklaviküler hat, kaburganın alt kenarı · B) 7.–9. interkostal aralık, midaksiller hat, kaburganın alt kenarına yakın · C) 7.–9. interkostal aralık, midaksiller/posterior aksiller hat, kaburganın üst kenarının hemen üzerinden · D) 4. interkostal aralık, parasternal hat · E) 12. kaburga altından, paravertebral hat
Gerekçeli cevap anahtarı
- D — Nazal septum etmoidin perpendiküler laminası, vomer ve septal kıkırdaktan oluşur; bunları örten mukoza septumun membranöz kısmıdır. İnferior nazal konka lateral duvarın yapısıdır.
- B — Nazolakrimal kanal inferior meatusa açılır. Sfenoetmoidal girinti sfenoid sinüsü, superior meatus posterior etmoid hücreleri, hiatus semilunaris maksiller sinüs ağzını alır.
- D — Maksiller sinüsün alt duvarı alveolar çıkıntıdır ve 2. premolar, 1. ve 2. molar kökleriyle komşudur; çekim sonrası oroantral iletişim bu duvar üzerinden olur. "Taban (base)" medial duvardır; burada kastedilen floor'dur.
- D — Slayt 23'e göre etmoidal hücrelerin ince duvarları (lamina papyracea) sinüs enfeksiyonlarının orbitaya yayılmasını kolaylaştırır. E şıkkı yanlıştır; etmoid hücreler inferior meatusa açılmaz.
- C — Posterior etmoid hücreler superior meatusa açılır. Orta grup orta meatusta bulla ethmoidalis üzerine, anterior grup orta meatusa açılır.
- E — Tiroid, krikoid ve aritenoid hyalin; epiglot, kornikulat ve kuneiform elastik kıkırdaktır. Yalnızca "aritenoid – hyalin" doğru eşleşmedir.
- B — Tıkanıklık vokal katların üstünde olduğundan, vokal katların altındaki infraglottik boşluğa medyan krikotiroid bağdan ulaşılır (krikotirotomi). Tirohyoid membran ve kuadrangüler membran tıkanıklığın üstünde kalır.
- E — Posterior krikoaritenoid (posticus) aritenoidi dışa döndürür ve vokal katların tek abduktörüdür. Lateral krikoaritenoid ve aritenoid kaslar adduktördür; krikotiroid gerginliği ayarlar.
- A — Krikotiroid kas tiroidi öne eğip döndürerek vokal katları uzatır ve gerer; gerginlik artınca perde yükselir. E şıkkı sonucu ters vermiştir.
- C — İnferior tiroid arter bağlanırken rekürren/inferior laringeal sinir hasar görebilir. Slayt 60 bunu afoninin sık nedeni olarak verir; özellikle iki taraflı hasarda ses tamamen kaybolur. Krikotiroid kası superior laringeal sinirin dış dalı innerve ettiği için etkilenmez; vokal katların üstündeki duyu da superior laringeal sinirin iç dalına aittir.
- D — Kuadrangüler membranın serbest alt kenarı vestibüler bağı oluşturur; mukozayla örtülünce yalancı ses teli olur. Konus elastikusun üst kenarı vokal bağı (gerçek ses telini) yapar.
- C — Sol akciğerin iki lobu ve yalnız oblik fissürü vardır; superior lobunda lingula ve kardiyak çentik bulunur. 2 cm uzunluk ve v. azygos ilişkisi sağ ana bronşa aittir.
- C — Vokal katların altı derin servikal lenf düğümlerinin alt grubuna, üstü üst grubuna drene olur (slayt 59).
- B — Sağ ana bronş daha geniş ve dikey seyirlidir (ayrıca kısadır); aspire edilen cisimler sıklıkla buraya girer (slayt 65, 67). E şıkkı sağ bronşun özelliklerini ters vermiştir.
- C — V. azygos sağ ana bronşun üstünden arkadan öne kavis yapar. Arcus aortae ise sol ana bronşun üstünden geçer.
- E — Respiratuvar bronşiol duvarında alveoller taşır ve iletim bölgesinden solunum bölgesine geçişi işaret eder. Terminal bronşiol iletim bölgesinin son dalıdır, gaz alışverişi yapmaz.
- B — Vasa privata bronşiyal arterlerdir; aorta descendensten çıkar, genellikle solda iki, sağda bir tanedir ve akciğer dokusu ile visseral plevrayı besler. A şıkkı vasa publica'yı (pulmoner arterleri) tanımlar.
- B — Slayt 80'e göre sempatik uyarı bronkodilatasyon, hava akımında artış ve bronş bezi salgısında azalma yapar. Bronkokonstriksiyon ve salgı artışı parasempatik (vagus) etkidir.
- C — Parietal plevra visseral plevradan daha güçlü ve ağrıya çok daha duyarlıdır; kostal kısmı interkostal sinirlerle innerve olur. Visseral plevra ağrıya duyarsızdır.
- C — Torasentez genellikle 7.–9. interkostal aralıkta, midaksiller veya posterior aksiller hatta, sinir ve damarları korumak için kaburganın üst kenarının hemen üzerinden yapılır. Nörovasküler demet kaburganın alt kenarında seyrettiği için B yanlıştır.
Slayt notları, düzeltmeler ve kaynak haritası
Düzeltmeler ve açıklamalar
- Slayt 21 – "Frontal sinuses: anterior, middle and posterior cells": Anterior, orta ve posterior hücre grupları etmoid sinüslere aittir; sunumun kendi slayt 23'ü de bunu böyle verir. Frontal sinüs bu şekilde hücrelere ayrılmaz. Muhtemelen slayttaki madde düzeninden kaynaklanan bir kaymadır. Kaynak: Kenhub – Paranasal sinuses.
- Slayt 30 – "C3–C6 in adult males (90°) … adult females (120°)": 90° ve 120° değerleri vertebra düzeyiyle ilgili değildir; tiroid kıkırdak laminalarının önde birleşme açısıdır (erkekte ~90°, kadında ~120°). Larinksin kadın ve çocuklarda daha yüksek yerleşmesi ayrı bir bilgidir. Kaynak: Kenhub – Thyroid cartilage.
- Slayt 32 – "3 unpaired and 3 paired cartilages": Listede dört çift kıkırdak (tritiseal dahil) sayılmıştır. Klasik kaynaklar üç çift kıkırdak sayar (aritenoid, kornikulat, kuneiform); tritiseal kıkırdak lateral tirohyoid bağ içindeki küçük ve her zaman bulunmayan bir nodüldür. Kaynak: TeachMeAnatomy – The Larynx.
- Slayt 60 – Afoni ve inferior laringeal sinir: Tiroidektomide hasar gören sinir rekürren laringeal sinirdir (inferior laringeal sinir onun larinks içindeki devamıdır). Tek taraflı hasar genellikle ses kısıklığına (disfoni), iki taraflı hasar afoniye ve solunum sıkıntısına yol açar. Kaynak: StatPearls – Anatomy, Head and Neck, Larynx Recurrent Laryngeal Nerve (NCBI/PubMed).
- Slayt 75 – Sağ akciğerde oblik fissür: Slayt oblik fissürün "orta ve inferior lobları" ayırdığını söyler. Oblik fissür sağda inferior lobu hem orta hem superior lobdan ayırır; horizontal fissür ise superior ile orta lobu ayırır. Kaynak: Kenhub – Lungs.
- Slayt 77 – Bronşiyal arterlerin kaynağı: Sol bronşiyal arterler (genellikle iki) doğrudan aorta descendensten çıkar; sağ bronşiyal arter ise çoğunlukla bir posterior interkostal arterle ortak gövdeden (interkostobronşiyal gövde) veya üst sol bronşiyal arterden çıkar. "Hepsi aorta descendensten" ifadesi basitleştirmedir. Kaynak: Anatomy Atlases – Bronchial and esophageal arteries (variations).
- Slayt 87 – "Air inside the pulmonary cavity": Pnömotoraks havanın plevra boşluğunda (visseral ve parietal plevra arasında) toplanmasıdır; "pulmonary cavity" ifadesi yanlıştır. Kaynak: StatPearls – Pneumothorax (NCBI Bookshelf).
- Slayt 90 – Torasentez noktası: Slayttaki bilgi doğrudur; pratikte giriş yeri perküsyonda matitenin bir aralık altından (veya ultrason rehberliğinde) seçilir ve iğne kaburganın üst kenarından ilerletilir. Kaynak: LSU Health – Thoracentesis procedure manual.
- Sınıflandırma notu (slayt 4): Larinks bu derste üst solunum yoluna dahil edilmiştir; bazı kaynaklar larinksi alt solunum yolunun başlangıcı sayar. Bu bir hata değil, sınıflandırma farkıdır; sınavda dersin sınıflandırmasını esas alın.
- Düzey farkı (slayt 61 ve 65): Trakeanın sonlanması slayt 61'de "T4–T5 (sternal açı)", slayt 65'te "T5" olarak verilmiştir. Kadavrada bifurkasyon sternal açı (T4/T5) düzeyindedir; canlıda ayakta ve derin inspirasyonda daha aşağı inebilir. İki ifade birbirini tamamlar.
- Yazım hataları (anlamı değiştirmez): "respirator tract" (slayt 5 → respiratory), "lover 2/3" (slayt 19 → lower), "Rons" (slayt 66 → runs), "thryoid", "cauesed", "metasthasis", "draingae", "sympahtetic", "pulmonary branched" vb.
Bölüm ↔ slayt eşleşmesi
| Rehber bölümü | Slaytlar | Görsel kullanılan sayfa |
|---|---|---|
| 1. Solunum sistemine giriş | 1–5 | — |
| 2. Burun: işlevler ve dış burun | 6–10 | — |
| 3. Burun boşluğu | 11–20 | sayfa-16 |
| 4. Paranazal sinüsler | 21–29 | sayfa-22 |
| 5. Larinks: genel özellikler ve kıkırdak iskelet | 30–44 | sayfa-32 |
| 6. Fibroelastik membran, boşluklar, rima glottidis | 45–49 | sayfa-48 |
| 7. Larinks kasları, fonasyon, innervasyon, damarlar | 50–60 | sayfa-51 |
| 8. Trakea ve ana bronşlar | 61–67 | — |
| 9. Bronş ağacı | 68–71 | sayfa-70 |
| 10. Akciğerler | 72–80 (86: apeks/cupula) | — |
| 11. Plevra ve klinik durumlar | 81–90 | sayfa-85, sayfa-90 |
Not: Slayt 83'te metin yoktur ve önizlemesi verilmemiştir; plevra katmanlarını gösteren bir görsel olduğu varsayılarak içerik 11.2 başlığı altında slayt 82 ile birlikte anlatılmıştır. Slayt 18 (koronal kesit) ve 26 (slayt 22'nin tekrarı olan sinüs levhası) içerikleri sırasıyla 3.6 ve 4.1'de metin olarak işlenmiştir.